Erzurum'da yaşayan Musa Kang isimli 13 yaşındaki çocuğun kaçırıldıktan 6 gün sonra ölü bulunması ve bu cinayetin Metin 2 oyunu ile ilişkilendirilmesi aklımıza yine bu soruyu getiriyor…
Öncelikle şunu önemle belirtelim ki, yazımızın -ya da buna iç dökme diyelim- amacı bu soruya cevap bulmak değil. Ki zaten son derece girift bir mevzuu olduğundan kesin cevabın ne evet ne de hayır olabileceğine inanmıyoruz. İkisinden de biraz belki…
Metin 2, çevrimiçi oynanan ve denilene göre -kendim denemediğim için bilemeyeceğim- oyuncularda bağımlılık yaratan bir bilgisayar oyunu. İlk kez Çin'de ortaya çıkan bu oyun son dönemlerde ülkemizde de giderek yaygınlaşmaya başlamış. Oyun hakkında internete bir göz attığımızda karşımıza çıkan tanım şu:
'Metin2 sizi fantastik doğu dünyasına götürür. Bir dövüş sanatları ustası olun ve Ejder Tanrısının müttefiği olarak toprağı zehirleyen Metin Taşlarının kötü etkisine karşı savaşın. Üç imparatorluktan biri için vahşi savaşlara katılın, toprakları fethedip değerli eşyalar kazanın ve kıtanın yeni İmparatoru olun. Kaderiniz sizin elinizde!'
Görüldüğü gibi hayli 'gaza getirici' bir etki mevcut bu girişte. Ve denilen o ki, bu oyun, çocukları hem bilgisayar bağımlısı yapıyormuş ve bununla da yetinmeyip, oyunda kullanılan silahları satın almak için de yüklü miktarda para harcatıyormuş. Burada bahsedilen para zannedersek gerçek para yani bonus falan değil. Ve eğer böyle ise, oyun karakterleri özellikle yurtdışında 10 bin dolara kadar alıcı bulabiliyormuş ki bu akıl almaz bir durum gerçekten de.
Metin 2'nin ilk kurbanı ise Çin'de bir oyuncu olmuş. Adamın öldürülme sebebi ise oyundaki çok değerli olan kılıcı çalması! Öldüren 'oyuncu katil' idam edilirken, Çin hükümeti de üç saatten fazla bilgisayar başında kalmayı yasaklamış. Çevrimiçi denetim sistemi sayesinde, bu süre aşılırsa nasıl oluyorsa oyundaki karakter gerilemeye başlıyormuş!
İşte denilen o ki, Musa Kang'ın (bu arada çocuğun soyadı da Çin'li olduğu izlenimini uyandırmıyor değil hani) öldürülme sebebi de bu oyun. Henüz bu konuda kesin bir delil elde edilmiş olmasa da iddialar Musa'nın bilgisayar oyunu çetesine kurban gittiği yönünde. Henüz karara bağlanmamış bir dava hakkında yorum yapmak yerinde olmayacağından -ki zaten asıl konumuz da bu olmadığından- burada durmakta fayda var.
Bizim merak ettiğimiz şeyse, başta da dediğimiz gibi suçlunun kim veya ne olduğu? Kaldı ki durumu sadece bilgisayar ile ilişkilendirmek de eksik yaklaşmaya sebep olur; hatırlarsak bundan 3-4 yıl kadar evvel bir ülkemizde bir psikopat şizofren 'ben Polat Alemdar'ım' diye ortaya fırlayıp tam 5 kişiyi öldürmüştü. Yine keza bundan 10 sene kadar önce ortalık şövalye yüzükleri takan, yerlerde sürünen pardesüler giyen ve etrafa sert bakışlar yuvarlayan 18-20 yaşlarında 'Miroğlu'lardan geçilmiyordu. Örnekleri çoğaltmak mümkün…
Peki suçlu kim?
Eğitim sistemi mi… Görsel medya mı… Eksik ebeveyn denetimleri mi… Hepimizin içinde farklı miktarlarda bulunan 'kahraman' olma isteği yani bir bakıma doğamız mı…
Yoksa bunların hepsinden biraz ve daha fazlası mı?
Ya çözüm…
ya metin abi benim komşumdu ya hiç öyle biri değildi şaka şaka….
gerçekten saçma oyun için insan öldürülürmü ya bu dünyada kendini kontrol edemeyen insan oldukça böyle saçmalıklar devam edecek .. kesilikle saçmalık …metin.miş metin kim laa
:S çok komiksin arkadaş
senin gibiler olduktan sonra işimiz çok zor…
Herhangi bir olayda mantıksal bir çözüme ulaşabilmek için olayda adı geçen kavramları mantıksal ve kavramsal çözümlemeye tabi tutmak gerekir. Oyun nedir? Görsel medya ne işe yarar? Fantazi nedir? Gerçek dünya nedir? soruları gibi sorular bizi sonuca ulaştırabilir. Bu sorulara verilecek yanıtlar olandan ibaret olmamalıdır. Olması gereken önemlidir. Zaten objektif bir tavırla yaklaşıldığında kavramlar size olması gerekeni gösterecektir.
Ben böyle düşünmemi böyle disiplin ettiğimde fantazi dünyası ile yaşadığımız dünyanın ayırdına varamayan insanlar görüyorum. Filmler, müzikler, oyunlar vs. bütün bunlar oradaki karakter biz olalım diye var değiller. Bunlar biz istemezsek ne ahlak bozarlar ne de şiddete sürüklerler. Biraz eğlence ve biraz da propaganda hepsi bu.
Yazdıklarım çocuğun öldürülmesi olayını kapsamaz. Çünkü burada çocuk saldırganlık göstermemiş.
