49 Mesaj »
Yazdır
Arkadaşına GönderResmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan Maliye Bakanlığı’nın Özel İletişim Vergisi genel tebliği ile birlikte mobil aboneliğin ilk tesisinde alınan verginin, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren yüzde 11.8 oranında artacağı kesinlik kazanmış oldu. 2008 yılında 27.80 YTL olarak alınan bedel böylece yeni yılla beraber 31.1 YTL olarak alınacak.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım 'kaldırılacak' demesine rağmen, 2009 yılı Bütçesi Özel İletişim Vergisi (ÖİV) aynen devam edecek varsayımına göre hazırlandı. Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2008 yılında 4.659 milyon YTL olarak hesaplanan ÖiV geliri, 2009 bütçesinde yüzde 11.8 artışla 5.208 milyon YTL olarak tahmin edildi.
Türkiyede geçici vergiler kalıcı olur, özel vergiler sıradanlaşır, köprülerden geçiş parası alınır, maaşla çalışandan ve doğrudan vergilerden orta direk ezilir ama öte yandan kaçırılan verginin haddi hesabı yoktur. Güzel ülkem benim…
Desenize 2009 da ADSL e zam var
Bunların tek ALLAH bir dediğine inanılır nedir bu ya rezillik.
Az olmuş bu millete.
%47 yapılmalıydı ;)
Başlık ve haber sanki biraz boyalı basına özgü sansayonel/saptırmalı haberler gibi olmuş: "Manşet: Flaş flaş flaş, Aziz Yıldırım başkanlığı bıraktı. İçerik: Aziz Yıldırım müteahhitler birliği başkanlığını falancaya devretti." misali…
Yazıda bahsedilen abonelik tesisinde bir seferlik alınan maktu vergidir.
Bakanın bahsettiği vergi indirimi ise internet erişim ücretlerinin KDV hariç tutarı üzerinden alınan %15 oranındaki verginin ilk aşamada %5'e düşürülmesidir ki, yılın ilk faturası ile bu indirim geliyor.
Arz ederim.
tek çare bu ülkeden gitmek..
limitli internete 35 ytl veririz artık
Burası Türkiye :) :) :) Bakalım daha ne anormallikler gelecek :) :) :)
Arkadaşlar yakında fatura ile birlikte bir adet boş şırınga yollayacaklarmış, doğrudan kan vererek ödeyecekmişiz faturaları…
Sayemizde 'Teğet' geçecek inşallah !..
Yazıklar olsun ya..
Derler yavrum derler, kalkacakda derler, kaldirilacakda derler.
Bu isin raconu bu :)
biz bir koyun sürüsüyüz arkadaşlar hala daha sözde geçiçi deprem vergilerini ödüyoruz körfez savaşından kalma vergiler var 2001'den kalma vergiler var ….daha çokk öderiz biz kdv bizden başka hiç bir ülkede yok .. .
Hep böyledir benim güzel ülkem.Doğalgaz vb gibi %120 - %12 zam yapar ardından %20-%6 düşürdüm deyip indirim yapmaya halkımıza hizmet vermeye çalışıyoruz derler.Yazık yazık….
haber ile konu arasında bir fark var gibi gerçekten.
Zibo Zenzing ,güzeldi
kaldırmadan önce son bir vurgun yapacaklardır belküm:D:D
Vergiyi "kaldırıyor" işte :D
%12 zam yaparlar milletin -garibanın- ruhu duymaz, %2 indirim yaparlar Sağır Sultan duyar. Bu devlet böyle işte memura %4 zam verir 2 gün sonra elektiriğe %20 zam yapar. Herkesin anlayacağı dilde; verirken 5, alırken 15…
canım vatanın cılkı çıktı artık… yok vergi zammı yok doğal gaz zammı yok işşislik yook kürt sorunu yok kriz yok ermeni olayı yok yunanistan polisi varya bizde yokyok başı çeken vergiler ve işsizlik
Bakın yeni bir yıla giriyoruz, daha önceki senelerde içimde herşeyin daha güzel olacağına dair,ülkemin daha iyi olacağına dair umutlar beslerdim ama gelin görün ki girmek üzere olduğumuz 2009 içimde korkudan başka birşeyi yeşertmiyor.Kaygılar,korkular ve politik,ekonomik yeni yıpranmalar bizleri bekliyor.Oysa ki ne güzeldi kısa bir zaman öncesine kadar umutlar taşırdık hepimiz daha yirmibir yaşındayım ve bu ülkede ,yetmişlik dedeler,nineler gibi eskiye özlem duyar oldum.Gelen her yeni gün yanında karamsarlıkları ,yeni kötü haberleri beraberinde getiriyor.
