Amerika'da epey geniş sayıda katılımcı ve pek çok kriter doğrultusunda gerçekleştirilen araştırmaya göre, en iyi dalı iş sistem mühendisliği olmuş.Araştırma sahipleri öncelikle 7000'den fazla iş dalını ele almışlar sonra da bu sayıyı çeşitli kriterlere göre elemeye tabi tutmuşlar. Önce bu kriterlere bir göz gezdirelim:
En İyi 260 İş Kolu:
- Gelecek on yıl içerisinde %10 ve üzeri düzeyde büyüme beklenen bir sektör olması
- Çalışabilmek için en az üniversite diploması istemesi
- Tecrübeli çalışanlar için(işine göre 2 ila 7 yıl arası deneyim olması şart koşulmuş) işin sağladığı yıllık ortalama gelirin 65,000 Dolar ve yukarısında olması
- Ülke genelinde 10,000 pozisyondan daha düşük bir arama sahasına sahip olması
En İyi 100 İş Kolu: Bu yukarıdakilerden geçen iş kolları bu sefer ekonomik kriz karşısında gösterdikleri dayanıklılık ile ölçülmüşler ve doğal olarak bir kısmı daha elenmiş. Elenmeyen arasında ise bu defa benzer alanlarda olanların ve benzer yetenekler gerektirenlerin gruplanması neticesinde ilk 100 dışında kalmış.
En İyi 50: Ardından sıra çalışanlara sormaya gelmiş. 35,000 çalışan üzerinde yapılan ankette çalışanlardan işlerini memnuniyet, esneklik, stres, gelir, sağladığı güvenlik, edinilen ikramiyeler ve benzeri kıstaslar göze alınarak değerlendirmeleri istenmiş
En İyi 10: Ve son olarak da endüstri uzmanlarına ve geride kalan iş kollarında çalışan üst seviye yöneticilere benzer sorular sorularak en iyi 10 iş tanımlanmış.
*************
…Ve işte fırsatlar ülkesinde yaşayanların hayatları boyunca karşılarına çıkacak en önemli iş fırsatları:
- Sistem Mühendisliği
- Asistan Doktor
- Üniversite Profesörleri
- Pratisyen Hemşire
- IT Proje Yöneticisi
- Yeminli Serbest Muhasebeci
- Fizik Tedavicisi
- Bilgisayar/Ağ Güvenlik Uzmanı
- İstihbarat Analizcisi
- Satış Direktörü
İşte araştırmaya göre bu yukarıdaki 10 iş kolu Yeni Kıta'nın en gözde iş kollarını oluşturuyor. Şimdi de sonuçları biraz daha dallandıralım. Mesela bir en'ler tablosu yapalım:
- En Yüksek Maaş: Yıllık 491,000 Dolar ile Menkul Değerler Tüccarlarının
- Ortalama En Yüksek Maaş: 292,000 Dolarla Anestezi Uzmanlarının
- En Esnek İşe Sahip Olanlar: Satış Direktörleri
- En Tatminkar İş: Doktorluk (Hekim babında)
- Topluma En Faydası Olanlar: Anestezist Hemşireler
- En Hızlı Büyüyen İş Kolu: Telekomünikasyon Ağ Mühendisliği
- En Stresten Uzak İşe Sahip Olanlar: Eğitim Danışmanlığı
- En Güvenli İşe Sahip Olanlar: Acil Servis Doktorları
- En Çok Gelecek Vaat Eden İş Kolunda Çalışanlar: Ürün Yönetimi Direktörleri
Aslında benzer bir çalışma ülkemizde de yapılsa çok yerinde olur. Mesela biz de en çok kazananlar kimler..? Veyahut en 'kebap' iş kimlerin gibi :)





















Valla gördüğüm şu, komşum asansörde karşılaşıyoruz, nasılsınız diyorum,
"battık bittik, mahfolduk, işler çok kötü" diyor..
1 ay sonra 2,5 yaşındaki Passat'ını değiştirip yeni bir Passat alıyor. Yine asansörde karşılaşıyoruz,
"Araba çok yaşlanmıştı o yüzden değiştirdim, işler çok kötü ne zaman düzelecek bilmiyorum"
6 ay sonra bir arabada (golf) oğluna alıyor.
Bu sadece 1 olay, etrafımda ki herkes böyle,
kiminle konuşsan battık bittik, işler çok kötü,
ama ağlayanlar bir bakıyorsun 2. araba, yazlık vb… gidiyor..