Bizim insanımız nedense oyunlara ceza kesmeyi bir marifet zannediyor(Belki bunun nedeni Türkiye de oyun yapımı ile para kazanmamaktır). Birkere kim nederse desin oyunlar kişilerin bulmaca çözme, el-göz kordinasyonu gibi yeteneklerini geliştiriyor. Misal bir oyundasınız ve bir türlü bölümü geçemiyorsunuz haliyle sürekli beyniniz bir yol arıyor takılan yeri geçmek için… Dizilere zaten birşey demiyorum(hepsi birbirinden fena) yok yok dayanamayacağım; farettiniz mi bilmiyorum ama kendi alilesinden kişilere(hatta geçen gün bir baba kendi kızına cinsel istismar da bulunmuş)cinsel istismarda bulunmak çok arttı nedeni Perşembe günü Kanal D de yayınlana dizi olmasın…
kendileri geri zekalı olmasının yanında, dna ları da geri zekalı geni barındıran bir çiftin, birleşmesinden çıkacak yeni crossed over dna da yüksek ihtimalle geri zekalı bir bireyi dünyaya getirecektir. bu dna sı bozuk kişilerinde, dna sı bozuk çocuklarına verecekleri eğitimin ve uygulayacakları kontrollün geri zekalılık seviyesinden izleyecegini düşünürsek, ülkemiz veya dünyadaki diğer ülkeler farketmez her zaman böyle geri zekalı olaylara tanık olmamıza meydan verecektir. Burada suç, ebeveynin bu geri zekalı bireyi eğitmesinden tutunda, geri zekalı çoçuğun egolarını bilgisayar başında tatmin etmesine kadar bir çok kapıyı tıklatır. Ama sonuçta asıl suç hiç kimsede degildir, burada suçlu bozuk dna'dır…
işte bu geri zekalı dna'nın dünyada fazlaca barınmasından, cinde bilgisayar basında oturma 3 saat ile sınırlanır, youtube'a atatürkü kötüleyen videoları sanki biz yüklemişiz gibi bizim girmemiz yasaklanır. internet serbesttir, porno sitelere girmek veya girmemek bireye kalmıştır, ama bu siteler kısıtlanır… bozuk dna'a her yerdedir. bir kişi sınırını bilmez, milyonlarca kişi o geri zekalı bozuk dna'nın yediği nanenin ceremesini çeker!
Mükemmel bir teşhis. Peki ya çözüm. Geri zekalı genleri taşıyanları kısırlaştırabilir miyiz? Ya da Hitler gibi mükemmel genlere sahip insanları bir araya getirip daha iyi bir ırk oluşturabilir miyiz? Ya da iki yöntemi birden kullanarak iki bilemedin üç nesil sonra safrasını atabilir mi insanlık? Daha fazla ileri gidemeyeceğim yoksa adım caniye çıkacak ama özellikle iki dünya savaşının insanlığa verdiği zarar da ortada. Ayrıca doğal seleksiyon da çalışmıyor artık ( sosyal devlet zayıfları koruyor bir şekilde )…
Bu bebeler birbirini öldürecektir öyle yada böyle. Potansyeli varsa saklanbaç bile oynasa yapacağını yapar, yani hatırlayın, balkondan "Pikaçuuu" diye atlayan çocuk, süperman izlese (arada baya bi karizma farkı var) ne yapardı sizce, veya aynı zekayla kendini güvercin sanıp atlamayacakmıydı ordan burdan. Bitanesi öldürdüğü kızı gitar çantasına koymuştu şimdi gitar mı suçlu…
Bence doğurmak yerine s.çan, tavşan gibi üreyip, çocuğa hiçbir katkısı olmayan analar babaları suçlamak lazım.
Bilgisayarda oyun oynamak herkesin hakkı şehirlerde, metropol de betonların arasında insanların hareket alanları kalmadı bir çocuğun oyun oynamasından normal bir şey yok ama bunu anne – baba sınırlandırmalı günlük 1-2 saat en fazla anne-baba ilgilenmezse çocuğun saatlerce bilgisayar başında ne yaptığını böyle sonuçlar içten bile değil ölümü yapımcı firmaya veya bilgisayar yüklemek en basit çözüm
Yapılacak şey yasa kanun çıkarmak değil çocuklarımıza gerekli ilgiyi göstermek sadece.
Türkiye'nin temel sorunu olan eğitim-denetim problemi yine baş gösterdi sanırım.
Ya da benim teşhisim de sizinki gibi bu yönde…
Musa için üzgünüm.
Televizyonlarda ki o bahsi geçen dizilerdeki karakterleri kendine örnek alan gençleri kendi çevremde de hayret içerisinde izlemekte ve dehşete düşmekteyim. Bu nasıl bir "eğitimsizlik" durumudur ve nasıl bir "denetimsizlik" durumudur ki bu içinde bulundukları karakter taklitlerinin esiri olmuşlar.
Eğitim sadece okul çatısı altında olanla olursa bulunduğumuz noktadan öteye gidemeyeceğimiz açıktır. Artık aile olarak, toplum olarak, asker olarak, polis olarak, sokaktaki adam olarak, yaşlı teyze olarak bu duruma
karşı çıklmalı gençler uyarılmalı yapılan yanlışlar eliştirilerek gençlerin denetimi sağlanmalıdır.
konu aslında çok geniş tabanlı olduğu için ufak ama önemli olan noktaları göstermeye çalışacağım.
Medya durumuna gelince ülkemizde kayıtlı olan yerel ya da genel yayın yapan 50'yi aşkın tv kanalı içinde bulunduğumuz kapitalist düzen nedeni ile ve milleti uyutma çabası ile seviyesi kaçmış ve rating den daha çok para kazandıracak yayınları kendi içlerinde fark etmeden yeniden düzenlemişlerdir. Bu tv kanallarının rtük tarafından denetimi nerede?. tv başına otorduğunuzda kanalları zaplarken
ardı ardına geçdiğinizde kanalların birbirinden ayıran ne var? sadece adları mı? Peki bu paranın kaynağı nereden geliyor. Bunların denetimi yapılmadığı sürece medya da kendine para kazandıracak
yayınları yapmaya devam edecektir.
