Uzun zamandır süren tartışma cep telefonlarının kansere yol açıp açmadığının tam olarak belirlenememesi düzeyindeydi. Yakın zamanda yapılan bir çalışma sonucunda Dünya Sağlık Örgütü (WHO) cep telefonu radyasyonunu IARC ölçeğinde 2B Grubu'na aldı. WHO'ya göre cep telefonları "insanlar için kanserojen olabilir".
Açıklama 14 ülkeden 31 bilim insanının yakın zamanda yaptığı bir çalışma sonrası geldi. Araştırmacılar bireylerin cep telefonundan kaynaklanan türde radyasyona maruz kalmasının insan için kanserojen olabileceğini belirtiyor (İng. possibly carcinogenic to humans olarak Google'layınız). Bahsedilen kanser tipi "beyin kanseri". Daha net bir ifadeyle, araştırmacılar cep telefonu kullanıcılarının gliom geliştirme riskinin daha fazla olduğunu söylüyor. Başka kanser türleri için herhangi bir sonuca varamamışlar.Çalışmada, günde 30 dakika ortalamasıyla 10 yıl boyunca cep telefonu kullananlarda gliom riskinin %40 arttığı sonucuna varılmış. Gliom, özellikle beyinde gelişen bir tümör.
![gty_cell_phone_cancer_nt_110531_wg[1] Dünya Sağlık Örgütü: Cep telefonları gerçekten de kanser yapıyor olabilir gty cell phone cancer nt 110531 wg1 550x309](http://cdn.pclabs.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/gty_cell_phone_cancer_nt_110531_wg1-550x309.jpg)
Cep telefonları mikrodalga bandında radyasyon yayıyorlar. Başka aygıtlar da var bu sınıfta. Bu tip radyasyon "iyonize etmeyen türde" bir radyasyon, yani nükleer atık vb. kaynaklı radyasyonla alakası yok. Ancak uzmanlar bunu "beynimizi pişiren ufak bir mikrodalga fırın"a benzetmişler -sokaktan geçen adamın anlayacağı şekilde. :) Elbette tam olarak beynin pişmesi sözkonusu değil; hatta cep telefonu kaynaklı sıcaklık artışı normalde beyinde bölgesel kan akışının hızlandırılmasıyla bertaraf ediliyor ama sonuçta ortada bir cep telefonu etkisi var.
En büyük risk grubunu çocuklar ve ergenler oluşturuyor. Kafatasları daha ince olduğu için beyin hücrelerinin cep telefonu kaynaklı radyasyona daha fazla maruz kalmaları sözkonusu. Belki daha önemli bir konu da çocukların hücrelerinin yetişkinlere göre daha hızlı bölünüyor olması (çünkü büyüyorlar). Bu da kanser olasılığını daha da artırıyor.
Bu çalışmaların şimdiye kadar sürmesinin bir nedeni var. Bu kanserler uzun sürede gelişiyorlar ve cep telefonu kullanımı yaklaşık son 10 yıllık bir sürede arttı. Yani bugün cep telefonlarının kanserojen ilan edilmesi, daha doğrusu geçmişte böyle bir sonucun çıkmaması, sonuca varılmamış olması ya da tersi olarak sonuca varılmış, ama cep telefonu üreticilerinin baskısıyla gizlenmiş olduğu anlamına gelmiyor. Basitçe, yeteri kadar çok sayıda araştırmanı yapılması ve sonuçların birikmesi zaman aldı.
Bu arada cep telefonunun dahil edildiği kanserojen sınıfında kurşun, egzoz dumanı ve kloroform yer alıyor.
Cep telefonunun doğrulanan ve olası etkileri kanserle bitmiyor. Daha önce yapılan çalışmalarda bellek gibi konular üzerinde de etkisi olduğu saptanmıştı.
