Teknomarketler her gün bankalarla kredi kartı kullanıp taksitle borçlanmanın şart olduğu yeni indirim kampanyaları düzenleye dursun işte iç açıcı olmayan bir rakam daha.

Bugün medyaya yansıyan ve muhtemelen birçok gazetede copy-paste usulü yayınlandığını göreceğiniz AA kaynaklı bir haberde  Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya Mart sonu itibariyle ülkemizdeki tüketicilerin kredi kartı borçlarının 35 milyar YTL'yi (35 katrilyon,~26 milyar dolar) aştığını bildiriyor. Buna borçların faizleri de dahilmiş.

Kredi kartı borcu 35 milyar YTL kredikart0803bBu rakam Eylül 2007 başında  23.9 milyar YTL idi(11 milyar YTL'si 2007 borcu). Bu miktarın 9.6 milyarı taksitli borçlar, 14.2 milyarı taksitsiz borçlardan oluşuyordu. Aynı dönemde tüketici kredilerinden kaynaklanan borçlar ise 61 milyar 612 milyonu bulmuştu.

Türkiye'nin firmalar dahil bankalara olan toplam kredi borcu ise 2007 sonu itibariyle 321.9 milyar YTL idi (2006'ya göre %28.7 artış).

Firma ve vatandaşların toplam banka borçları
2000: 35 milyar YTL
2003: 85 milyar YTL
2004: 100 milyar YTL
2005: 177 milyar YTL
2006: 250.2 milyar YTL
2007: 321.9 milyar YTL
kaynak: ATO

Türkiye'de 2008 başı itibariyle 37 milyon 335 bin 179 adet kredi kartı dağıtılmış durumda.

Ed.Not: Kart haberi yazdık kesin haberin altındaki Google reklam alanında banka kredi ilanları çıkar. Kartınızı ve cüzdanınızı bilinçli kullanın, ne diyelim.

haber foto kaynağı: flickr
(Q)

"Kredi kartı borcu 35 milyar YTL" ile ilgili kullanıcı mesajları

  1. Yasin Ustaoğlu

    Borç yiğidin kamçısıdır derler. Ama o kamçı kimin elinde iyi düşünmek lazım. İster kredi kartı, ister banka kartı ile olsun (hatta şimdilerde nakit avans kartı); ihtiyacınızı gözeterek satın almıyorsanız, "kamçılanmaya" mecbursunuz.

    Bence bu konuda iş gençlere düşüyor. Gençlerimiz çılgınca tüketmeye devam ederlerse, kendilerinden sonra gelecek nesile pek bir "şey" bırakamayacaklar. Üretmeseler bile bilinçli ve tasarruflu bir şekilde tüketmeyi öğrenmeliler ki sonraki nesillere en azından bu bilinci aktarabilsinler.

    Bugün tükettiğimiz "şey", sadece ekonomik parametrelerle ölçülebilseydi keşke. Bilinçsiz tüketimimizden en çok cüzdanımız değil, yaşlı ev sahibimiz Dünya etkileniyor. Bankalara olan borcumuzu öderiz, gerekirse "eşşek" gibi çalışır, yine de öderiz. Çalışarak elde ettiklerimizi israf edebiliriz, hem de "bilinçli" bir şekilde israf edebiliriz. Ama, bize hazır olarak sunulmuş olan bu "doğal sermayeyi" israf etme lüksümüz yok !

    Gelin bilinçli ve tasarrufu gözeterek tüketelim, cebimizdeki parayı, bankadaki varlıklarımızı değil içtiğimiz suyu, yediğimiz meyveyi, soluduğumuz oksijeni, tükettiğimiz petrolü…

    "Kolay" elde edebildiklerimizden önce, sadece bir kez sahip olabileceğimiz değerleri bilinçli kullanalım.

  2. Mehmet Emin Karahan

    Insanimiza once tuketim bilinci asilamak lazim. Akli basinda bir adam ihtiyaci oldugu zaman alir, ihtiyaci olmadigi zaman da istedigi kadar kampanya, indirim, taksit vs. vs. olsun almaz. Ayrica azla yetinmeyi bilmek de bir erdemdir.