İşin oyun kısmına geldiğmizde de yine aynı şey baş göstermekte. Online oyun çok büyük bir pazara sahip. çünkü internetin olduğu her noktada var, potansiyel para kaynağı. oyun geliştiricilerin en büyük zaafı oyundan para
kazanmak için piyasaya sürdüğünde hep eksik bir noktasının olması (bilerek ya da bilmeyerek). Bu açıklar oyuna aynı anda başlamış kişiler arasında ucurumların doğmasına sebebiyet vermektedir.İşte bu noktada da insan doğası
olan "tatminsizlik" ve "kabullenememe" duyguları devreye girerek oyunun açıklarının çözülmeye çalışması, hile,adam öldürme, hack gibi davranışları doğmaktadır. Oyun geliştiricilerin denetim gerekliliği de bu yüzden gerekmektedir.
Fazla uzatmayalım artık kendi gördüğüm dertlerimi ifade etmeye çalıştım…
oyun tadında oyunlar dileğiyle……
Suçun tek bir neden üstüne yıkılması doğru değil bence. Hepsinin toplamından oluşan sonuç bu. Şöyle düşünün. Çocuğun bilgisayarı olmasaydı veya
Metin 2 oyunu karakter satılmasına engelleme koysaydı veya
Anne babası evladım günlük bilgisayar kullanma sürenin sonuna geldin şimdi başka bir şey yap deseydi veya
Televizyon dizilerinde adam öldürmek o kadar kolay gösterilmeseydi veya
Ölenin veya ödürenin çevresi onlara bir hiç miş gibi davranmasaydı veya
Yukarıda saydıklarımın biri gerçekleşmemiş olsaydı sonuç da mutlaka farklı olurdu.
Cinayet sebeplerine yasaklamayı düşünebiliriz bence. Mesela bir oyunu mu paylaşamadılar? O oyunu yasaklayalım, diğer oyunları cezalandırmaya da gerek yok.
Para için mi cinayet işlendi, yasaklayalım hangi para birimiyse…
Cep telefonu için birinin boğazını mı kestiler, hangi modelmiş o bakiim, yasakla!
Araba? Yasakla, Saat? yasakla, mücevher? yasakla, döt? (o nasıl yasaklancak)…
Sanırım başbakan olmak da yasaklanmalı zira onlarında hayatlarına az kastedilmedi…
tek suçlu sistem.sistem bunca insanı cehalet içinde yaşamaya ittikçe daha kötülerinin olmasıda mümkün.
asıl yapılması gereken cehaletle savaşmaktır ve farkındalık denen zerzavatın kişilere enjekte edilmesi gerekmektedir…
Gerçek hayattan ümidini kesen insanlar sahte hayatlara sarılıyor. Bunun tek açıklaması budur. Gerçekte iki eliyle bir şeyi düzeltemeyen adamlar bilgisayarda kahraman oluyor veya kendisini tv dizisindeki kahramanlarla özdeşleştiriyor. Bunun ekonomik yanları da var tabi. Sosyologların kafa patlatmasına müsait bir konu.
oyunlar suclu deyıl, sıstemde suclu deyıl bu nasıl bır sey , her seyın bır zamanı var, ınsan bunun bılıncıne varmadıgı surece her seyınde yası karısacaktır , en guzel yas sınırlaması ve kullanım kısıtlaması getırılmesı cınde baslamıslar onlın oyunda topluma zarar verırse kısıtlanır ttnet bıle yasak getırıyor bırcok wep sayfasına aıle fılıtresı koyuyor bunlar cok dogal ama ınsanların algılaması ozgurlugunu ve yasamını kısıtlıyormus gıbı oluyor aslında kısıyı koruma altına alıyor :) , onlın oyunları bende oynarım knyt severım ama hıc hasta gıbı oynamam bos zamanlarımda canım sıkıldıgında yasamımı etkılemeyecek sekılde ama bır cok kısı bunu unutuyor aılelerın cocuklarını bu tehlıkeden uzak tutmaları gerekıyor , mal gıbı oluyorlar pc basında6-10-12 saat kalkmadan oyun oynayanlar var , bılıncını yıtırır ınsan beynıne ısler her sey :D
Eğitim şart, Eğitim şart…
…
Yok ya eğitim tabiki faydalı ama adamın doğasında varsa yapılacak çok bişey yok. Bir arkadaşım kızdığı adamlara "Herkes yaşayacak diye bir kaide yok" derdi. Düşününce çok mantıklı geliyor. Yeter ki bu marjinal karakterler bu olaydaki gibi Musa(lar)a zarar vermesin, zararları kendilerine olsun.
Doğanın bir kuralı vardır, bunu iktisatçılar "azalan marjinal fayda" olarak açıklar. Suç üzerinden anlatmak gerekirse; anarşinin hakim olduğu bir ülke düşünün, insanların %20si suça mehilli olsun, 1 bir birimlik eğitim, kanun, kolluk kuvvetiyle bu oranı hemen %5e çekersiniz, 2.birim çabayla %2 ye düşer, 3 brimlik çabayla %1.5 olur, 10.birim çabayla ancak %1.2 yaparsınız ve artık daha fazla çaba ters tepmeye başlar, herşeyi yasaklar, her köşe başına polis diker, telefonları-evleri-ofisleri dinlemeye başlarsanız bu sefer insanlar kanunsuzluğa kaymaya başlar, tekrar %20 ye doğru gider -ki devletin kendisi de faşizim uygulayarak suçun baş aktörü olur.