Bu ruhumuza işlemiş, örnek krizin başında ağlayan bankalar, batıyoruz diyen bankalar, devlet bize destek olsun diyen bankaların hepsi tarihi rekor kar açıkladı.
Lakin şu ABD'lilere hayranım, adam kanalizasyonda temizlik yapıyor, işimi çok seviyorum, yaptığım iş çok önemli diyor. Adam ölü hayvanların geri dönüşümünde çalışıyor işimi çok seviyorum diyor, Adam fabrikada 30 yıldır aynı işi yapıyor, ürünleri kolilere diziyor, işimi çok seviyorum diyor,
Bu adamların cebinde ay sonu sadece 4-5 bira alıp TV karşısında içecek para kalıyor. Geri kalan tüm maaşları ödemelere gidiyor. Ama hepsi mutlu. Bizde herkez ağlıyor ama en büyük lüks tüketim, alışveriş çılgınlığı hepsi bizde.
Bu sebep ile konu dağıldı ama bizde böyle bir anket olamaz,
herkez işim çok kötü der.
Ağzınıza sağlık hocam, aynen düşündüklerimi yazmışsınız.
haklısın hemde çok haklısın. birde şu var, piyasa hiç olmadığı kadar üçkağıtçı, dolandırıcı, şerefsiz dolu. çünkü biliyorlar ki kanun manun hakgetire bu memlekette. o yüzden parayı kapan toz oluyor ortalıktan. hakmış, hukukmuş filan tozlu raflara kaldırılmış.
Türk milletini çok iyi özetlemişsiniz, helal olsun :)
yba, tanissak alnindan operim buyugumsen elinden operim :)
Karni ac olan doyar ama gozu ac olan hic doymaz.
Ahahaha, borç istemeden cevabı veriyor kirli çıkı. Battık, bittik, yan yattık.
Çok haklısınız… agzınıza sağlık..
yba çok iyi bir yorum…
alışveriş çılgınlığı konusunda biraz daha düşün istersen
? Bu kısmı tam anlıyamadım? Krizde en çok ferrari Türkiyede satıldı. Lüks tüketimin en yüksek olduğu ülkelerden biri Türkiye, şuan tek rakibimiz Ruslar ve Çin. Cebinde para olmayanda taksit taksit alıyor. Ancak ABD'de taksit diye bir olgu yok! Türkiyenin Özelleştirmeden elde ettiği gelir 9Milyar$ iken, cep telefonu satışlarından 16milyar$ harcadığını biliyorsunuzdur. Türkiyede ki lüks tüketimi aşağıda ki örnek cümleler ile aratırsanız pek çok rakkama ulaşabilirsiniz. ABD'de insanların kullanıkları telefonlara bakın, çoğu bize göre takoz kullanıyor. ABD'de Apple ciddi bir strateji ile tüketim çılgınlığı başlattı ancak o cihazları 100-200$'a operatör üzerinden alıyorlar. Zaten ABD'de ki tüketimin artması ABD ekonomisini ciddi bir şekilde sarstı. ABD de iken lüks arabalara bakıyordum, koreli, hindistanlı,asyalı vb.., ABD lilerin çoğu Ford veya sıradan Toyotalar kullanıyordu.
"Lüks tüketimin yeni adresi Rusya ve Türkiye"
"Türkiye’de 14 milyar dolar lüks tüketime gidiyor"
"Türkiye’de toplantılara katılmak üzere İstanbul’a gelen Calvin Klein CEO’su Gaetano Sallorenzo, “Türk tüketicisinde lüks tüketim iştahı var” diyerek, Türkiye’nin kendileri için çok önemli bir pazar olduğunu kaydetti."
Evet bizimkilerin elinde milyarlık cep telefonu üstelik kontörlü :)
Araba konusunda size tezat olarak Amerikalıların çoğu değil ,fakirleri :)
1600 cc civarı arabalar Amerikalıların gözünde bisiklet (Amerikada yaşayan arkadaşımın ağzından,kendisi Texas da)
Bizim millet oldum olası gösterişi sever.Lüksleri bile ihtiyaç görür.