Şükretmek gerekiyor diyorlar,hamdolsun diyenlerimizde var.Bence şükretmekten çok çalışmaya,bilinçlenmeye,birbirimize saygı duymaya ihtiyacımız var. Düşününki bir ülke halkı açlık sınırında yaşamakta belkide altında ,vergi sistemi adaletsiz olduğu gibi devlette bütün gelirini vergi adı altında halkını soyarak elde ediyor.
Doğalgazın fiyatı düşürülecekmiş ,evet düşürürler,havalar ısındıktan sonra bakarlar bir çaresine.İnsanlar elektrikle ısınmaya çalışılıyor ama devlet onada göz dikiyor alın size 1.5% zam da elektiriğe (herşey alıştıra alıştıra).Bu ÖTV deprem zamanı çıkmıştı hatırlarsanız.Sadece GSM faturalarından 25% alınıyordu ve deprem bölgesinde yaşayanlar muaftı sanırım 2 yıl kadar alınacaktı.Ne oldu? Hala ödüyoruz üstelik deprem zedelerde.Şimdi bu nedir? Birilerinin eli cebimizden hiç çıkımıyor.
Bu ülkede iki milyon aç insan var arkadaşlar .Aç yatıp aç kalkıyorlar.Aç karınlarıyla çocuklar minibüslerin altında kalıyor bu ülkede.
Umutlarımızı,hayallerimizi çaldıkları, bu kadar zengin bir ülkede bizi bu hallere düşürdükleri için hepsini bu hale düşmemize neden olan dünden bu güne herkese LANET OKUYORUM.
Sözlerim sadece beni bağlar.
Dünyanın heralde "yine" ilk sıralarına oynuyoruz dolaylı vergi alma konusunda, elektrikten TRT'ye %2, kameradan Maliye'ye %20, ama al elmasını, paşa paşa kır kır ye %0 vergi.
Yıllık ürettiğimiz tüm ürünlerin ve hizmetlerin toplam değeri yaklaşık 800 milyar ytl. Ödememiz gereken yıllık iç ve dış borcumuz yaklaşık 150 milyar ytl. Memur maaşları, sağlık, eğitim, yol, su, elektrik ve savunma harcamalları yaklaşık 120 milyar ytl. Savunma harcamaları tek başına 14 milyar ytl. Eğitim artı sağlık harcamaları yaklaşık 13 milyar ytl. Merkez bankası rezervlerinde 120 milyar ytl karşılığı dövizimiz var. Ekonomik krizden ötürü bu senene dışarıya pek birşey satamayacağız. Adamlar da turist olarak okadar çok gelmeyecekler özellikle önümüzdeki yaz döneminde. Önümüzdeki sene en iyi ihtimalle %2 büyüsek üreteceğimiz hizmetlerin ve ürünlerin toplam değeri yaklaşık 816 milyar ytl olacak. Ancak muhtemel olan önceki kriz dönemlerinde olduğu gibi %birkaç küçülmemizdir. Yalnız tahmin edebileceğiniz gibi harcamalarımız azalmayacak.
sonuç: Kazanacağımız= 750+(770 benim tahminim)
devletin bizim adımıza harcayacağı= 270+( her zaman beklenenden fazla harcıyoruz.)
270/770= %35. Anlayacağınız kazanacağımız paranın %35'i devlete bir şekilde vergi olarak gidecek.
Ekonomi okuyan yada Finans dersi alan arkadaşlar Hocalarınıza sorun bakalım "Hocam Bu Cari Açık Ne olur "diye .
İşte alacağınız cevap önümüzdeki 5 yıla damgasını vuracak.2009 ilk ve ikinci çeyreğinde bu zamları çok arayacağız ,onun için şimdilik işin keyfine bakın .
