Türkçe kullanımı konusunda titiz olduğumdan ilk etapta kulağınıza yabancı gelebilecek terimler görebilirsiniz ama bu tarz kelimelerin ilk geçtikleri yerde parantez içerisinde İngilizce karşılıklarını da yazdım ki İngilizce kaynaklara bakarken ne olarak geçtiğini bilin. Dijital gibi kimi kelimelerin yabancı diledeki halinin okunuşu yerine Türkçe karşılıkları olsa da, bu şekilde yoğun kullanılıyorsa ben de yazıda aynen kullandım ama çoğu terimi doğrudan İngilizce kullanmak yerine olabildiğince anlaşılabilir şekilde Türkçeye çevirdim.

Günümüzde teknolojinin büyük bir hızla gelişmesi ve aynı şekilde de ucuzlaması ile her kesimden insan gerek adanmış bir fotoğraf makinası kullanarak, gerekse cep telefonuna eklenen kameralarla dijital (sayısal) olarak fotoğraf çekebilir hale gelmiştir. Peki film kullanımdan yani analogtan dijitale geçerken fotoğraf çekim teknikleri ve fotoğraf makinaları için kullanılan terimler değişti mi? Aslında hayır; teknikler ve terimler hala eskiden olduğu gibi gerçerli sadece bazı terimlerin kullanımlarında teknolojinin değişmesiyle değişiklikler oldu. Konuları seçerken ve metinlerini yazarken fotoğraf çekmeye yeni başlamış olanları özelikle göz önünde bulundurarak yazıda geçen ve okuyucunun aklında soru işareti oluşturabilecek her kelimeyi de açıklamaya çalıştım.

Bir konu hakkında ek okuma yapmak istediğinizde İngilizceniz yeterliyse kaynak olarak İngilizce Wikipedia'yı öneririm çünkü buradaki yazıları hazırlarken ben de özellikle oradaki yazıları dikkate aldım ve neredeyse yok yok. Fotoğrafçılık konusunda teorik ve pratik anlatım içeren Türkçe yazılmış ya da Türkçe'ye çevrilmiş kitaplar da mevcut, onları da edinebilirsiniz. Ben özellikle National Geographic'in zamanında verdiği 4CD'den oluşan 'İnteraktif Fotoğraf Okulu' setini edinmenizi öneririm. Her konuda olduğu gibi bu konuda da internet arama motorlarını kullanarak aklınızdaki tüm soru işaretlerine çözüm bulabileceğinizi de ekleyelim ve yazımıza fotoğrafı oluşturan pozdan başlayalım.

Poz Nedir?

Fotoğraf üretebilmek için aslında ne lense, ne de çok karmaşık sistemlerle donatılmış bir fotoğraf makinasına ihtiyacımız yok; çekmek istediğimiz sahneyi belli bir süre film düzlemine düşürmemiz fotoğraf elde edebilmemiz için yeterli olacaktır. Bu teknik ilk fotoğraf çekme sistemlerinde kullanılmıştır ve en basit haliyle 'pinhole' fotoğrafçılığı denilen kavrama karşılık gelir. Burada 'pinhole' ile kastedilen iğne deliği ('pinhole') gibi, daha da büyük olabilir, bir deliğe sahip kapalı bir kutuda bu delikten geçen ışığı belli bir süre kutunun arkasında, deliğin karşısına denk gelecek filme yansıtarak sahnenin orada bir görüntüsünün oluşturulması işlemidir. 'Pihole'da bu süre deliği açıp kapatmak için bir kapak sistemi kullanılarak belirlenirken, dijital sistemlerde optik algılayıcının açılıp kapanması ile belirlenir.

Fotoğrafçılıkta poz (İng: 'exposure'), fotoğrafın çekildiği ortama (film ya da optik algılayıcı) fotoğraf çekme eylemi boyunca düşmesine izin verilen ışık miktarıdır.

Fotoğraf argosunda kullanımında ise poz genellikle bir çekimde obtüratörün (İng: 'Shutter') açılıp kapanma süresini ve tipini belirtir. Mesela uzun pozlama (İng: 'long exposure') ile obtüratörün tek ve uzun süreli açılıp kapanma eylemi ile çalışması belirtilirken, çok pozlama (İng: 'multiple exposure') ile obtüratör açılıp kapanmaları ile oluşturulan birden fazla görüntünün üst üste bindirilmesi ile tek bir görüntünün elde edilmesi belirtilmektedir.

Poz doğrudan obtüratör hızına (Enstantane, İng: 'shutter speed') bağlıymış gibi görünse de doğru ışık miktarının kullanılmasında yani doğru pozlamanın yapılabilemesinde birden fazla faktör rol oynar, bunlar: Enstantane, diyafram ve ISO değeridir. Her kavramda diğer kavramlar ile nasıl bir ilişki içinde olduğunu göreceğiz. Şimdilik pozla ilgili kavramlara göz atalım.