Örneğim yine pek değerli Bill Gates Amcamdan gelsin. Biliyorsunu kendisine hem çok kızar hem de severim. :)
Bill Amcam 3 çocuğundan en sonuncusuyla (daha çok ufacık yaşında) her gün 1 saat boyunca internette gezmeye başlıyor. Yani TAM bir ebeveyn kontrolünde bilgisayar kullanımı. Fakat evladının yaşı büyüdükçe problemler başlıyor.
Buyrun gerisini Bill Amca'nın kendi ağzından dinleyelim, okuyalım.
"Gates’in çocukları günde ancak 45 dakika bilgisayar kullanıyor
22 Şubat 2007
Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in çocuğu olmak, bütün gün bilgisayar başında oynamak anlamına gelmiyor. Bill Gates, çocuklarına hafta içi günde 45 dakika, hafta sonu 1 saat bilgisayar kullanma izni verdiklerini söyledi.
Ottawa’da işadamlarına hitaben yaptığı konuşmada Bill Gates, şunları söyledi:
"10 yaşındaki kızım Jennifer, Xbox 360’ta çalışan ve sanal bahçe bakımı yaptığınız Viva Pinata adlı oyunu çok eğlenceli bulduğu için, 3 saat başından kalkmıyordu. Bunun üzerine eşim Melinda ile birlikte, bilgisayar kullanımına sınırlama getirdik. Jennifer,ödevleri için ihtiyacı olduğu zaman bilgisayar başında istediği kadar kalabiliyor. Ama bunun dışında, oyunlar için hafta içi günde 45 dakika, hafta sonunda ise günde 1 saat limit koyduk."
Gates’in aynı sınırlamaları koyduğu 7 yaşındaki oğlu Rory’nin ise, "Hayatım boyunca bilgisayarı sınırlı mı kullanacağım" diye sorduğunda, "Hayır, büyüyüp evden taşındığında kendi limitlerini belirlersin" diye yanıt verdiğini söyledi. "
Bu sektörün başındaki bir kişi bile kendi çocuklarını böylesine sıkı bir denetime tabii tutuyorsa varın gerisini sizler hesaplayın. PC hiçbir zaman hayatımın önüne geçmemiştir fakat bizlerin hiç olmazsa Commodore 64 ile tanışma yaşına baktığımız vakit kişiliğimizin kısmen de olsa oluşmuş olduğunu görüyoruz.
İmkanlar dahilinde kişiliğin tam oluşma çağında şiddet içerikli filmlerin, oyunların çocuklar tarafından kullanımı ne derece doğru? CD'lerin üzerindeki ESRB Ratingi kimler biliyor, kim ciddiye alıyor?
Çocuklarını en başta denetleyecek olan anneler babaların konu hakkında bilgileri var mı?
Anne baba bu denetimi yapacak kadar eğitimli değillerse işte bunun gibi sonuçlar ortaya çıkıyor :
http://www.youtube.com/watch?v=4xDRdTwHz8I
Kızı derhal bu oyunun başından kaldırıp, PC'yi kapatması gerekirken eline kamera alıp, kızının ağlamasını çekip nete veren anaya ne demeli?
Eğitim şart.
Şu son paragrafa katılıyorum. Millet bu videoyu Facebook'ta "dövülesi kız çocuğu" diye paylaştı ama ben asıl anasının dövülmesini söylemiştim.
Bir de "besmele çek" diyor beyinsiz, kızın beyni çoktan sulanmış, Allah'a havale et sen tabi… Allah ıslah etsin bunları ne diyim.
Anası dusunsun.Dogurup sokaga atmıs..
Ben oyunları ya da dizileri vs.'leri kesinlikle suçlu görmüyorum.
Bu tamamen karakterlerin eksiklikleri, eziklikleri ve komplekslerinden kaynaklanıyor.
Bugün mekanlara takım elbise ile girip Kurtlar Vadisi rüzgarı estirenlerin suçlusu dizi midir? Adamın zaten karakteri oturmadığı için birilerine özenecek illa. Mizacı Superman'e uymuyor tabi, tayt bozar abiyi, ama Polat abisine benzemek ona daha yakın geliyor.
Oyunlar da aynı şekilde…
Ben şu açıklamayı kesinlikle inandırıcı ve doğru bulmuyorum; "vay efendim GTA4 oynamış da, milleti kesmiş, GTA'yı yasaklayalım"…
Ya arkadaş, ben kanın gövdeyi götürdüğü bin tane oyun oynadım ama tek fantazim yolda abuk subuk hareketler yapan dolmuş ve taksicilerin arabalarına şöyle ışın kılıcını bi "cosssss"latıp, adamların "aaabiiii yapma abiiii" demesini sağlamaktan ibaret. Gidip kimseyi keseyim, ikiye böleyim, okulu basayım katliam yapayım dediğim yok.
Bunlar karakteri bozuk tiplemelerin yaşadığı travmalar. Belki oyunlar veya izledikleri dizi-çizgi film vs. gibi şeyler bunları tetikliyor olabilir ama bunun için bu yapımların suçlanması yersiz.
Ona bakarsak bu suçlular, bu sapıtanlar, yarın öbür gün atıyorum yolda yürüyenden, haber bülteninden, teneke sesinden vs.'den de tetiklenip harekete geçerse bunları da mı engelleyeceğiz? Çünkü herifler zaten psikopat, neyden etkileneceği belli değil ki? Karakter bozulmuş bir kere…
Makale tarzında yıllar evvel yazmıştım manyak muamelesi görmüştüm,
ama toplumun şuan ki pozisyonda olmasında yeşilçam'ın çok büyük etkisi vardır,
bir düşmanlık, servet düşmanlığı, hakkını hukuken değil kaba kuvvet ile arama, hırsılık, gecekondulaşma vb.. bunların hepsi yeşilçam ile insanlara iyi davranışlar gibi gösterilmiştir.