Beyler birşeye dikkat ettim neredeyse herkes isyanda bir cok şeyi bilmeden sadece kendi ekonominizi düşünerek yorumlar yazıyorsunuz biraz objektif bakmayı öğrenmeleyiz.
Bir arkadaşda 'tek çare bu ülkeden gitmek..' bu şekilde saçmalamış ya sev ya terket diyorum bu yoruma.
@kadri ''sev yada ter et" diyenler ne bu ülkeyi sevebilmişler ne de terkedebilmişler.Eğer dediklerini kendileri yapsalardı bu ülkede ne ATAMIZA saldıranlar ne ayrımcılık yapanlar ne de ekonominin içine eden "hamdolsun"cular olmayacaktı. Kendi yiyemedikleri pilavı başkalarına yedirmeye kalkmasınlar.
"kendi ekonominizi düşünerek yorumlar yazıyorsunuz " diye bir kelamda bulunmuşsunuz. Halk sesini tabandan tavana duyurur.Yakınanlar çok mu haksız geldi? Doğru hiçbirimiz mecliste değiliz ondandır.Hiç birimiz 90-100 milyon YTL devletin kasasından seçim zımbırtısı alıp ne üdüğü belirsiz işlere harcamıyoruz.Cumhurbaşkanı öğrencimizde yok bizim trilyonluk borçlarımızı,iç ettiğimiz paraları silsin.Halkın ayağına giyecek ayakkabısı yokken trilyonluk makam aracına da binmiyoruz.
Bu ülkeden gidecek olan birileri varsa o da halkın manevi duyguları ile oynayıp,yabancılara karış karış satıp,cebini boşaltandır. Ha onlarda terk edip gidemeyecekler elbet bu millet iradesini kullanıp taşıdığı soylu kanın gereğini yapacaktır.
İsmet İnönünün de dediği gibi "bir ülkede namuslular da en az namussuzlar kadar cesur olmalıdır."
@ Mehmet Yılmaz
++
@Matruşka ne güzel yazmışsın içimdekileri…
++
Can Kamer, bunların allah bir dediğine bile inanılmaz, durum bu kadar vahim yani
@Matruşka
Yorumunun konuyla ilgisini çözemedim ama madem konuya "daldın", ben de aynı usulü kullanayım.
Trilyonluk makam aracına binenler sadece bu hükümet döneminde gelmedi. Halkın ayağına giyecek ayakkabısı yok derken kısmen gerçekçilik payını gözardı etmemekle birlikte, bir miktar edebiyat parçaladığınızı düşünüyorum.
Halk nasılsa içinden çıkan yöneticileri de öyle olacaktır. Bu düzen böyledir değişmez demek istemiyorum ama değişmeyen biz olduğumuz sürece değişmez… Beğenmediğimiz düzeni değiştirmek istiyorsak evvela kendimizi değiştirmeye başlamak gibi zor bir seçenek var karşımızda ama kimse (ya da çoğumuz diyeyim) taşın altına elini koymadığı ya da el koymak işine gelmediği için hükümetler değişir hatta rejimler değişir de düşünceler değişmezse biz hala yakınıp durmaya devam ederiz, ne kadar da haklı olduğumuzu vurgulayarak…
Ezcümle; konuyu hükümet özeline indirgeyen arkadaşlara genel olarak diyorum. Şimdiye kadar ki hükümetlerin hangisi bizi düşündü ki, bunun düşünmesini bekleyelim. Hem siyaset denen melunun tarzı aynıdır, akada konar …da. Fazla beklentiye girmeyin derim :)
Ayrıca üstteki 5 nolu yoruma da göz atmanızı tavsiye ederim…
- Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, ne kadar iyi niyetli olursak olalım, elimizde yetişmiş eleman ve sağlam kadro oluşturmakta zorlanıyoruz. Bizde Osmanlı gibi bir Enderûn yok ki devleti gözü kapalı teslim edebilelim. Bizim aramızdan çıkan kimileri iktidara gelince "sıra bana geldi" diyebiliyor ve kendini ve kendine benzeyenleri kayırabiliyor. Bunu taraf ayırt etmeden her kesim için geçerli olarak ve gördüklerimi tecrübe hanesine yazdıktan sonra buraya yazıyorum. Şu anki iktidarın kurmaylarından bazıları, partinin "Kasımpaşalı, halk çocuğu" lideri imajının tersine halktan kopuk yorumlarla "krizin teğet geçeceği" hatta geçtiği gibi saçma yorumlarını yapması, asgari ücretin aslında asgarî olmadığı ve daha da düşürülebileceği gibi ifadeleri kullanması düşünülemezdi bile.
