Dönüp de yakın geçmişe baktığımızda televizyon yayıncılığının ciddi boyutlarda geliştiğini söyleyebiliriz. Bundan on beş sene evvel ülkemizde yayın yapan kanal sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, şu anda kullanıcılar yüzlerce kanala hükmedebiliyorlar. Bunda ulusal yayın yapan kanalların artmasının yanında; çeşitli teknolojilerin yardımıyla, diğer ülkelerde yapılan yayınların ve de uluslararası yayınların takip edilebilmesinin önemi büyük.

Günümüzde televizyon yayımcılığının yapılabilmesi için analog anten yayımcılığı, Kablo TV, DVB-T (sayısal karasal yayımcılık) ve uydu teknolojileri – standart uydu sistemleri; Digiturk, D-Smart gibi isteğe bağlı içerik sunabilen uydu sistemleri – popüler olarak kullanılmaktadır. Bu yazımızda tüm bu teknolojilerin bir adım ötesine geçmesi beklenen IPTV teknolojisi hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Birçok kullanıcı IPTV teknolojisinin oldukça yeni bir teknoloji olduğunu düşünebilir; ancak işin aslı şu ki, IPTV mantığıyla çalışan ilk yayın 1994 tarihinde ABC (American Broadcasting Company) tarafından Cu-SeeMe adlı video konferans yazılımı yardımıyla yapılmıştır. İlk önemli yatırım ise İngiltere'de hizmet veren Kingston Communications firması tarafından yapılmış ve 1999 yılında ADSL altyapısı kullanılarak IPTV teknolojisi ile hizmet verilmiştir. Bu süreçte ABD'nin en büyük telekomünikasyon sağlayıcısı olan AT&T'nin IPTV üzerindeki ilgisi yoğunlaşmış ve 2006 yılında genişbant internet altyapısı kullanarak 11 kentte 300'ün üzerinde kanalla hizmet vermeye başlamıştır.

Bu kadar kronolojik bilginin ardından, IPTV teknolojisi nedir ve ne gibi avantajlar sağlayacağı düşünülmektedir gibi sorulara cevap vermeye çalışalım.

Basit anlamda IPTV klasik bağlamda internet protokolü üzerinden televizyon yayınlarının gönderilmesi esasına dayanıyor. Daha basit bir şekilde ifade edecek olursak; internet bağlantısına sahip olduğumuz hat üzerinden televizyon yayınlarının alınması olarak belirtilebilir (Birisi Kablo Net+Kablo TV mi dedi? :)). Şimdi bu yeni teknolojinin mevcut olarak bulunanlardan fark yaratması beklenen noktalarına değinelim:

Sistem Yapısı ve Avantajlar

IPTV'de de mevcut sistemlerde olduğu gibi yayını canlı izleme şansımızın yanında, Digiturk ve Dsmart'taki gibi banttan (Video on Demand) yayın izleme olanağımız da bulunuyor. Biraz daha açacak olursak; sunuculardan yayın isteğinde bulunabiliyoruz ve yayını istediğimiz şekilde takip edebiliyoruz – Digiturk'ün sinema salonları gibi. Ayrıca yayını istediğimiz noktalarında durdurma, geri sarma ve ileri alma şansımız da mevcut. Bu da çift yönlü veri aktarımıyla mümkün oluyor. Günümüzde birçok sistemde sistemler tek yönlü – kaynaktan kullanıcıya doğru – çalışıyor. Digiturk ve Dsmart gibi bazı sistemlerde ise yayın uydu yoluyla tek yönlü olarak kullanıcıya ulaştırılırken, karasal şebeke kanalıyla da kullanıcıdan sisteme veri akışı sağlanıyor (kimlik kontrolü, yayın isteğinin gönderilmesi,…). Yani IPTV'ye Dsmart ve Digiturk gibi uydu teknolojilerinin yeni jenerasyonu diyebiliriz – hizmet açısından. Sistemin oldukça interaktif bir yapıda olması en büyük avantajı olarak görülüyor. Örneğin izlemek istediğiniz bir aktörün ismini yazıp sağlayıcınızın veri tabanında arattığınızda belirttiğiniz periyot boyunca aktörün televizyonda ve özel salonlarda -video on demand – gösterilecek olan tüm filmlerine anında ulaşabiliyorsunuz. PIP – picture in picture – desteği ile yayını izlerken ayrı bir pencerede sörf yapabilir ve izlediğiniz yayınla ilgili aklınıza takılan detayları gözden geçirebilirsiniz – direkt internet bağlantısı. Ayrıca vaad edilen başka bir yenilikse izlediğiniz bir yayını, yayının izin verdiği ölçülerde farklı kamera açılarından takip etme şansınızın olması. Örneğin; izlediğiniz bir futbol müsabakasını tercihinize göre çok farklı kamera açılarından takip edebileceksiniz ki başarılı bir çevresel sistemle kendinizi stadyumdaymış gibi hissedebilirsiniz :). IPTV'nin başka bir güzelliği de dekoderinize uzaktan erişim şansınızın olması. Dışarıdayken cihazınıza bağlanıp arzu ettiğiniz yayınları kayıt etmesini sağlayabilirsiniz. Bunun gibi burada belirtmediğimiz daha birçok yenilik bizi bekliyor olacak. Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta televizyonlarımızın birer HTPC halini alması. Bilgisayarların sahip olduğu esneklikten yararlanması kaydıyla IPTV'nin ufkunun çok geniş olduğunu söyleyebiliriz, tabii ki gerekli yazılım desteğiyle.