Pozlamanın doğru yapılıp yapılmadığına dair üç farklı durum oluşabilir:

  • Doğru Pozlama: Fotoğrafa düşen ışık miktarının yani pozun doğru olduğu anlamına gelir. Doğru olmasından kastedilen ışık miktarının ne fazla ne de az olmadığıdır.
  • Aşırı Pozlama (İng: 'overexposure'): Fotoğrafın olması gerekenden daha fazla ışık aldığını belirtrir yani ışık alan bölümlerde detayların kaybolması söz konusudur ('Highlight', detay yerine beyaz alanlar görürüz). Detaylarda kayıp söz konusu olduğu için telafisi çok zor ve yerine göre imkansızdır bu yüzden aşırı pozlama yapmamaya özellikle dikkat etmemiz gerekir.
  • Az Pozlama(İng: 'underexposure'): Fotoğrafın olması gerekenden daha az ışık aldığını belirtir yani karanlık bölgeler siyaha yakın görünürler. Bu hatalı pozlama aşırı pozlamaya göre düzeltilmesi daha kolaydır çünkü detaylar az pozlamanın miktarına bağlı olarak hala pozda durmaktadır. RAW çekilmiş karelerde az pozlamadan meydana gelen kayıplar telafi edilebilir hatta bazen ışık alan bölgelerdeki detayı kaybetmemek için az pozlama ile fotoğraf çekilebilir.pozlama Fotoğrafçılık Teknik Terimleri

'Highlight': Aşırı ışık alıp beyaz görünen yani detayların kaybolduğu alanları belirtir. Photoshop gibi programların yanı sırası fotoğrafı çektiğinizde makinanızda önizleme yaparken makinanın yanıp sönerek belirttiği bölgelerdir. Benzer şekilde az pozlama ile detaylar kaybolarak simsiyah alanları oluşmasına neden olabilir. Aşağıdaki fotoğrafta arabanın üzerindeki beyaz bölümde bu detay kaybını görebilirsiniz:

 Fotoğrafçılık Teknik Terimleri

Manuel Pozlama(İng: 'Manual Exposure', Kısaltması: M):

Pozlamanın fotoğraf makinası tarafından değil, fotoğrafçı tarafından pozlamayı belirleyen 3 etkeni kendisinin elle değiştirmesiyle yapılmasıdır. Burada istenilen etkiye göre 2 değişkenin değiştirilmesi sonrasında DSLR makinaların optik vizöründe bulunan EV göstergesinin dengesi göz önünde bulundurularak pozlama yapılabileceği gibi fotoğrafçılık tekniklerinde kendine yer edinmiş güneşli 16 kuralı gibi kurallar da uygulanabilir. Benzer bir şekilde flaşlı çekim yaparken de manuel pozlama kullanılır.

Güneşli 16 kuralı: Güneşli bir günde doğru pozlama, ISO100, f:16 diyafram ve saniyenin 1/100'ü enstantane ile elde edilebilir.

Otomatik Pozlama (İng: 'Automatic Exposure'; Kısaltması: AE):

Otomatik pozlamada pozlamayı fotoğrafçı değil, fotoğraf makinasının TTL ('Through The Lens' yani lensten gelen ışığın dikkate alındığını belirtiyor) pozometresinin sahnedeki orta tonlara göre doğru poz değerini hesaplaması ve çekim esnasında bu pozlama değerlerini kullanmasıdır. Bu pozlama üç şekilde olabilir:

  • Diyafram Öncelikli (İng: 'Aperture Priority'; Kısaltması: AV ya da A): Bu pozlama şeklinde diyafram ve ISO kullanıcı tarafından belirlenir, makina doğru pozlama değerine göre enstantaneyi hesaplar.av Fotoğrafçılık Teknik Terimleri
  • Enstantane Öncelikli (İng: 'Shutter Priority', Kısaltması: TV ya da S): Bu pozlama şeklinde enstantane ve ISO kullanıcı tarafından belirlenir, makina doğru pozlama değerine göre diyafram değerini hesaplar.tv Fotoğrafçılık Teknik Terimleri
  • Tam Otomatik(İng: 'Auto'): Bu pozlama şeklinde makinanın pozometresi tüm kontrolü ele alır ve değerleri olması gerektiği gibi hesaplar, sadece deklanşöre basıp fotoğrafı çekersiniz.

Poz Telafisi (İng: 'Exposure Compansation'; Kısaltması: EV+/-):

Makinaların pozometresinin optimum koşullarda sahnede poz ölçümü yapılan alanın orta tonlarına göre pozu hesapladığını belirtmiştik. Bazı koşullarda bu değerler doğru pozlama değerlerinden sapıyor olabilir (kimi pozometreler belli koşullarda az veya fazla pozlama eğiliminde olabiliyorlar) ya da fotoğrafçı detayı korumak gibi nedenlerle makinanın önerdiği poz değerinde otomatik pozlamanın nimetlerini feda etmeden değişiklik yapmak isteyebilir. İşte bu gibi durumlarda makinanın hesapladığı poz değeri üzerinde + ve – EV değerleriyle poz telafisi yapabiliriz. +1 EV olarak ayarladığımızda hesaplanan poz değerinden 1 durak daha fazla pozlama yapılacaktır, -1 EV ile de 1 durak daha az pozlama yapılacaktır.

ev Fotoğrafçılık Teknik Terimleri

Durak (İng: 'stop'): Durak, pozlama değerleri arasındaki ilişkiyi belirtmek için kullanılan bağıl bir ölçüm birimidir. İki pozlama arasındaki 1 duraklık fark, büyük değerin küçük değere göre 2 katı ışık aldığını belirtir ve enstantane, diyafram ve ISO değerlerini belirtirken kullanılan ana karşılaştırma birimidir. Örnekle belirtmek gerekirse: ISO değerleri birer duraklık artışlarla ISO100, ISO200, ISO400, ISO800… şeklinde belirtilir ve her ISO değerinde algılayıcı kendinden 1 durak önce gelen ISO değerindekine göre 2 kat daha fazla ışık alır.