- Arkadaşların arasında hitabeti ve yazım yönü biraz önde olanlar var. Ancak arkadaşların tek kaynaktan beslendikleri, diğer taraftan da bakmaları istediğinde (empati mesela), "ben okumam onları!" şeklinde ifadelerle şartlanmanın dik âlâsını görebiliyoruz.
Örnek mi: Önceki c.başkanının affettiklerinin dağda ölü ele geçirilmesini kullananlar vardı. Halbuki c.başkanı tıp uzmanlarının verdiği kararı görmezden gelemezdi (öyle olduğunu düşünüyorum) ve burada dağa çıkacak sağlıkta olan bölücüleri tahliye ettiren tıp uzmanlarını sorgulamak kimsenin aklına gelmedi. Şimdiki c.başkanı da haksız kazançtan ve benzeri davalardan dolayı yargılanan ve mahkum olan kişinin yine tıp uzmanları tarafından cezaevinde değil de evinde cezasını çekmesi gerektiğini belirten, ama asla suçlarının sonucundaki yargı kararının aleyhinde bir af olmayan kararını nasıl da c.başkanı aleyhinde kullandıklarını, bunu nasıl da etkileyici bir üslupla kullandıklarını görüyoruz.
Dolduruşa gelmeyelim arkadaşlar. İçi boş, tek kelime veya cümleyle bütün meseleleri ifade edecek söylemlerin peşine düşmeyelim. Akşam haberlerinde, gündüz gazetelerde tek bakış açılı bilgilenmelerden kaçınalım.
Bakın, arada vergiyle ilgili güzel bir açıklama yapılmış, ama gerek site editöründen, gerek ağzı laf yapan arkadaşlardan buna verilen cevap yok. Varsa yoksa "zaten bunların neresi doğru ki?" yaklaşımı. Yapmayın arkadaşlar! Konuda ne deniyorsa onu yazın yazabiliyorsanız. Yanlış yazdığımız zaman düzeltmeye değmesinin yolu üslubun seviyesinin korunmasından geçer.
.oO°Oo.
Zamlar can sıkıcı, ancak 20. yüzyıl da geride kaldı.
Bu günün dünyasında çinli bir işçi ile istanbul'da yaşamaya çalışan işçi rekabet ediyor. Üretim ve pazar global ölçekte yapılıyor. Bir ürünün çinde üretilmesi ile istanbul'da üretilmesi (kalita yaklaşık olduğu sürece) dünya pazarları için önemli değil. Buna karşın çinli bir işçi aylık 50-100 dolar ile çalışıyor ve anladığımız kadarı ile bu paraya yaşam sürebiliyor. Ancak örneğimizde yer alan İstanbul daki işçinin bu ücretin on katına bile yaşam sürmesi zor görünmekte. Ne mi oluyor, İstanbul daki müteşebbis yüksek maliyetler nedeni ile ya işletmesini kapatıyor (rekabet edemiyor çinli üreticinin fiyatlarına) yada işletmesinin üretim ayağını çine taşıyor. Ne oluyor; İstanbul'daki işçi işinden oluyor. Türkiye li müteşebbis çin'e gidip bir süre rekabetçi fiyatla üretim yapıyor belki ama İstanbul da (ve dünyanın diğer birçok şehrinde - ülkesinde) insanlar işsiz kaldığı için artık pazar daralıyor, küçülüyor. Zira insanlar işsiz se parasız da demektir. Parasız insan fakir insan aynı zamanda tüketim yapamayan insandır. Öyle ise çine taşınan İstanbullu sanayici, İstanbul insanına satış yapamayacaktır ve yine işletmesi bir süre sonra kapanacaktır. Tüm mesele Çinli işçinin hayat sıtandardının İstanbulda yaşayan işçinin hayat sıtandardına yüksektilmesidir. Aksi halde İstanbuldaki işçinin hayat standardı çinli işçinin hayat standardına inecek ve bu da tüketimin çok büyük oranda azalması ve işletme kapanmaları ile sonuçlanacaktır. Bu gün yaşanan ekonomik kriz temelde kapitalist toplum ile eklemlenmeye çalışan büyük Çin ve benzer (Hindistan vs.) toplumlarından kaynaklanmaktadır.