Yukarıda belirttiğimiz tüm bu desteklerin bir anda sağlanacağını söylememiz güç, fakat IPTV'nin neler sağlayabileceği hakkında fikir sahibi olmanız için yararlı olduğu görüşündeyiz. Öte yandan hızlı tüketen toplumlarda yaşadığımız ve firmaların her geçen gün yeni pazarlara yönelip, yeni kazanç kaynakları aradıkları düşünülürse; kaliteli ve yatırımcı sağlayıcılarla bu hizmetlerin çok uzağında olmadığımızı belirtebiliriz, rahatlıkla.

Bir başka avantaj ise mevcut kablosuz iletişimin IPTV'ye entegre edilebilmesi. Zaten kullanılan IP temelli olması sebebiyle kablosuz standartlarda herhangi bir değişiklik yapılmadan sistemde kullanılabiliyor. Bu durumun kablolardan büyük ölçüde kurtulma ve dekorasyon özgürlüğü sağlayacağı muhakkak.  Ancak şu anki kablosuz standartların pratik veri aktarım hızlarının özellikle yüksek çözünürlüklü yayınlarda darboğaz oluşturabileceği düşünüldüğünde,  802.11 teknolojisinin bir miktar daha gelişmesi gerekmekte. 802.11n standardının taslak versiyonlarını destekleyen aygıtlarla yaptığımız denemelerde 802.11g'ye göre kat kat başarılı olmalarına rağmen onların bile birkaç duvar ötedeki odaya sağladıkları bantgenişliğinin her zaman dengeli olmadığını görüyoruz.

IPTV teknolojisine giriş iptv diagram stb 500

http://www.intellix.com.cn/intellinetwork.htm

IPTV ile birlikte tek veri kanalı üzerinden tripleplay denilen üçlü iletişim sisteminin yaygınlaştırılması planlanmakta. Bunlar görüntü transferi (TV yayınları), veri haberleşmesi (standart internet kullanımı) ve telefon hizmeti – VoIP (Voice Over IP – IP telefon). Böylece sağlayıcılar internet protokolünün nimetlerinden tümüyle yararlanmış olacaklar ve operasyon anlamında ciddi bir avantaj sağlayacaklar.