Araziyi parası ile alan fabrikatör …. çocuğu, ama oraya gecekondu yapan şerefli insanlar, o şerefli insanlar kader mahkumu oldukları için hırsızlık yaparlar, onlar öyle bir gösterilirki tamamen masumlar,
gecekondulaşmayı bu derece destekliyen, servet düşmanlığını körükleyen kaba kuvveti destekleyen bir yeşilçam,
Halbuki yurtdışında televisyon tamamen devletin propoganda malzemesi olarak kullanılmış, soğuk şavaşta ABD'li ben daha özgürüm diyip gençleri etkilemek için ortaokulda cinsel ilişkiye girmeyi, esrar kullanmayı, aileyi saymamayı vb. pek çok davranışı hoş göstermiştir. Ancak soğuk savaş bittikten sonra bütün filmlerinde aile yapısına vurgu yapılmaktadır. Çok basit örnek o zamanın popüler gençlik filmi American Pie, liseden mezun olan uçuk gençlerin hayatını konu almakta, ama bu uçuk gençlerin hiçbiri daha cinsel ilişki yaşamamış,
soğuk savaştan önce lise de cinsel ilişkiye girmeyen biri sakat gösterilirdi,
..
.
bizde medya, tv bu derece şiddet, ahlaksızlığı vb. kötü herşeyi pompalarsa şonuç ürün ne bekliyordunuz,
Ben ufakken babama çok kızardım, sadece belirli Türk filmlerini izliyebilirdim, inek şaban filmlerini üniversitede yani 1998 li yıllar ile izliyebildim, o zaman çok kızardın, ortaokulda, lisede muhabbetin gerisinde kalırdım
ama şimdi Allah razı olsun diyorum.
@yba
Son dönemde ABD'de film, dizilerini takip etmiyorsunuz sanırım.
Sizin sözüne ettiğiniz gibi cinsel hayatlardan bahsedilmiyor artık evet doğru çünkü Threesome'lara filan geçildi. :D
Daha yeni Gossip Girl'deki olay sahneler ortalığı alevlendirdi.
Hani bizde bihterli ,böhterli, behlullü sevişme sahneler çekilsin mi çekilmesin mi, damda mı yapsınlar, mutfakta mı tartışmaları oralarda yok çoktandır.
Nip/tuck filan az mı izleniyor Dünya'da, ülkemizde?
Nip/tuck vb. diziler saat 10'dan itibaren yayınlanır, ABD içinde 10 geç bir saattir. ABD'de 2 hafta kaldım, kesinlikle bizden çok daha mutasıp olduklarını gördüm. Benim bahsettiğim aile kuşağı, gençlerin izlediği saatler. Yoksa ABD özgürlükler ülkesidir, en sapıkları için bilede yapılan programları şovları izliyebilirsiniz, ancak deidğim gibi yayın kuşağı önemlidir. Son Amerikan dizilerine bakarsanız bahsettiğim tarzda ki değişimi farketmediyseniz bunu çok ilginç bulurum, elbette zıt örnekoler olabilir ancak gelen gidişhat ve yayın saatleri önemlidir.
Son dönem dizilere örnek olarak neleri gösterebilirsiniz?
Yani benim size prime time'da örnek olarak gösterebileceğim dizilerin tamamına yakınında cinsellik var. Doğanın gereği cinsellik olacak ona bir lafım yok ama daha çok odağında cinsellik olan diziler. Şu da var tabii. Hangi kanalları izleme şansına sahiptiniz onu da bilemiyorum. Emmy ödülü alan diziler filan pek masum değil bence. :)
Yeşilçam zamanına yaptığınız atıfta bence çok yerli yerinde değil zira size öğretilen "mülkiyet hakkının" ne olduğuyla değil gerçekten ne anlam ifade ettiğini düşünür, araştırırsanız pekte hoşunuza gitmeyecek sonuçlar elde edebilirsiniz. Konunun siyasete girmesini pek istemem ama işin bu "acı gerçek" yanı da var.
Felsefe yapmayın evladım ! bunlar olur normal , böyle anormal ölümler de olur.Biz nelerini gördük çözüm diye birşey yok taktir'i ilahi , olması gerekmiş olmuş.Ne ilginç ne mantıksız ölümler oluyor bir tanede böyle olmuş şaşırmayın hayat devam ediyor çözüm yok, yola devam sonuna kadar.
Böyle olayları bir şeylere bağlamaya çalışmayın hayatın her alanında böyle ölümler olur bunları bazı şahıslara yada kurumlara bağlamak olayı örtmek ve kılıf uydurmaktan başka bir işe yaramaz kimse olacak olanın önüne geçemez.
Sorun her zaman kontrolü elimizde tutmak istiyor olmamız ama tutamayız hayatın her alanına her noktaya her olaya müdahale edemezsiniz.Sizin veya benim veya herhangi bir kurum yada kişinin olaylara müdahale edebilme kapasitesi sınırladır kaldiki ne kadar müdahale ederseniz edin böyle olaylar belki biraz azalır yada tam tersi dahada çoğalabilir.Sen ahmet efendi bu gün pc yi çocuğuna yasaklarsan bu olayın önüne geçermisin, sen mehmet efendi bugün tv yi oğluna yasaklarsan bu olayların önüne geçermisin ?Sokaklarda ve internet kafelerde çete düzenlerinde ,seyyar porno tezgahlarında,esrar içenlerin kafa çekenlerin yanında oğlunu görürsen şaşırma.Neden çünkü içindeki boşluğu doldurmak isticek kendine kılıf istiyecek özgür olmak kendi dünyasının efendisi olmak istiyecek.
