Yazıcılarımızdan aldığımız çıktıların çöpe gidenlerini toplayıp bir maliyet hesabı yapıldığında, görünen o ki boşa harcanan paranın aslında korkutucu olduğu ortaya çıkıyor. Şimdi söyleyeceğimiz rakamlar sadece ABD için geçerli olmakla beraber, sorunun büyüklüğünü anlamamız için yeterli. ABD federal hükümeti, her yıl yazıcılarda çıktı almak için 1.3 milyar dolar para harcıyormuş. Ancak bunun 440 milyon doları kullanılmaz olduğu için çöpe gidiyor. Yani alınan çıktıları 1/3'ü çöpe gitmiş.
Lexmark'ın yaptığı araştırma, üzerine konuşmaya değer. Zira yapılan bu zaruri çıktılar, sadece parasal anlamda değil; çevreye de zararlı. Bu da, şirketlerin olduğu kadar hükümetlerin de çevreci bir politika izlemediğini gösteriyor.

Mesela yukarıdaki grafikte farklı grupların, aldığı çıktı ve doğrudan çöpe giden çıktı sayılarını görüyorsunuz. Rakamlar ortada, alınan çıktıların üçte biri doğrudan çöpe gidiyormuş. Gen Y olarak belirtilen kesim, genç kesim. "Gen X" yaşlı kesim.
Diğer istatistikler ise şöyle:
- Her bir çalışan günde ortalama 30 sayfa çıktı alıyor.
- Çalışanların %92'si, ihtiyaçlarından daha fazla çıktı alıyor.
- Alınan çıktıların %35'i, o gün içerisinde çöpe atılıyor
- ABD hükümet birimlerinin %89'unda çıktı / fotokopi konusunda yönetmelik bulunmuyormuş. (Bizde de olduğunu pek sanmıyoruz)
Örneğin çok fazla çıktı alan yerlerin mutlaka çift tarflı çıktı alan cihazlara geçiş yapması gerekiyor ama firmaların %91'i henüz bu geçişi yapmamış. Şirketlerin %95'inde, çıktı alan çalışanlar, kendi kişisel kodunu girmiyormuş. Bu şekilde hangi çalışanın ne kadar çıktı aldığı ölçülebilir ve fazla zaruri işler yapan çalışanlar uyarılabilir.
Tüm bunlar aslında bu tür konularda bilinçsiz davranıldığını ortaya koyuyor.
Yapılan araştırmada, çalışanlara "Neden bu kadar fazla çıktı alıyorsunuz?" sorusu da yöneltilmiş. Verilen cevaplar:
- %57'si kağıt üzerinde imza gerektiğini söylüyor
- %54'ü toplantılarda ve çalışmalarında kullanacağı kopyalara ihtiyaç duyuyor
- %51'i ise çalışanları ile bu dökümanları paylaşıyor.
Yazıcılardan çıktı alma konusunda ise çalışanlar her ne kadar dikkatli olmaya çalıştıklarını söylese de, %64'u aslında daha az çıktı alabileceğini belirtmiş. %69'u ise, tüm işlerini dijital olarak da takip edebileceğini belirtmiş.%78'i ise, dijital kopyalar arasında arama yapmak ve onları bulmak, yazıcı çıktıları arasında arama yapmaktan daha kolay olduğunu belirtmiş.
Alınabilecek akıllı önlemlerle, şirketlerin hem maliyetini düşürmesi hem de çevreye olan zararını minimuma çekmesi mümkün. Dijital çalışma ortamına ağırlık verilmesi, çift taraflı baskı, daha az mürekkep kullanarak ekonomik modda yazdırma gibi ufak önlemler, boşa giden tonla parayı; daha da önemlisi çevreye verilen zararı minimuma indirebilir. Tabii en önemlisi, kağıtların geri dönüşüme gönderilmesi öncelikli bir hamle.
Lexmark'ın araştırması, sadece ABD'de yıllık olarak 440 milyon dolar tasarruf yapılabileceğini gösteriyor. Bazı ülkeler "çevreci yazdırma kanunlarını" devreye soktu bile. Örneğin ABD'nin Washington eyaletinde 25 veya daha fazla çalışanlı ofislerde kağıtların %100 geri dönüşüme gönderilmesini, 2010'a kadar ise toplam alınan çıktı rakamların %30 aşağıya çekilmesi şartı koşuluyor.



















Şunu eklemeyi unutmuşlar. İşinden, maaşından, çalışma şartlarından memnun olmayan çalışanlarında sırf şirkete zarar vermek için gereksiz fotokopi ve yazıcı kullanımları.
Yazıcı şirketleri birde çöpe atılan yazıcıların maliyetini hesaplasalarmış keşke!
Yazıcı 10$, sarf malzemesi 30$!
Cuk diye oturmus. Bundan daha iyi anlatilamaz.