4 Mesaj »
Yazdır
Arkadaşına GönderAB'ye uyum kapsamında hazırlanan yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden itibaren, her sermaye şirketine Web sitesi sahibi olma zorunluluğu getirildi. Bunun sebebi, şirketin tüm işlemlerinin internet ortamına taşınması mecburiyeti olarak belirtildi. Yeni uygulamanın yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içerisinde internet sitesini oluşturmayan şirket yöneticilerine ise, 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar, yani 2 milyar liradan 30 milyar liraya kadar adli para cezası öngörülüyor.
Halihazırda, TOBB ( Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) verilerine göre Türkiye’de 1,3 milyonu aşkın şirket mevcut. Bunlarınsa sadece yaklaşık 130.000 tanesinin yani %10'unun Web sitesi bulunuyor.
Türkiye'deki büyük şirketlerin hemen hepsinin bir Web sitesi bulunurken, bu oran orta ölçekli firmalarda %50'lerde, küçük ölçeklilerde ise sadece %10'larda seyrediyor. KOBİ'lerin (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler) ülkemizdeki tüm ticari şirketlerin %97'sini oluşturduğunu gözönünde alırsak bu mecburiyet, denetim açısından devlete çok büyük bir fayda sağlamasa dahi, firmaların kendilerine sağlayacağı faydanın büyüklüğü aşikar.
Özellikle ihracatın temel hedef olduğu KOBİ'lerde; ciddiye alınabilir bir firma imajının oturtulması , güncelliğin sağlanması, müşterilerin yeniliklerden an be an haberdar edilmesi, sipariş alım ve veriminin hızlandırılması ve daha pek çok açıdan bu en ucuz maliyetli tanıtım aracının mecbur kılınması kesinlikle inanılmaz bir gerekliliğe sahip.
TTK TAsarısının 1524'üncü maddesi ile öngörülen/getirilenyükümlük salt Web sitesi oluşturmaktan ibaret değil. Bu düzenleme kapsamında, ayni zamanda tescil ve ilanı gereken karar ve tasarruflar ile durum değişikliklerini de (sermaye ve ortak değişiklikleri, müdür atama/görevden alma, bilanço, genel kurul toplantıları vs. gibi) de bu siteye koyma ve 6 ay süreyle yayınlama zorunluluğu getiriliyor. Diğer yandan; söz konusu içeriğin Web sitesine konulmaması halinde de yine cezai yaptırımlar (üç aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezası) uygulanması söz konusu.
Ancak, uygulamada web sitesinde yayın yükümlülüğünün nasıl denetleneceği henüz belirsiz.
2 senedir bunun söylentileri dolanıyordu.
Çok komik ya. Ben bu şekildeki her türlü çabaya yarı çıplak adama koko şanel (siz beni anlarsınız) marka don giymeye zorlamaya benzetiyorum.
Yolsuzluklarla yaşamaya alıştığımız bir ortamda yok şu kadar ceza imiş de yok efendim gak guk. Ne, hangi sektörün hangi kurumun nesi hangi icraatı hangi yasadışı işlemleri denetleniyor da hukuki olarak gereği yapılıyor.
Sadece baskı ve korku yaratan, yüksek sesle onu bunu tehdit edip kendi üzerini örten zihniyetin kabulü ve teknik uygulayıcısı olan hükümetin icraatları.
Kendi ticari tekellerinin ortakları rahatsız olmasın, gelirleri azalmasın diye ellerinden geleni yaparlar. Hükümet ortakları şu anda çok büyük bir ticari yapılanmanın yönetimi. Ülkeyi falan yönettikleri yok. Bir gün yerine gelecek olanlar da onlardan kopya çekecek. Çünkü balığın baştan değil ayaktan koktuğunu onlar da biliyor.
Demokrasiyi ve hukuku savunamayan, koruyamayan halkın bilgisizliği bi haberliği çaresizliği hiç bu kadar güzel kullanılmamıştı.
Kayıtsız + kaçak ekonominin
resmen var olduğu bir ülkede neden böyle bir zorlamaya gidebilip sonuç alınacağını düşündüklerini anlamıyorum. AB misyonunu yürütüyoruz yalanlarının sezon dışı vitrin süslemeleri. Başka bişey değil.
Son zamanlarda çıkan salakça yaptırımlara (veya bunların ifade edilmesine) bakın:
Hatırladıklarım,
Efendim kiracılar gürültü yapmayacakmış.
Bak sen. Mal sahibi gürültü yaparsa ne olacak?
Yani şunu diyor; mal sahibi kiracıyı kolay çıkarsın diye yeni usuller bulduk. Asayişle ilgili bir konuyu nasıl ticari ranta bağlamışlar.
Ya da acaba bu 40 m2 lik konutlar şimdiden elinde mi patladı birilerinin. Dur bakalım görecez.
Efendim işyeri sahibi, çalışanlarının namusundan sorumlu olacakmış ve buna uygun düzenlemeye gitmesi ona bırakılmış.
Çalışanlar işyeri sahibinin malı ya. Onlar birey değil ya. Ahıra kapatılmış kendi namusunu korumaktan aciz hayvanlar ya. Bu cümle işyeri sahibi için de rencide edici zaten. Her işyerini potansiyel taciz ortamları olarak görmek. İşyeri sahibini ve çalışanını bu şekilde politik oyunlara zemin etmek.
Yahu tacizle ilgili kanunlar var zaten ister işyeri ister otobüs. Uygulama şekli yine kanunda belirtilen şekilde değişiktir o ayrı.. Heh ama tabi hukuk sistemi sahibine göre kişneyen bir ülkede bazı şeyleri kendi haline bırakmak daha iyidir dimi?
Nasılsa demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Patronun kadınlara, bizim burada türbanla çalışılıyor veya haremlik selamlık uygulamamız var diyecek olma rahatlıklalrını, aç insanları sömürecek olmalarını demokrasi diye yedirirler bi güzel. Şimdiye kadar yaptıkları gibi.
Daha ne tasarılar çıkacak. Ne kanunlar geçecek.
Biz ise sadece yazıp çizeceğiz. Kanununu işletilemeyen bir ülkenin geveze halkı olarak kalacağız :(
bana gün doğdu :) şireketlere web sitesi yapılır..
üstelik tanıtım sitesi ve e-ticaret yaptırana kampanyamız var ama tek tanıtım sitesi yaptırırsanız yok :)
hemen çalışmalara başlayalım bundan daha güzel bahane olamaz… yüzde 10nun sitesi varsa geri kalan 90ının yüzde 10u bize yeter…
Web sitesi ve ceza.
İşte buna gülünür. :D
Devletin törenlerle açtığı http://www.türkiye.gov.tr sitesi bile daha çalışamazken neden bahsediyorlar!!!!