Ecevitin günahı neydi ?! Tutdurmuslar hep vardı doğru vardı ama eskiden 2,3 se şimdi 20,30 bir mal alırken bile beğenmezsek değiştiriyoruz arkadaş bende bu hükümeti değiştiriceğim varmı ötesi * _ -
A.R.C - 26 Aralık 2008 - 08:57
"Trilyonluk makam aracına binenler sadece bu hükümet döneminde gelmedi"
Eski yöneticiler trilyonluk makam araçlarına bindiği için tarihe gömüldü, öyle değilmi…
Halk onlara dediki ben sizin yönetiminizi beğenmiyorum, sizi değiştiriyorum. Yenisini de yarıya yakın ekseriyetle seçiyorum.
O halde yeniler niye hala bizden önce de şöyle idi böyle idi diyorlarki ?
Görevi niye verdi millet ? Yanlışları değiştirin diye ?
Bunlar ne yapıyorlar ? Eskilerde böyle idi diyorlar.
Eskilerden ne farkları var o zaman ?
Ötv meselesine gelirsek…
Bu vergi deprem zamanı konulmuş ve yaraları sarmak için kullanılacak idi.
Koyanlar tarih oldu. Deprem üzerinden 2 hükümet geçti bu 3. olanı.
Ne diye kaldırmıyorlar da hala bunu biz koymadık felanca koydu gibi saçma bir gerekçe sunuyorlar ki…
Eskileri hata etti ve kırmızı kart gördü.
Bunlar hala sahadan atılan oyuncuya kızıyorlar…
İlginç…
Saygılar.
yuh be kardeşim bu ne ya! hani aylardır vergilerde Cep hatları üzerinden alınanlarda Internet bağlantısından vb indirimler olacak deniyordu bizzat Ulaştırma Bakanı açıklıyordu (Temmuz ayından beri her ay tekrarladı) ne oldu bindirimin habercisiymiş demekki… Peki bu ÖTV sadece mobil abonelikleriyle mi (Cep Telfonları, Kontör kartları vb) alakalı, yoksa aylardır indirim yapılacak denilen Internet bağlantısı üzerine olan ÖTV'yede bir etkisi olur mu siz ondan haber verin…
Arkadaşlar burada olağandışı bir durum yok.
Yapılan artış, çeşitli vergi, harç vb ücretlere (MTV, pasaport harcı, araç muayene ücreti, vb.) her yılbaşında yeniden değerleme oranında* yapılan zamdan farklı bir şey değil. Yeni vergi ihdası, vergi artışı falan yok. Dolayısıyla paniğe gerek yok.
Yazıda bahsi geçen ÖİV yepyeni bir GSM hattı alırken verilen bir seferlik ücrettir. Bir seferlik ödenir ve hattınızı iptal edip başka şebekeye geçerseniz dahi tekrar ödemezsiniz. (Sadece numara taşıma değil, direkt hat/numara iptali ile geçme durumunda bile)
İnternet erişimi ücretlerinde bir vergi artışı yok, aksine indirim var, önceki mesajda bahsettiğim gibi.
Devlet eğer okuduğunu anlamayanlardan, elma ile armutu karıştıranlardan, herşeye koşullanmış gibi aynı tepkiyi verenlerden vergi alsa inanın hazine dolup taşar. Zira 30 küsür mesajdan sonra görünen tablo bu.
*Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete ile ilan edilir.
(213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Mükerrer 298. Madde)
@Mesudum bu ülkede ne raporlar göz ardı ediliyor.Dediğim gibi C.başkanı öğrenciniz olması lazım öncelikle.