    Forumlara bakiyorum; adamin T7500 islemcili laptop'u var; efendim neymis, T9300 yeni cikmis, ona upgrade etmeyi dusunuyormus, hangi laptop'u almaliymis? Allah'tan korkun… Birakin fakirin borcla harcla alisveris yapmasini, zenginin de gereksiz alisveristen kacmasi lazim. Yabanci bir ulkenin urettigi neyi alirsaniz alin paramiz ulke disina cikiyor demektir. Ozellikle bizim teknoloji uretimimiz 0'a cok yakin oldugundan bu Teknomarket denilen yerlerden alinan hersey bu milletin parasinin yurt disina kacmasi anlamina gelir. Intel islemci alirsaniz Amerika'yi, Seagate disk alirsaniz Cin'i, ASUS anakart alirsaniz Tayvan'i, Canon fotograf makinasi alirsaniz Japonya'yi zengin ediyorsunuz… Elbette hic almayin diye kimse diyemez ama bari cok ihtiyaciniz oldugunda upgrade isine filan girisin…

    Kendimden ornek vereyim: Agustos 2005'de Sonoma platformunu destekleyen bir ASUS laptop aldim, 2.5 yasini gecmesine ragmen hala da degistirmedim. Isimi gordugu surece degistirmeye de niyetim yok. Allah'a cok sukur aylik gelirim kaliteli denebilecek laptop'lardan her ay 7-8 tane almaya yeter, bir can borcum disinda da kimseye sukur borcum yok. Ama bu hicbir zaman beni israfa itmez. Donanim forumlarinda 3 aylik, 5 aylik, en fazla 1 yillik bilgisayarlarini upgrade etmeye ugrasan, laptop'larini degistirmek icin marka model soranlari gordukce fittirmamak elde degil…

    Bilmiyorum, belki de ben yanlis dusunuyorumdur… Ne de olsa ezici cogunluk benim gibi degil… :)

  3. Levent Alpsal

    Mehmet Emin Karahan, çok doğru düşünüyorsunuz. Bir ürün satın alırken ödediğim paranın bana dönüşünün mümkün oldukça yüksek olmasını isterim. Yani verdiğim parayla o ihtiyacımın mümkün oldukça uzun süre karşılanıyor olmasını isterim.

    Bir cep telefonunu bir yıl kullanıp sonra yenisini aldığımda o verdiğim para benim sadece bir yıllık ihtiyacımı gidermiş olur. Şu anki cep telefonum 3 yıllık, iyice cortlayana kadar bunu kullanmayı düşünüyorum. Yeni ürünler tabiki hep çok cezbedici oluyorlar, ama ben de şunu düşünüyorum ve kendimi frenliyorum, bu ürünü alsam iyi güzel, ama bir süre sonra bir üst nesil ürünler gelecek daha iyi olacak o yüzden -sınırsız param da olmadığına göre- bir kaç yılda bir yaptığım satın almayı mümkün olan en ileri tarihte yapayım ki aldığım ürün o kadar gelişmiş olsun, ve beni o kadar uzun süre idare etsin.

    Bir yazı okumuştum, satış (veya endüstri veya sistem), insanların mutlu olmasını istemez, hep mutsuz olsun ister. Mutsuz olsunlarki mutluluğu başka şeylerde arasınlar. Core2Duo T7500'den T9300'e geçerek mutlu olmaya çalışsınlar, SonyEricsson K700'den K750'ye oradan K790'a oradan K850'ye geçerek mutlu olmaya çalışsınlar ister. Ve hayalini kurup satın aldığı şeyi satın aldığı anda aslında onu mutlu edecek şeyin o değil onun yeni çıkmış bir üst modeli olduğunu hissetsin ve tekrar aynı döngü devam etsin ister…

    Bunun bir çok yönü var tabi, tüketim olmazsa üretimde olamaz, istihdam da olamaz ama Türk insanın kaçırdığı nokta üretmeden tüketiyor olmamızdır. Fıratpen'in bir reklamı var müthiş bir reklam, adamlar sanki kendileri için reklam yapmamışlar da toplumumuza bir kıssadan hisse vermeye çalışmışlar. Reklamda üretmeden tüketmenin getireceği felaketi ve üretmenin esas olduğunu anlatıyor ve Mustafa Kemal Atatürk'ün güzel bir sözüyle bitiyor:
    "Beni övme laflarını geçiniz, vatan için ne yapıyorsunuz, ondan bahsediniz"

  4. ahmethakandoğrusöz

    Acaba vatandaş aniden üstün bir bilince ulaşabilir mi?

  5. Onur

    Özellikle "taksit" olayı, işi bitiriyor. Bugün peşin parayla almaya çekineceğimiz birçok ürünü "aaa peşin fiyatına taksitle, ne güzel" diye x12 şekilde alıyoruz.

    Tamam, ödeme kolaylığı açısından, peşin fiyatına taksit gerçekten çok faydalı, çok avantajlı birşey. Fakat bunun sınırını iyi bilmek lazım.