Hayır geçemezsin aksine olayı daha da beter içinden çıkılmaz hale getirirsin mantık aramayın dünya değişiyor evler ,arabalar, işler, yatlar, iklimler hayat şartları standartlar vede teknoloji..vs
Zamane gençliği gibi olacağına kadınlar gibi beline kadar saç uzatacağına, orasına burasına küpe takıp boynunda kolyelerle dolaşacağına Miroğluna özensin onun gibi giyinsin Polata özensin adam gibi giyinsin. Bence bunlar kötü örnek değil iyi birer örnektir. Ha dizilerde olan davranışları, olayları gerçek hayatta uygulamak isteyen insanların da psikolojileri bozuktur…
Saç uzatmış olmak kadınlık göstergesi değildir. Peygamberlerin de saçları uzundu ve zamanında birçok devletin birçok lideri de. Adamlık koyu renk takım elbiselerle ortalıkta tehditkar bir cahillik sergilemek değildir. İnsanları şekillerine göre değerlendirmeyin. İsteyen istediğini giyer ve belirli bir özgürlük çerçevesinde dilediğini yapar.
Günün yorumu sanırım budur, haftanın yorumlarına girmeye aday :D
Sizden kalmış mıydı yahu??
İşte bu yüzden eğitime daha fazla önem verilmesi gerektiğini söylüyoruz. "Öğretim"in yanında eğitim demek istiyorum.
Haberde insanlar şekillerine göre değerlendirilmiş. Bende buna karşıyım madem isteyen istediği gibi giyiniyor nolmuş takım elbiseyle dolaştılarsa. Maymun gibi giyinen gençlerden iyidir.
Haberde bahsedilene "stereotip" deniyor. Kendilerine biçtikleri modellere bağlı olarak, onlar gibi giyinen ve davranan gençlerden bahsediliyor.
Yoksa takım elbiseyle ya da herhangi bir şeyle dolaşmaları ne bir sorun, ne de bizi ilgilendiren bir durum. Haberde şekillerine göre değerlendirildiğini düşünüyorsunuz çünkü "insanın referansı kendisidir". buna benzer ama başka konuda bir yazıyı siz yazmış olsaydınız birilerini önceki yorumunuzda yaptığınız gibi itham edecektiniz, bu yüzden sizin dışınızdaki herkesin de aynısını yapacağını sanıyorsunuz.
Ancak daha önemlisi, kimin neyle dolaştığı hakkında özellikle imalarda ve suçlamalarda bulunanların sorun olması. Gereken eğitimi veremediğimiz için bir sürü insan, diğerlerini kendi varsayımları doğrultusunda yargılayıp üstüne mümkünse aşağılayıcı etiketler yapıştırıyorlar; takım elbise giymeyince maymun gibi giyiniyor olmaları durumu örneğin.
Oysa referansı tam tersine çevirince de aynısı çıkıyor. Sözgelimi "kadınlar gibi beline kadar saç uzatan" birisi, kendisine kadınlara benziyor yakıştırması yapan ya da maymuna benzeten bir diğerinin, aslında kendi cinsine ilgi duyduğunu gizlemek için aşırı erkeksi davranma ve dikkatleri kendi üzerinden atıp başkalarına yönlendirme çabasına dikkat çekebilir ve bunu Rob Halford'la da örnekleyebilirdi rahatlıkla.
Yahut insanları bu ilkel kriterlere göre aşağılamayla, maymun türlerinin ilkel yaşam biçimlerini özdeşleştirmek de mümkün olabilirdi.
+1
+1
+1
Ne oyunların ne de sistemin suçu, bunlar sadece bu tarz mevzular gündeme geldikçe seçilen günah keçileri.
Tamam belki sistemde bir çok çarpıklık, özendirici, kışkırtıçı unsurlar mevcut. Fakat bu konuda onlara ilk yön göstermesi, bilinçlendirmesi gereken ebeveynlerine düşen sorumluluklardan ne haber.
Her baktığına,her dinleğine, yargılamadan inanıp, araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle donatılan gençlerin çığ gibi büyüdüğü bir zaman diliminde bu tarz şeylere şaşırmıyorum.
Çocuğun kendine özgüvenini kazandırmadan, ahlaki değerlerden yoksun bırakarak, aman sesini kessin, zırlamasın yeterki bilinçsizliğiyle büyüten, özgüven aldatmacasının en büyük coşkusuyla yaşanabildiği sanal aleme, elini kolunu sallaya sallaya gitmesine engel olmayan, ipin uçu bi kere kaçtıktan sonra istese de engel olamayan anne-babalar olduğu sürece Musa ne ilk ne de son olucaktır.
yahu arkadaşlar ben de nerden baksan 1 sene o oyunu oynadım ama kimseyi öldürmedim ha şurası gerçek oyun bağımlılık derecesine varabilecek biroynama isteği oluşturuyor..
ama o oyunu oynayan 1 milyonu aşkın insan var türkiyede bir kişi ölmüş
o zaman demekki oyunla alakalı olan bir durum yok..
denildiği gibi oyunda gerçek paralar kazanılıyor oyunda karakterini geliştirip satabilirsin, oyunda güzel önemli item bulupsatabilirsin veya başka oyuncuların karakter şifrelerini çalıp onların itemlerini veya karakterlerini satabilirsin..
ve paranın girdiği yerde mertlik bozulur…
Üst Msg. Ark. Dediği Gibi Bende Oyunuyorum. MMORPG Tabanli Bir Oyun Oyun İçinde Bulunan Sanal Obje Veya Oyun İçinde Kullanilan Para Birimi Için Gidip'te 1000'lere Ytl Vermişde Değilim. Bu Birazda Bizde Para İşin İçine Girdiği Taktirde Ne Yazikki Böyle Aci Şeyler Olabiliyor. Biz Millet Olarak Başkalarina Çamur Atsakta Biz O Kadar Masum Değiliz.