Bakın ben herşeyi geçtim ,bazı arkadaşlarımız yazdıklarımı sadece bugünkü hükümete yükleniyorum şeklinde almış ,Bu kesinlikle yanlış bir saptama. Ben hükümeti veya devlet politikalarını yererken başka bir görüşümü,düşünceyimi yüceltiyorum? Hayır.
Daha öncede söylediğim gibi yirmibir yaşındayım ,üniversite öğrencisiyim cebimde bir sürü umudum,hayalim olması lazım değil mi? ama yok bunları bizlerden alıp yerine korkular,endişeler koydular. Yeni yılmış ! kutlamamız için bir neden kaldı mı? yok. Bekletileriniz var mı? yok. Elimizde hiçbirşey yok. Genç bir nüfus ama ruhu çalınmış.Eğitim politikalarıyla hükümetlerin oyuncağı olmuş.
Benim derdim ülkeyi değil ,günü kurtarmakla uğraşanlarla.Dediğiniz gibi kimi teröristi af çıkarıp dağa salıyor,kimi pirinin hesabını kapatıyor. O kadar aciz ve zavallı durumdayız ki bize güven veren,inanabileceğimiz,seçebileceğimiz,bizleri bir amaç için bir araya getirip yeniden alevlendirecek birileri yok. Herkes yakınmakla meşgul tepkilerimiz,sinirlerimiz alınmış resmen.Resident Evil'daki zobieler gibiyiz.Biraz et ,biraz kan için salınıyoruz ortalıkta.
Kısacası kendilerine değil ,bizlere vekillik edecek birileri lazım.Onlarıda uzaydan bekliyoruz gelirler inşallah.
..Binary Yıldırır..
Bu memlekette Verginin vergisi oluyorsa; çokda şaşırmamak gerekiyor.
bkz: kaşıkla verip KEPÇE ile almak
Hükümet yanlısı arkadaşlar trafiği karıştırmış,aynı mesajları farklı isimlerle gönderip duruyorlar.Başbakanları gibi eleştiriye tahammülleri yok!Niye millet'in isyanını yok şöyleydi yok böyleydi,öncekiler daha fenaydı,bu işler onlardan kalma gibi mazeretlerle bastırmaya çalışıyorsunuz?Yoksa vicdanlar kanıyorda bu mazeretlerde pansuman niyetine mi?
@redkurt: Mükerrer yazmamışlar, ilk yazmada e-posta adresleri vs. çıkmayınca ikincisini göndermişler isim/rumuz gözüksün diye.
@Zibo Zenzing: Madde enflasyonla "düşük kalan" bir miktarın enflasyon düzeyine çekilmesi anlamına gelmiyor. Dikkat ederseniz zaten bir orana gelen artış; mutlak rakama yapılan artış değil. Daha çok, "gerekirse vergi artırmaya dayanak" maddesi o. Hesap makinesini açıp hesaplayın: "her yıl yapılan yeniden değerleme" olarak yorumladığınızda 6. yılın sonunda verginin %100'ü geçmesi gerekiyor. :)
Ayrıca düşündüğünüz gibi normal olsaydı, bu sefer memur maaşlarına yapılan zamda "yeniden değerleme" olmadığı için tutarsızlık olmalıydı -öyle ya, normal bir "yeniden değerleme"yse memur maaşlarında da gerçekleştirilmemesi usulsüzlük olmaz mıydı?
Göbeğimizden "teğet geçen" krizin fazla çaktırılmaması için inceden kasaya para aktarmak gibi görüyorum ben bu işleri. Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uzun zamandır yaptığı iş, vergi mevzuunda uzun soluklu düzenlemelerden kaçınıp çaktırmadan günü kurtarma çabası.
Gelen gideni aratır sözü ne kadar doğruymuş. Daha çok hayıflanacağız. Hep aynı terane. Geleceğe karşı umutsuzum.
Yapsınlar tabi, elde ettikleri para ile kömür filan dağıtırlar! Devlet bizi değil biz devleti idare eder olduk artık!
Bir arkadaş, hükümet yanlısı olduğumu ima etmiş. Yok öyle bir şey. Çift mesajın sebebi ayne Emirhan Döngel'in dediği gibidir.