IPTV teknolojisine giriş zti wd sol iptv rftv 575x307

http://www.zhone.com/solutions/iptv/

Biraz da sistemin nasıl bir altyapıyla çalıştığından bahsedelim. Sistem şu anda birçok alanda kullanılan network altyapısıyla çalışıyor. Yani standart yönlendirme protokolleriyle ve özel transfer protokolleriyle veri akışı sağlanıyor. Yayının eve kadar ulaştırılması tamamen varolan internet altyapısı aracılığıyla yapılıyor. Burada önemli olan nokta ise güçlü ve stabil bir altyapının sunulabilmesi. Veri akışındaki ani bir düşüş, ekranda gösterilen çerçeve sayısı düşüşlerine, görüntünün alınamamasına veya paketin bozuk olarak kullanıcının dekoderine ulaşması görüntüde bozulmalara sebebiyet verir ki yayın kalitesinin düşüklüğü son kullanıcıyı rahatsız eder. Tıpkı Kablo TV yayımcılığında olduğu gibi IPTV'de de bölgesel sunucularla hizmet verilmesi ön görülmektedir. Böylece aynı anda fazla istek olması durumunda sunucuların çıkışında oluşabilecek darboğazın önüne geçilmesi planlanmaktadır. Ayrıca bölgesel sunucuların da yükünü azaltabilmek amacıyla P2P – peer to peer – veri aktarımının da kullanılması düşünülmektedir – şu anki sistemlerde bu yönde bir uygulama yok. Böylece aynı yayını izleyen kullanıcıların birbirlerine sunum yapmasıyla sağlayıcının yükünün ve dolayısıyla altyapı maliyetlerinin düşürülmesi planlanmaktadır. Bu yöntemi bittorrent paylaşım ağına benzetebilirsiniz. Tabii son kullanıcının bantgenişliği de bu sefer bu yöntemi etkileyecek; dışarı giden trafiğe izin veren kullanıcı sayısı TV servisi sağlayıcısının en kötü durum senaryosu tahminlerinden düşük olduğunda görüntü takılmaları olası; bu da dağıtılmış içerikle ilgili maliyet/kalite hesabını güçleştirecektir. Maliyetten bahsetmişken yayının "multi broadcast" yapıda olmadığını ve bu sayede bant genişliğinin çok daha verimli kullanıldığını belirtelim. Bu tümceyi açacak olursak, klasik sistemlerde (uydu, analog anten, kablo tv,…) izleyebileceğimiz tüm yayınlar cihazımıza gelir ve TV'mizdeki veya uydu alıcımızdaki filtre yardımıyla istediğimiz kanalı izlememiz sağlanır. Dolayısıyla yayın yapılabilecek frekans bantları sınırlıdır. IPTV'de ise sadece ve sadece sunucudan istediğimiz yayın veya kanal dekoderimize gelir. Ayrıca yayınlar XViD, DivX, H.264 gibi görüntü sıkıştırma algoritmalarıyla kodlanarak bant genişliğinin daha da verimli kullanılması sağlanıyor.

Sistemin yükünü azaltmak için uydu sistemleriyle entegrasyonu da düşünülmekte ancak şu anda bu yönde herhangi bir çalışma yapılmamakta. Yüksek çözünürlüklü yayınların daha da artmasıyla, servis sağlayıcıların geniş bant erişim kaynaklarının ileride yetersiz kalabileceği düşünülmektedir. Uydu sistemleriyle melez çalışan – uydu üzerinden IPTV – gibi tekniklerle bu tip sorunların aşılacağı düşünülmektedir (bazı yayınların uydu üzerinden, bazılarının geniş bant veri altyapısı üzerinden sağlanması önerilen çözümlerden bir tanesi).

Dezavantajlar

Tüm bu anlattıklarımız iyi, güzel, hoş da IPTV mükemmel bir sistem mi? Tabi ki hayır. Her güzelin bir kusuru olduğu gibi IPTV'nin de tökezlediği bazı noktalar var:

En temel problem olarak sistemdeki gecikme akla geliyor. Bilindiği üzere haberleşme sistemlerinde veri kanalındaki iletim sırasında bir miktar gecikme olur, ancak bu gecikme algılanamayacak boyutlardadır. Haberleşmede asıl gecikmeye verinin geçtiği cihazlar sebep olur. Switch, router gibi cihazlar gelen paketi doğru porta anahtarlamak için bir miktar süreye ihtiyaç duyarlar. Veri kaynağından uzaklık arttıkça da aradaki cihaz sayısı artar ve haliyle gecikme artar – MSN vb. üzerinden yapılan video ve ses görüşmelerindeki gecikmeyi aklınıza getirirseniz bu konuyu daha iyi kavrayabilirsiniz -. Aslında izlenen bir yayın için gecikme çok ciddi bir problem teşkil etmez. Başka bir deyişle takip ettiğimiz yayını 1 sn geriden takip ettiğimizi anlamayız bile. Lakin dikkat ederseniz, bant genişliğinin efektif kullanıldığını belirtmiş ve sadece arzu edilen yayının dekoderimize ulaştırıldığını belirtmiştik. İşte sorun da bu noktada ortaya çıkıyor. Kanal değiştirmek istediğimizde isteğimizin sunucuya ulaşması ve istenilen yayının bize gönderilmesi gecikme süresinin iki katı kadar zaman olarak karşımıza çıkıyor ki bu da kumandaya bastığımız anda belki de 1-2 saniye boyunca beklememize neden olacak. Bu sorun çok sayıda merkez istasyon kurulup veri kaynağının kullanıcıya mümkün olduğunca yaklaştırılmasıyla azaltılabilse de sağlayıcıların cebini fazlasıyla yakacak bir çözüm olarak görülüyor. Ayrıca yayımcılık için kullanılan IGMP protokolü de gecikme problemlerini minimize etmek için sisteme entegre edilmiştir ve şu anki IPTV yayımcılığında aktif olarak kullanılmaktadır.