Arabaların markasını sorunuz,
Mercedes, BMW'mi diye, evet arabalar 5000cc fakat aşırı lüks arabalar değil, fiyatlarıda ucuz, Etilere'e gidin Las Vegas'tan daha fazla lüks araba göreceksiniz.. Ayrıca emin olmamakla birlikte kendi bindiğim 4-5 arabadan bu kanıya vardım, oradaki arabaların donanımları düşük. Grand Cherokee'ye bindim içinde hemen hemen hiçbirşey yoktu, çok kalitesiz gözükmüştü, aynı şekilde Chrysler 300C'ye bindim 1000milden fazla yaptım konsol, göstergeler oldukça kalitesizdi, saati bile çok komikti. Emin değilim ama kişisel gözlemim bizdeki arabalarda işçilik daha kaliteli ve donanımlar daha yüksek. Uzun yıllar orda kalan varsa daha doğru yorum yapabilir. Belkide ben yoğunlukla kiralık araçlara bindiğim içindir.
İyi de kardeşim bu yazdıkların Türkiye'nin refah seviyesinin yüksekliğini göstermezki. Tek gösterdiği şey gelir dağılımın adaletsizliğidir.
Senin bahsettiğim kesin pastadaki bir kırıntıdan ibaret. Türkiye'de 18 milyon kişi açlık sınırında yaşıyor ve kimse bunların nasıl yaşadığını bilmiyor.
Söyledikleriniz daha çok, kültürden kaynaklanan durumlar. Bizim gösteriş için -çok afedersiniz- popomuza iki beden büyük aldığımız ilkel "şehirde giden arazi araçları" orada norm mesela. Ama Amerikan arabalarını işçiliği ve tuhaf aksesuar tercihleri ile Avrupalıların ve onlardan etkilenen bizlerin tercihlerini karşılaştırdığınızda ekonomik bir karşılaştırma yapmış olmuyorsunuz. Şöyle düşünün, Avrupa'da insanlar küçük motor ve turboya doğru bakarken ABD'dekiler onların üç katı benzin harcayan aletlere biniyorlar.
Bizde de aksine, statü sembolü o Amerikan "şehirde giden arazi araçları". Poposuna iki beden büyük iç çamaşırı almak gibi. :)
Ben, işim kötü demeyenlerden olacağım o halde.
Psikolojik danışmanlık okudum, özel eğitim yüksek lisansı yaptım ve şimdi de dil ve konuşma terapistliği doktorası yapıyorum. Çok zor (insan sağlığı ile ilgili olduğu için) ve emek isteyen işlerim (birbirini takip etti işler, farklı işler yapmadım yani) oldu hep. Şu anda aylık kiramı ve yol masrafımı karşılayacak kadar para kazanıyorum ama işimi seviyorum. Kendimi başka bir iş yaparken düşünemiyorum bile…
Bizde bu istatistikler söylentilerle yayılıyor. Yanımızda çalışan vasıfsız eleman bana gelip kinayeli bir şekilde "benim arkadaş filanca yerde çalışıyor, 2000 lira maaş alıyor altına da araba vermişler" diyor. O arkadaşını da biliyorum, ilkokul mezunu, işçi olarak çalışıyor. Kimseyi aşağılama niyetinde değilim ama her ülkede her işin bir rayici vardır. Kimse kimseye kafasına göre ücret ödemez, belki piyasadan biraz yüksek veya düşük olabilir ama ortalamaya yakındır. İstisnalar kaideyi bozmaz, belki aradan uçuk örnekler çıkabilir. Yine de, bence insanların ücretten önce işin kendilerine uyup uymadığına bakarak tercih yapmaları daha uygun, sadece ücrete bakarak yapılan tercih insanların mutsuz olmasına sebep olabilir. Para bir süreliğine insanları avutabilir ama mutlu edemez.
şu altına araba verme olayı çok enteresandır bu memlekette. patron kendi işi görülsün diye araba verir ama eleman o iş hariç her türlü kendi işinde kullanır arabayı. hatta o kadar ki yan sokaktaki markete araba ile gider çünkü benzin bedavadır. bu çapulcu zihniyetinden kurtulmadıkça afedersiniz ama bizden bi bok olmaz.
Taze taze, sıcak sıcak. Daha az önce, eleman bana lastik tamir kiti satan firmada şoför olarak çalışan arkadaşının altına Kia Sorento arazi aracı verildiğini söyledi. Yemin ediyor, kendisi de binmiş içine beraber gezmişler. Kurumsal firmalarda müdürlere bile verilmeyen araçları şoförlere kim nasıl veriyor? Arabayı bedavaya verseler, sadece vergisi ve yakıtı bile adamın belini büker. Aklım almıyor benim… Ya onlarda bir acaiplik var ya da fena halde yalan var.
patronun özel şöförü filandır o.