@Hakan Yazisini Ve @Jeep Yazisini Bu Konuda Çok Hakli Görüyorum.
Saygilar.
bu tr deki basın kuruluşları reyting için herşeyi yapar, ntv de spiker soruyor çoçuklara("oyun için ne düşünüyorsun"-carım var ben kıralım diyor/ntv deki linki bulamıyorum)..bu ülkede sporu+gençliği güzel etkinliklere teşvik etmezsen…bilye oynamayan,çelik çomak yakar top u saçma kabul ettirirsen..bu ülkenin gençleri asosyal olur
Hayır herşeyi geçtim de, televizyonlarda küçük dahi Musa, bilgisayar kurdu Musa falan diye anıldı bu çocuk yahu. Hayır bilgisayar başında saatlerce MMORPG oynayıp, char, buff yok efendim xp, artı basma muhabbeti yapmak dahilikse, dünyanın en çok dahi yetiştiren milletiyiz demektir herhalde. Haydi gençler MMORPG'lere o halde, "çar"ınıza kuvvet.
insanlarin vicdanlarina ve kalplerine giden yollar maalesef kapali .Turkiye gibi bir ulkedeki bazi antidemokratik kesimler nedeniyle bu yollarin acilmasi ise hala zor.
Cezalarin caydiricilik seviyesi en buyuk etken.
Tek suçlu o çocuğu öldüren …
Dizi başladıktan sonra sokaklarda caddelerde kimseyi göremiyorsanız,medyamızda güncel olayları siyaset bazında takip ediyorsa,internet kafelerde hizmet olarak oyun ve türevleri ile zaman geçiriliyorsa sistemde de suç var eğitimde de hatta ve hatta bizim de suçumuz var ki bu insanları bilinçlendiremiyor üzerimize düşen görevleri yerine getirmiyoruz.
metin 2 mi :S osman 5 çıktı haberiniz yok mu :D
arkadaslar ben 24 saatin 15 saati crysis wars oynuyorum ilk 10 a girerim. server a girdiğim zaman saygı gorurum admin gibi. veya gercek hayattaki gibi.aksi halde bedelini odetirim bi sekilde.bırakmam.oyunda da bırakmam ve oyun hackeriyim.ama kendi serverımda yapmam. amerika serverlarında dalga gecerim.mod geliştirdim crysis warsta. alaka yok ama bu konuyla olsun wars oynayın siz mesa.ben mesa ya gidiyorum gece 4 te cıkıcam bir oyun 180 dk uzerinden.siz bu konuya yorum yapın durun.kolay gelsin.anlatınca acıldım arkadaslar.
Ben de Mars'a ilk ayak basan astronotum. Nasa halka açıklamıyor ama Opportunity'i ben kullanıyorum. Burda çok güzel arkadaşlar edindim adları E.T. Hatta bu yorumu da Mars'dan yazıyorum. Kablosuz bağlantı var burda 1Mbit/s sınırsız; AlienNET.
E.T.'ler bana çok saygı duyuyor, beni Hacker diye çağırıyorlar. Geçenlerde Andromeda'dan bir filo buraya saldırdı, ben de geldiklerine pişman ettim onları; gemilerinin bilgisayarlarını hackleyip hepsini etkisiz hale getirdim. E.T'lerin kahramanı oldum. Hatta beni şavaş gemilerinin kaptanı yaptılar, Kaptan Kirk. Yakında galaksiler arası savaş çıkacak, bir savaş aşağı yukarı 180 ışık yılı sürüyor. Siz burda Crysis oynayadurun ben evreni kurtarmaya hazırlanıyorum.
süper
süper
Kuvvetli bir alkış alıyoruz arkadaşa bu üstün başarılarından dolayı. Crysis Warhead iş hayatındaki en geçerli referanslardandır zaten, bugün bütün büyük şirketlerin CEO'ları Warhead server'larından çıkmaktadır. Yolun açık, başarılar.
Başka bir açıdan bakarsak da 15 saat Crysis oynayan bir tip, kalan 9 saatin 8'inde uyuduğu varsayımıyla günde 1 saat boş vakite sahiptir ki o boş vakitin de 15 dakikasını tuvalette, 15 dakikasını da tükenen erzağını yenilemek üzere iz üstünde geçirir. Takdir edersiniz ki yarım saat cinayet işlemek için yeterli değildir. Haydi gençler Crysis'e o halde.
Kardeşim gülecem diye karnıma ağrı girdi bu kadar da olmaz ki canım..
+++
dediğim her gün tabi
çözüm YOK…
her koyun kendi bacağından asılır…
Beden eğitiminin liselerde 1 derse indiğini, küçük çocukların apartmanlara hapsolmaya mahkum olduklarını düşünürsek içimizdeki çocuk mutlaka bir noktada çığlık atacaktır.
Hayatı ancak oyunlarda yaşayabilen (bir nevi postmodern tinerci) bir nesil yetiştiriyoruz.
Sporu, sanatı, arkadaşlığı öğrenmiş birisi bunu yapamazdı.