Diğer bir sorun ise internet protokolünün yüzde yüz güvenilir bir protokol olmaması. Tarayıcınızla bir sayfayı açmaya çalıştığınızda sayfanın tam olarak yüklenmediği ve sayfada bozuklukların olduğu durumlarla mutlaka karşılaşır tüm kullanıcılar ve önemsemeden sayfayı yenilemek kaydıyla sunucudan bilgiyi tekrar talep ederler. Bu İnternet gezintisi için pek önemsenmeyecek bir sorun. Peki ya söz konusu olan TV yayını olursa? Programın en can alıcı noktasında görüntünün bozulması veya kaybolması kimsenin hoşuna gitmeyecektir.

Göze batan üçüncü ciddi sorun ise kaliteli altyapı ihtiyacı. Yüksek çözünürlüklü yayın furyasının başını alıp gittiği şu günlerde, bu işi yapmak isteyen servis sağlayıcının gerçekten iyi bir altyapıya sahip olması gerekiyor. Hat kalitesinin yüksek olması – ani bağlantı düşüşlerinin yaşanmaması (böylesi bir durumda yayında takılmalar başlayacaktır) – ve yüksek bant genişliklerinin sunulabilmesi gerekiyor. Özellikle geniş coğrafyaya yayılmış Türkiye gibi ülkelerde böylesi bir hizmetin bakır kablo temelli bir altyapıyla başarılı şekilde sağlanabilmesi oldukça güç – fiber çözüm olarak görünüyor ancak fiber altyapısının son kullanıcılara kadar ulaştırılması yüksek maliyetler doğuracaktır. Bakır kablolardaki yüksek zayıflama sebebiyle ülkemizde her isteyen kullanıcıya 4 Mbit/s gibi hızların verilemediğini de bu noktada hatırlatalım. Bunun da ötesinde 4mbit/s'lik bir bağlantı stabil şekilde sağlanabilse bile HD içerikli yayınların böylesi bir bağlantı hızıyla izlenebilmesi mümkün değil – x264 ile kodlanmış 1920*1080 (1080p) çözünürlüklü bir yayın 10 mbit/s civarı bir veri akış hızına ihtiyaç duyar -. VDSL dediğinizi duyar gibiyim bu noktada :). İşte ilk etapta 28 mbit/s'e kadar veri hızı sunan Türk Telekom'un gerçekten hızlı internet atağının altında yatan önemli sebeplerden biri IPTV aslında. Zaten sağlayıcılar daha yüksek veri hızlarını korsan içerikler daha hızlı indirilmesi için değil, insanları multimedya odaklı çözümlere daha çok çekebilmek için yapıyorlar ki IPTV de multimedyanın mihenk taşlarından sanırım.

VDSL'in mevcut altyapıyla pek yaygın olarak kullanılabilmesi ne yazık ki mümkün değil, Türk Telekom'un yatırımlarını arttırıp fiber hatları son kullanıcılara kadar götürmesi gerekiyor.