    Zamanında bir sürü ürün aldım, elektronik, bilgisayar parçaları vs., birçoğu da 12 taksit ve atıyorum 20 lira, 30 lira, 10 lira şeklinde giden taksitler. Alırken "tamam, ekstreye bi 10 lira daha eklense beni batırmaz" diyorsunuz. Fakat böyle 5-10 ürün daha alınca, her ay ekstrenize yansıyan 100 liralık bir taksit oluyor.

    Tabi bende başka harcamalar da mevcut, sabit giderler, o ay çıkan ekstra bir harcama vs. ile iş, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

    Şu an başka bir ürün almayı bıraktım, elimdeki saçma sapan taksitlerin bitmesini bekliyorum. Çünkü gerçekten abartmışım, belimi doğrultamıyorum resmen :)

    Bir de kız veya erkek arkadaşınızdan ayrıldığınızda falan, kendinizi sakın ha alışverişe vermeyin :) Ben sıkıntıdan durmadan birşeyler aldım, şimdi onları ödemekle meşgulüm :)

  6. sezer sevinçler

    Mehmet Emin Karahan seni yürekten kutluyorum benimde athlon XP'li bir masaüstü sistemim var daha çift çekirdekli sistem ihtiyacı duymadım dersenizki oyun oynamıyorsan gereği yok ama ben crysis dahil tüm sevdiğim oyunlarında oynuyorum ekran kartımı 2007'de 7600GS Sonic yaptım gerisi benim için önemli değil ben ilk pc'imden bu yana hep üç nesil sonra cpu beş nesilde birde vga(gpu) değiştirmişim gerisi benim için boşa para harcamak birde şu peşin fiyatına kredi kartına 12 taksitler beni deli ediyor 9 sene sonra yeniden kredi kartı aldırdılar ya helal olsun

  7. turgut101

    Yasin Ustaoğlu ve Mehmet Emin Karahan ne güzel dile getirmişler bizim sorunlarımızı,savurganlığımızı …
    Gerçektende biraz kendimize çeki düzen vermenin zamanı gelmedi mi? İçimizdeki o satın alma ve bizi kemiren en yeniye sahip olma hırsını yok edelim. Nvida, Ati; sli, cf, anakart, extra güç kaynağı,
    (özellikle son çıkan ürünler) 2li,3lü,4lü kartlarla daha çok satmanın peşindeler…
    Lütfen elimizi cebimize atarken vicdanımızın sesine kulak verelim.

  8. come back ottoman empire

    inşallah ilerdede düşüncem değişmez ve bu kredi kartı batağına hic girmem ve faiz lede işim olmaz ama ilginç bi şekilde türkiyede yanlışlar doğru kabul ediliyor bre insaf!!!

  9. resler

    Ben bu Peşin fiyatına taksit cümlesini hiç anlıyamadım. x malı peşin fiyatına taksitle 100 liraya satıyorlar. Yok ben peşin alıcam (tamamını nakit ödicem) dediğinizde %30 gibi bir indirim yapabiliyorlar. Peşin ödeme ile nakit ödeme arasında bir fark varda benmi bilmiyorum?

  10. AnatolianWolves

    Artık tüketim toplumundan çıkmalıyız. Hazır yemek gelecek nesilleri hazırcılığa itiyor. Bu yüzden bir şey geliştiremiyoruz… Peşin fiyatına 12 taksit diyorlar kartla ben çoğu beyaz eşyacıda senetle peşin fiyatına 12 taksitle alıyorum.. KArta gerekyok bence…

  11. kenan

    fark var hocam banka faiz oranını uyguluyor bende lap top almayı düşünüyorum ama dolar çok arttı zarar yani hatta daha da artacak gibi .. evet bu kartlar alışverişe teşvik ama ne yapalım başka yolu yok ödeyebileceğin borca girebilirsn ama ödeyemezsen işin zor

  12. Uğur

    Alışverişte taksitin aslında faydalarıda var. Eğer bütçene göre kullanmayı bilirsen gayetde güzeller. Mesela bugün bir ürünü peşin fiyatına almaya yetecek paran var, al bu ürünü 12 taksitle ve kalan paranı $-€'ya çevir. Zaten Türkiye ekonomisi bir krize doğru sürüklenmekte yani 6 ay kadar sonra doları 1.6 seviyelerinde göreceğimizden neredeyse eminim. Böylece banka taksiti sabit kalcağı ama dolarınız değer kazanacağı için kârda olursunuz… Ama dediğim gibi en önemlisi bütçeni bilmek…

  13. Erhan Yurt

    Kredi kartları, kullanmayı bilen için bulunmaz nimet aslında. Cebinizde nakit taşımaktan daha güvenli. Ülkemizde maalesef sadece tüketim çılgınlığı gibi bir sorun yok. Kap-Kaç, hırsızlık vb. sorunlar da insanları kredi kartına iten bir diğer sebep.