Yeniden değerleme oranı tamamen teknik bir şeydir. Yukarda verdiğim gibi Ekim sonu TEFE oranı=sonraki yılın yeniden değerleme oranıdır. Yeni yılın bütçe çalışmaları aylar önceden başlar. Y.D.O önceden belli olmalıdır ki bütçe hesapları ona göre yapılsın. Aylardan beri süren "bütçe maratonu" bugün mecliste sona eriyor, bilmem haberi olan var mı? Yıl sonuna daha 4 gün var dikkatinizi çekerim. Yıl sonu TEFEsi alınsa bütçe ne zaman hazır olacak?
Geçmiş yıllara bakılınca zaman zaman YDO'nun yıl sonu enflasyondan düşük çıktığı görülür. Her zaman yüksek çıkıyor diye bir şart yok. Google'da aramak yeterli.
Rakamlara bakınca GSM abonelik sayısının ülke nüfusuna neredeyse eşit olduğu, yani pazarın hemen hemen doyuma ulaşmış olduğu aşikardır. İlk yıllarda önemli gerlir sağlayan abonelik tesisinde bir seferlik alınan bu verginin bugün pek bir anlamı kalmamıştır. Hattını, numarasını değiştiren artık bu vergiyi ödemiyor. Sıfırdan kontörlü hat alan ödemiyor. İhmal edilebilir seviyedeki sıfırdan faturalı hat alanların sadece bir seferlik ödediği bu vergiyi dert edip sağa sola saldırmak yerine daha ciddi vergi kazıklarına dikkat çekmeliyiz:
Akaryakıt vergileri, konuşma ücretlerinde alınan %15-25 öiv, taşıt alım vergi ve ötvleri gibi.
45. Zibo Zenzing: "…İhmal edilebilir seviyedeki sıfırdan faturalı hat alanların sadece bir seferlik ödediği bu vergiyi dert edip sağa sola saldırmak yerine daha ciddi vergi kazıklarına dikkat çekmeliyiz: Akaryakıt vergileri, konuşma ücretlerinde alınan %15-25 öiv, taşıt alım vergi ve ötvleri gibi…"
İşte bende buna dikkat çekmek için demiştim nedir bu bindirim mi diye… Yalnız zurnanın zırt dediği yer şurası, bu yazdıklarınızın arasına İşçi-Memur-Asgari Ücretlinin maaşlarından yapılan kesintileri nerdeyse maaşı bitiren sigorta pirimlerinide ekleyelim dimi.. ondan sonrasına gelelim ve diyelimki; Internet Bağlantısından alınan ve ayrıca tüm diğer PC Donanım-Yazılım, Elektronik, Bilişim, Teknoloji ürünlerinden alınan KDV+ÖTV verginin vergisinide ekleyin tam olsun. Yurtdışında ülkelerde (Avrupa-ABD) bu tip ürünlerde bu kadar vergisi yoktur. Nedir bizim bu vergilerden çektiğimiz yarabbim… Biliyosunuz 99 depreminden sonra geçici olacak diye getirilen, sonradan devamlı hale getirilen birde ÖTV çıktı başımıza asıl derdimiz budur… Son olarak %5 yapılacak denen Internet Bağlantısından alınan vergilerde indirimin durumu nedir bilgi verebilirmisiniz. T.Telekom bu indirimi bekliyoruz faturalara yansıtıcaz diyordu…
ya türkiye içtigimiz sudan bile vergi alıyo bundanda alması normal bence
ama elmastan alınan vergiler çok düşük! Neden, çünkü bu işin ticaretini yapanlar yahudiler, devleti kullanarak biriliri türk halkını sömürüyor, kanını emiyor, yabancıları zengin ediyor.
Herhangi bir dini/etnik grupla ilgisi yok bunların. "Şunu yapan Yahudiler, bunu yapan Ermeniler, ötekini yapan da dinsizler zaten" diye alt alta yazıp topladığınızda ya Türkiye Cumhuriyeti'nin kendisini Türk ve müslüman olarak tanımlayan vatandaşlarının tamamına yakınının yalancı olduğuna, ya da ülkedeki tüm üçkağıtları bir avuç insanın yaptığına inanıyor olmamız gerekiyor. :)