Sistemin IP temelli olması da güvenlik açısından bir sıkıntı teşkil ediyor ve hackerların iştahını kabartıyor. Santraldeki modem ile bağlantının noktadan noktaya olması dolayısıyla sisteminize direkt olarak sızılması düşük bir ihtimal ancak özellikle sunucuları çökertmeye yönelik DoS – Denial of Service – ataklarının IPTV santrallerini zor durumlara düşürebilmesi mümkün. Dekoderleriniz için yazılan ve sisteminize bulaşan zararlı yazılımlar da hizmet alamamanız ve bebzeri sorunlara neden olabilir. IPTV sistemleri için yazılmış firewall ve antivirus yazılımları ile bu tip sorunlardan mümkün mertebede korunma muhakkak sağlanacaktır.

Sonuç

IPTV'nin TV yayımcılığı ve multimedya hizmet anlayışına orta vadede yeni bir soluk getirmesi beklenmekte. Sistemin şu anda tam olarak oturmamış olması sebebiyle bazı sorunları olsa da zamanla bu problemler çözülecektir. Microsoft, Cisco, Alcatel, AT&T gibi dev kuruluşların bu teknoloji üzerindeki yoğun ilgisi de IPTV'nin potansiyelini gözler önüne sermeye yeter de artar bile.

Ülkemizde de Türk Telekom'un IPTV teknolojisiyle yakından ilgilendiği ve satmış olduğu Kablo TV'nin karşısına yakın gelecekte çıkarmaya hazırlandığı tahmin ediliyor. Şu anda Türk Telekom tarafından testlerinin yapıldığı rivayet edilen IPTV'nin en büyük habercisinin de yüksek veri hızları vaad eden VDSL olduğunu belirtelim. Önemli olan ise IPTV hizmeti verilmeye başlanması halinde nasıl bir fiyat politikasının izleneceği. Ciddi yatırımlara ihtiyaç duyan teknolojinin yüksek fiyattan pazarlanması yaygınlaşmasını büyük ölçüde engelleyecektir, hele hele bir de VDSL için ödenmesi gereken ekstra fiyat düşünülünce IPTV'nin yakın geleceği en azından ülkemizde pek de parlak görünmüyor.

Şu sıralar, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Yeni Nesil Telekomüniksayon Teknolojileri Laboratuvarları'nda IPTV yayımcılığı testleri yapılmaktadır.

"IPTV teknolojisine giriş" ile ilgili kullanıcı mesajları

  1. hakan

    güzel teknoloji ;)
    hazırda türktelokomun alt yapısı var herseyi telefon hattından halledebiliriz havaya fazla güvenmem de :D

  2. Anonim

    başımızda TTNET olduğu sürece bize çok uzak bu teknoloji..

  3. anonim

    bilgilendirici guzel bir yazı olmus. elinize saglik

  4. arda

    1mbps ile ne kadar iyi olur bu tartışılır

  5. muteber insan

    ttnetin 6 ay boyunca deneme yapacağı hizmet, şahsıma da teklif ettiler reddettim, zira beyfendiler akşamları gelip test yapacaklarmış…
    ne diyelim hayırlı olur inşallah…

  6. Anonim

    1Mbit ile alamazsınız zaten :P, SD yayınlar için bile gereken bant genişliği 3-4Mbit

  7. kimimben

    Telefon hattı giderse ne olacak ?
    İnternet yok,telefon yok birde tv yok olacak :)
    Adamın yüreğine iner be :D
    İnceleme için teşekkürler.

  8. healsiafn

    hayal den ibaret en azından türkiyede(bir süreliğine)

  9. isimsiz kahraman

    Aramızda kalsın, TT'de çalışan bir arkadaşımın söylediğine göre üç büyük şehirde deneme yayınları başlamış ve yayını 2009'un sonbaharında 8 TL'den satmayı düşünüyorlarmış. Tabii ki bunun için en az 4 megabit hızda bağlantı gerekiyor ki o da şu an 82 TL.

  10. selim

    ameleliğe bak hem internet için bağlantı ücreti
    ödeyecem hem de ustune IPTV için ucret odeyecem. ya interneti ucuzlatsınlar ya da hayal görmeyi
    bıraksınlar.