Değil, o çocuğu ben de tanıyorum, birkaç kere gördün. Panelvanla müşterilere dağıtım yapıyor, özel şoför filan değil.
yorumların altında neden beğen butonu yok_?
Sistem Uzmanı (???)
Ben de kendime göre sistem uzmanıyım,
lakin maaşım o kadar değil (yakın ama :)
İlk mesajı yazan arkadaş güzel değinmiş,
her ağlayanın altı ıslak değil aslında,
her gülenin de altı kuru değil.
Neyse efendim,
herkese iyi günler, mutlu yarınlar.
Türkiye'deki sistem mühendislerinin sonu nasıl olacak ben söyleyeyim. Çalıştıkları şirket bilişim altyapısının yönetmini IBM, HP gibi büyük şirketlerden birine devredecek, daha önceden gayet iyi şartlarda çalışan ve o sistemi kurmuş yönetmiş ve sahiplenmiş olan personel de ya işinden olacak ya da bu taşeron şirketlerde üç kuruşa çalışmak zorunda kalacak, üç kuruşa çalışmayı kabul etmezse zaten yerine daha ucuza çalışmaya razı hintli sistem mühendisleri sırada bekliyor olacak.
türkiyede bu iş değişiklik göseriri arkadaşın passat oalyı gibi.para yok diyenler lüks harcamalar yapıyor demkki var işiyler.bi de sürekli özelleşme,hizmet alımı gibi acayip durumlar olduğu sürece dengesiz bi ortam olacak.
Çok güzel bir söz biliyorum "Parası olan ağlar"
Arkadaşın anlattığı olaya tam uyuyor :)
Güzel bir makale, gerçek çin (türkiye dir), eğer kurumsal bir şirkette çalışmıyorsan =öldük,bittik paramızı alamadık der dururlar. TR de sanayisi olan 10 il de durumlar çok iyi-kriz filan bahane, nüfus oranı şahane. http://www.cingunlugu.com/
bu haberi gormem cok iyi oldu cunku bilgi teknolojilerinde sistem linux sistem muhendisligi uzerine yogunlasiyorum. ancak orda yazilan maaslar bir kac yil tecrubeli kimseler icin sanirim. abimin calistigi firmada calisan rus linux sistem muhendisi $90.000 civari aldigini biliyorum. ise yeni baslayan 1. seviye kisiler icin bu maas $50.000 den basliyor.
amerikadaki arabalar gercekten kaliteli degil, ford focus meksika uretimi, uzun suredir kullanmaktayim, Turkiye'deki alman mali, vw yine meksika uretimi, 4. nesil golf-jettanin camlari elektrikli degil!!! mercedes C sinifi yine meksika, nedeni ise NAFTA'da oldugundan her iki ulke urettigi mali amerikada uretiyormus gibi, yani kotaya dahil degil, ayrica vergisi de yok.
Trde çoğu işsiz.
Yba ve diğer arkadaşların yorumları çok yerinde tespitlerden oluşuyor. Sürekli krizden dem vuran, ağlayan, "Param yok aabi" muhabbeti yapan adam lüksünden, otomatiğinden, herşeyin en yenisinden asla kaçınmadığı gibi temel ihtiyaçlarından da olabildiğince kısar. Maksat gösteriş olsun, namı yürüsün.
Eskilerin "Ayranı yok içmeye…" şeklinde başlayan bir lafı vardır, durumu yeterince anlatmaya yetiyor.
amerikadaki sistem mühendisliği türkiyede ve avrupada endüstri mühendisliği türkiyedeki yerli şirketlerin hiç birinde kalite planlama yok.bundan dolayı da bende bir endüstri mühendisi olarak işsiz kaldım ve tercihim yurt dışı oldu.Burası Türkiye :)
Gecen yaz Amerikadaydim hayatlari hic te oyle degil adamlar saati 8 dolara calisiyorlar en kotu isle bile altlarina 700 800 dolara guzel bi araba cekip litresi yaklasik 1 liradan benzin aliolar pizza dagitan koca adamlarin bile sosyal bi yasantisi war golf oynuolar daga tirmaniolar ve hepsinin de arabasi var 18 yasindaki cocuk yazin calisip kendisine araba alabiliyor.Turkiyede de en kotu isle asgari ucret aliosun asgari ucretle kim nasil geciniyo Allah kolaylik versin.Burda biz cok daha az kazanioruz cok daha pahali yasioruz rahatlik bunun neresinde anlamayamadim? biri aciklasin bana…