    Hemen hemen herkesin dile getirdiği gibi, sorun kredi kartı değil, onu kullanırken yaptığımız hatalarda. Taksitli alışveriş birçok kişiyi cezbediyor. Çalışıp didinerek kazandığımız parayı da dilediğimiz gibi harcamakta özgürüz.

    Tüketim alışkanlığımızın sorunlarından bahsederken gözümüzden kaçırdığımız bir şey var. O da üretmemek! İnsanların alışveriş yapması ekonomiye katkıdır, devlete vergidir, esnafa kazançtır. Ancak sürekli ithal mala olan talep arttığı sürece, ticaret açık gibi ekonominin diğer kalemleri üzerine olumsuz etki yapmaktadır.

    Lafı çok da fazla uzatmak istemiyorum. Üretmeden tüketmenin yaratacağı sıkıntı dikkat edilmesi gereken en önemli husustur bana göre. Ülkemizin en kısa zamanda dünyayla rekabet edecek bir sanayiye sahip olmasını diliyorum.

  14. CookieMonster

    Siz siz olun kredi kartınızı dikkatli kullanın sonra demeyin borcum var odeyemiyorum diye.

  15. ALIEN

    İşin kötü tarafı belkide bu paranın büyük bölümünü yabancı bankaların cebine gidiyor olması. :(

  16. Yahu, bu dikkatsiz kart kullanan, alışveriş işini abartan, yabancı bankaları zengin edip üretmeden tüketen şaşkolozlar sen ben değilse kimdir allah aşkına?

    Hani biri de çıkıp benim demiyor ki.. O değil çözümü de başkasında arıyoruz.. Yani "o yapsın, o kursun teknoloji fabrikasını, ben yapmayım, ben zaten tüketmiyorum ki!"

    Biraz elinizi taşın altına koyun yahu.. Biraz sorumluluk alın ülke geleceğiyle ilgili.. Sıkıyorsa mühendislik okuyun, siz yapın, kapatın bu açığı..

    Yada bari "canım teknoloji üretilmiyor ki bu ülkede" teranesini bırakın.. Üretenin canını sıkmazsınız hiç olmazsa..

  17. abdülkadir erdem

    arkadaşlar, bir belgeselde afganistanlı yaşlı bikadın konuşuyor ; torunum zar zor iş buldu aylık 30 $ ama bu para hiç birşey almamıza yetmiyor, kışın yakacak odun kömür bulamadıkları için yaşlılar ve çocukların hastalanıp öldğünü söylüyor.. Trt belgeseliydi sanırım..

    Biz ise kiracı iken, tatile nereye gidelim planları yapıyoruz.. Ayranı yok içmeye….

    Dedem anlatıyo savaş zamanındaki kıtlıkta;
    taneleri alınmış sütlü mısır somağını öğütüp un yapıp onla karınlarını doyururlarmış..Taneleri askerlerimize gidiyomuş..

    Arkadaşlar birkaç sene kullanıp sonra çöpe atacağımız,
    elektronik malzemelere ve türlü eşyalar için borçlanıp ailemizden, yuvamızdan, işimizden, eşimizden, haysiyetimizden VATANIMIZDAN olmıyalım..

    Allah korusun..

  18. İngilterede halk 100milyar sterlin borçlanınca İngiltere'yi ayağa kaldırmışlardı bizde ise durum dahada vahim. Hoş firmaların borcu normal ama vatandaşın kredi kartı borcuda az değil. Bu 5 sene sonra 150milyar dolar olur gibime geliyor.

  19. genç fb

    kısacası zengin harcamayı sevmiyor harcamak fakire düşüyor sonuctada ödenmeyen borclar zenginleri alacaklı yapıyor. kısacası zengin parasıyla para kazanıyor bizde fazileriyle ödemeye devam edıyoruz ödeyebildiğimiz
    kadarıyla

Mesaj gönder »

PC Labs'da eğer daha önce yayınlanan yorumunuz / mesajınız yoksa, gönderdiğiniz mesaj otomatik olarak kontrol kuyruğuna girer ve onaylandıktan sonra sitede gözükür. Yorumlardan yazarları sorumludur; PC Labs sorumlu tutulamaz.