  11. Volkan

    IPTV teknolojisine giriş
    Sinan Atan

    Yazara Ayrıca Teşekkür etmek istiyorum.Bu internet hızlarındaki ÖTV indirimi,veya hız arttırımı söylentilerinin çok fazla olduğu bir dönemde Turktelekom'un IPTV hizmetini yakın zamanda vermeyi düşünüyoruz demesi üzerine mutlaka yazılması gereken bir makele olarak görmüştüm.Vermiş olduğunuz bilgiler gerçekten bir çok kullanıcıyı aydınlatacaktır.Tek bir isteğim olacak kullanıcılara fikir vermesi için 1Mbit bağlantı ile IPTV-Videofon-İnternet Uygulamasının aynı anda yapılması durumunda neler olabilieceği hakkında ufak bir test veya sayısal bir dengeye dayalı bir tablo göstermeniz çok güzel olacaktır(VDSL2 16Mbit 110YTL gibi bir ücret ile hizmet veriyorsanız IPTV'ye para vericek kullanıcı bulamassınız.)Özellikle VDSL2 Teknolojisi malesef çok düşük hızlarda satışa sunuldu.16Mbit zaten ADSL2+ teknolojisi ile verilebilmektedir.Bunu VDSL2 ile piyasaya sürmesi Turktelekom'un IPTV için altyapsının ne kadar yetersiz olduğuna bir kanıt.

  12. Bumbum

    Anti-TürkTelekom'cu sistemler koymayın hocam buraya adamın ağzını sulandırmayın gereksiz. TürkTelekom=rant=haksız rekabet=sömürücülük=monarşi!!

  13. hakan

    bumbum bu teknolojiyi kurmak zaten yatırım işi bu yatırımları ancak holdinkler başarabılıyor veya devlet kurumları özel şirketlerin başarması cok zor maliyeti yüksek , altyapı maliyetı cok fazladır mesela bırde cıhazlar ancak pilot bolgeler secılerek yapılabilir kentsel donüşüm projelerinde kısaca alt yapısı cevre düzenlemesi düzgün olmalı yoksa bir işe yaramaz zırt bırt bağlantı kopar :)

  14. Anonim

    Aynı anda 1Mbit bağlantının içinde IPTV ve internet veremezsiniz, ekranda tek göreceğiniz renkli karelerden ibaret olacaktır :P .

    Ama mesela şu yapılabilir, 1Mbit internet alırsınız + IPTV alırsınız. IPTV nin bant genişliği sizin internet bant genişliğinizden ayrı olarak verilir.

  15. anrchst

    Dünyada konuşulan , yatırım planları yapılan teknolojilere bakın , benim oturduğum semtte bana 1 yıl internet hizmeti veremedi bu ismi lazım olmayanlar..(Oturduğum semt Üsküdar/Bulgurlu) Ardından sonunda internetime ve istemediğim halde bir sabit hatta kavuştum.. Ama sıkıntılar bitmedi , alabileceğim max. hizmet olan 4mbit sınırsız a geçtim 1 yılın içimde oluşturduğu yarayla , ancak bu taşına toprağına kurban olduğum memleketin en basit bakır teller üzerine kurulmuş 3. dünya ülkelerinde görülen altyapısı 1 gün olsun bile stabil çalışmadı..
    Geçen bu ismi lazım olmayan kuruluşun sitesinde baktım santrale yakınlığım sebebiyle VDSL hizmeti alabiliyormuşum,aman kardeşim one fiyatlandırma öyle!
    Bütün kazlar toplanmışız sömürülüyoruz,sömürüleceğiz..
    Türkiye'min Telekom unu satanlarada yazıklar olsun!
    Hala bunların farkına varmayarak koyun gibi güdülenlerede helal olsun!

  16. anrchst

    DVB-T(Karasal Dijital Yayın) hem uyumlu cep telefonları hem de uyumlu televizyonlar ile dijital görüntü kalitesinin bence doruğa ulaştığı bir sistem.
    İstanbulda TRT Çamlıca üzerinden bir paket yayınlıyor (TRT 1-2-3) ve görüntü kalitesi görülmeye değer..

    Ülkemin uydu üzerinden dijital paket yayınları sunan, üzerinde büyük kara ellerin etkisi olan bir başka tabiriyle mafyalar DVB-T nin gelişmesine müsade etmiyor olmalı.Ne zaman büyük işadamları ülkesinin menfaatlerini düşünecekler bilemiyorum.Avrupada artık tüm karasal verici istasyonlarında DVB-T yayın yapılmakta.

    Konuyla alakası yoktu ama uyanın dostlar uyanın yurttaşlar !