Dünya'da milyonlarca insan bilgisayar oyunu oynuyor ve nedense sadece bir kaç geri zekalının kendi anarşist beynindeki vahşi duyguları ortaya çıkarmasından dolayı tüm oyunlar ve oyuncular suçlu durumuna düşüyor. Oyunlar insanı gaza getirmiyor değil fakat kafanın içinde beyin diye taşıdığın küçük bir parça bile varsa bunu gerçek dünyadan ayırabilirsin. Üstelik biraz daha aklını kullanırsan mesela bir oyunda geçemediğin bir bölüm için yaptığın hırsı gerçek yaşamına aktarır ve meşru olan aşılmaz duvarların hepsini aşabilirsin. Her neyse aslında ne söylersek söyleyelim sadece içimizde bize (oyunculara) haksızlık yapıldığını haykıran sesin kişisel savunmasını yapmaktan ileri gidemeyeceğiz. Ve ne yazık ki bu hiç bir şeyi değiştirmeyecek ve diğerleri bilgisayar oyunlarını insanı bir "ölüm makinesine" çeviren(!) şeyler olarak görmekten vazgeçmeyecek. Bence yapabileceğimiz en önemli şey BEKLEMEK ve ÜMİT ETMEK. Kimbilir belki birgün bizi anlarlar.
her kelimesine katılıyorum, ruh hali cehalet kontrol'süzlük diyorum
Bir katil her yerden gelebilir, oyundan, vs…
Ama bu demek değildir ki her katil bilgisayar oyuncusudur.
Şu günlerde katillerin bilgisayar oyunu oynama ihtimali 20 yıl önce her katilin bir barda kuytu gölge bir köşede alkol veya uyuşturucu alıyor olma ihtimali ile aynı olduğundan bilgisayar oyunları ile aralarında bir bağ kurulmaya çalışılıyor. Yanlış.
Konuya oyunlar üzerinden değil de bu günlerde sıkça açığa çıkan cinayetler üzerinden değinmek istiyorum. (Karşı çıkanlar, katılmayanlar illaki olacaktır ama yegane çözüm budur.)
"İdam geri gelsin. Bakın ozaman bırakın basit bir oyun için dökülen kanları namus için bile cinayet işleyebiliyorlar mı?"
Burada sorun; cinayet işleyenlerin hala yaşıyor olmasıdır… Çözüm: kısasa kısastır.
Bende katılıyorum idam geri gelsin; canileri bir müddet hapiste besleyip, sonra aramıza geri yolluyorlar. Canilik potansiyeli olanlar da bunu görüyor.
İDAM GERİ GELSİN!!!
kesinlikle katılıyorum, katil yaşamaya devam ediyor olan kurbana oluyor bu adalet değil.
hiçbir yasak ve cezayı sevmem.
ama illa birşey yasaklamak istiyorsanız ilk olarak parayı yasaklamakla başlayın.
hırsızlıkların hepsinin ve cinayetlerin çoğunun sebebi değil mi para?
arkadasım olan kurbana oluyor diyorsunda aptal katilin bi tarafı değil her yeri sonsuza kadar yanacak cennete giremiycek yasıycağı burda en fazla 50 yıl ahahaha
Oyunlara suçu atmak doğru olmasa da gençliğimiz orta ve lise öğrencileri bilhassa bu tür oyunlara kendini fazla kaptırıyor.
İlk ragnarok KO ,silkroad sonrasında 100 lerce mmorpg ücretsiz adı altında sunulan aslında gençleri ve bireyleri sömürmeyi amaçlamış bu oyun sistemi gençlerin en önemli zamanlarını boşa gitmesine neden olduğunu düşünüyorum.
Aile ler zaten yap çocucugu sokağa mantıgı ile yükü hafiflediğini zannedip evlat büyüttüklerini zannetsinler hala.
Gençler sanal alemde mutluluğu bulmaya çalışıyor.
Olmayan para için uykusuz kalıyor sosyal hayatından geri kalıyor.
Bugün "e Kurtlar vadisi vb. diziler şiddete daha eğilimli çocuklar meydana getiriyor " deyip sıyrılmak doğru olmaz.
Bugün ülkede korsan oyun mevcut ucuz hatta netten indirmek daha kolay.
Gençler "abi şu vga yı mı alsam şu cpu yu alsam işte bak bilmem kaç pi yaptı ihtiyacı olmadığı halde 2 hdd alıp raid yapan ,3-5 kare <fps) perormans için OC ye 100 lerce dolar harcatan ve bunların hepsinin oyun oynamak için olduğunu çok önemli birşey miş gibi AŞILAYAN PC Web sitelerinin, DH gibi Mesaj panolarının hiç mi suçu yok acaba?
Yani TV deki denetim i suçlayacağınıza önce insan kendine bakmalı
Yılan kendi eğrisini bilmez ,Deveye boynun eğri der.
Nasıl sa "SANALN MÜRİD" ler den reklam gelirleri iyi geliyor koy "Ne koyarsan koy her içerikten koy FPS TPS FRP RPG YETERKİ BİZİ TIKLASINLAR.
katılıyorum.online oyunların hicbir faydası olmadığı gibi çocukların boşa zaman harcamasına ve bağımlı olmasına neden oluyor.
online oyunlar özellikle çocuklar icin kısıtlanmalı.Aileler bu konuda gerekli önlemi almalı.
benimde kuzenim bu oyunlara takıldı.Daha 6. sınıfa gidiyordu.Ve sonunda onun o sene icin derslerinin çok kötü olmasına neden oldu.Derslerden kaçıp oyun oynamaya gidiyordu.1 sene de anca kurtulabildi.
Eger önlem alınmazsa bu oyunlar insanlar icin cok büyük kayıplara da neden olabilir.(musanın hic uğruna öldürülmesi gibi)
ben oynuyordum metin2 yi 65 e kadar geldim yakın arkadaşım id ve şifre istedi verdim soymuş ne varsa illa öldürmemmi lazım onu şimdi
bende bağımlısıydım ama artık oynamıyorum ve hala internet cafelere girdim zaman masaya oturana kadar gördüm her pcde hemen hemen metin2 açık
ne diim ben kurtuldum sizde kurtulmaya bakın
BİR OYUN İÇİN NE KÜFREDİN NEDE HIR ÇIKARIN
ne diyeyim kardeşlerim allah sizede yardım etsin