  17. ahmethakandoğrusöz

    İleride tüm iletişim kablosuz olacak.Biz hala kablo sarmalıyla uğraşıyoruz.

  18. resler

    TTelekom yaparsa yandık. Nasılki sabit hat aboneliğimiz olmadan ADSL alamıyorsak bundada aynısını diyebilir.

  19. vls

    pclabs'ye yazı için teşekkürler…

  20. ercan göçen

    benim pc de dijital var her işimi görür. bence gereksiz bir olay. zaten bizim kanalların sıradan yayınları için değmez. cnbc-e dizileri bana yetiyor.

  21. ahmet ozan

    iptv ile fiyatlandırmada ciddi değişikler olması gerekiyor. kaldı ki kotalar konusunda bu kadar çağ dışı kalan, fiyatlarla bizleri rezil duruma düşüren telekom, hız açısından çok limitli olarak sunabildiği adsl hizmeti dururken, iptv'yi ayrı bir internet bağlantısı olarak görmeye meyletmeli.

    iptv paketi alıyorsunuz, yüksek hız; ama sadece iki bacağı mevcut (hatta bir): tv (ve ses).

    argesi çalışmayan şirketin taşeronlarla iş yürütmesini mümkün görmeyin lütfen. iş kalitesi kafadan düşük.

  22. Geçtiğimiz yıl, VESTEL, sadece IPTV teknolojisiyle ilgili bir birim kurmus ve bir müdürü bu iş için atamış idi.

    Otellerde "izledigin kadar öde" sistemiyle iptv tabanlı bir sistem kurulmuş ve ilk olarak Zorlu holdinge ait Trabzon'daki Grand Otel'de denemeler yapılacak idi.

  23. believe

    "İleride tüm iletişim kablosuz olacak."

    Kafamız kabarcık kabarcık beynimiz tümörcük tümörcük gezeriz artık.

  24. Anonim

    Eline sağlık canım..

    IPTV nin geleceği konusunda olumlu düşünüyorum.Maliyet konusunda televizyon şirketleri
    uyduyu pahalı buluyor.Çünkü pek kendimize ait uydularımız olduğu söylenemez.Yayın yapmak için bedel ödemek zorundalar ve bu da pahalı.(İlk duyduğum da ben de çok şaşırmıştım.)İnternet aracılığıyla iletimi daha faydalı buluyorlar kendine.Bu konuda fiber hatlara güveniyorlar. Kullanıcılar nasıl karşılar bunu zaman gösterecek ama TV şirketlerinin tercihleri bu yönde sanıyorum.

  25. Aranel Surion

    TT olduğu sürece IPTV olmaz diyenler yanlış yapıyor. TTnin şuanki VDSL çalışmaları zaten kullanıcı memnuniyeti amaçlı değil. IPTV, VOIP gibi teknolojiler olmasa bir 10 sene daha 1MBit verip "yüksek hızda internet" derlerdi.

    Türk Telekom'un diğer şirketlerle anlaşmaları var, ve büyük şirketler IPTV'yi istiyor. Türkiye'de TVnin önemi malumunuz. IPTV'nin Türkiye'de yaygınlaşması yeni bir sektör oluşturacak şüphesiz. Üstelik şuanki sektörün en tepesindeki Digiturk ve D-Smart da, ya IPTV'ye geçmek ya da liderliklerini kaybetmek durumundalar.

    Yani IPTV, aslında kullanıcıları daha çok yolacak yeni bir teknolojik adım, ve TT de bu yönde çalışıyor.

  26. su-39+seatelh

    ya benden sabit hat parası alıyor..bilmem ne para…ilk önce döşediği fiber-optiği adam gibi yapsın..kktc de italyanlar uydudan 10 mbit interneti 110 ytl satıyor…ben niye uydudan internete giremiyorum…adamlar sabit hat parasından ihya oldular…NETAŞ+BİR KAÇ TANEDE OTOMASYON ŞİRKETİNİ BEDAVA satın aldılar..

Mesaj gönder »

PC Labs'da eğer daha önce yayınlanan yorumunuz / mesajınız yoksa, gönderdiğiniz mesaj otomatik olarak kontrol kuyruğuna girer ve onaylandıktan sonra sitede gözükür. Yorumlardan yazarları sorumludur; PC Labs sorumlu tutulamaz.