Cep telefonunun olumsuz etkilerini azaltmak için yapılabilecekler arasında cep telefonunu kafanızdan biraz uzak tutmak, mümkünse kablolu kulaklık kullanmak var. Elektromanyetik dalgaların gücü uzaklığın karesiyle orantılı olarak azalıyor. Dolayısıyla mümkün olduğu zamanlarda telefonun eller serbest özelliğini kullanmanız yardımcı olabilir. Kablolu kulaklık en etkili çözüm. Bluetooth kulaklıklar da yine mikrodalga bandında yayın yapıyor ama çok düşük güçlerinden dolayı herhangi bir riskle ilişkilendirilmiş değiller (şimdilik). Onların da kablolu kulaklıkla kullanılanları var.
Bir de güç miktarı durumu var. Etkileyen şey telefonun aldığı dalaglar değil, gönderdiği dalgalar. Dolayısıyla baz istasyonundan uzak olmak, asansörde kullanmak, hatta hareket etmek (ve böylece konuşma sırasında baz istasyonu değişikliği ihtimalini artırmak) cep telefonunuzun ilettiği sinyalin gücünü artırmak zorunda kalmasına neden olabiliyor.
Bu ön bilgilerin ışığında kendinize çözümler geliştirebilirsiniz; örneğin evde telefonu pencere kenarına koyup Bluetooth ile kullanmak gibi. :) Dikkatli olun: Cep telefonu kaynaklı sağlık riskleri uzun vadede ortaya çıkabiliyor. Yani bu bir geçici önlem değil, bir alışkanlık olmalı sizin için.
"..günde 30 dakika ortalamasıyla 10 yıl boyunca cep telefonu"
t zaman değişkenimiz arttıkça bu oranın daha da yükseleceğini düşünüyorum. Kim bilir belki 5 sene sonra kulaklıksız konuşmak engellenir, yasaklanır.
Merak ettiğim bir konu var, bu gliom'lar beynin hangi lobunda oluşuyorlar? Cep telefonunu sağ kulağına dayayarak konuşanların gliom'ları sağ lobunda mı mesela?
Herhangi bir lobunda olmasıyla ilgili bilgi yoktu ama çalışmanın orijinalini bulmak istiyorum ben de… Belki öyle bir istatistik vardır.
Evet, beyin tümörleri genelde telefonla konuşulan tarafta oluşuyormuş.
Peki Bluetooth, onda durum ne?
Bluetooth'lu kulaklık kullanmanın zararı var mı? Özellikle direk kulağa takılanlarlar?
Bluetooth henüz bir şeyle ilişkilendirilmedi. Yaydığı sinyalin gücü çok zayıf; cep telefonu yerine göre kilometrelerle ölçülen bir uzaklığa yetişmek zorunda ama Bluetooth 10 metre. :) Bir tehlike varsa bile, cep telefonunu kafaya dayamanın yanında ihmal edilebilir gözüküyor.
Ben yine de yakaya takılan BT aygıtlarını tercih ediyorum.
Yahu olabiliri mi kalmış? Radyasyon işte, fazla maruz kalınca zarar veriyor.
Olabiliri var. :) Her radyasyon aynı radyasyon değil. Elektrikli ısıtıcılardan da radyasyon var, güneşten de var, bizim vücudumuzdan bile var. Radyasyon, enerji taşıyan herhangi bir parçacık ya da dalganın yayılması demek. Bu olgunun meydana geldiği her şey radyasyon.
Pratikte nükleer atık gibi kaynaklardan gelen "iyonize edici" radyasyon için "radyasyon" tanımı kullanılıyor. Fizikle tanışıklığı lisede maddenin üç halinde kalmış vatandaş da tabii radyasyon deyince bir hoplayıveriyor. :) Ama teknik olarak görmemiz için bile bir tür radyasyona ihtiyaç var.
Cep telefonu kaynaklı radyasyonla nükleer radyasyon aynı sınıfta değil. Mesafeden dolayı belki benzer etki olabilir ama cep telefonu kaynaklı radyasyon, iyonize edici olmayan radyasyon. Dolayısıyla "o da radyasyon bu da radyasyon" diye kanserojen olduğu sonucuna varmak mümkün değil. O zaman gözlerimizi kapatalım, kendimizi komple Faraday kafesine alalım; o da radyasyon bu da. :p
Önemli olan iletilen güç. Bu bağlamda, baz istasyonlarının elimizdeki cep telefonundan daha az tehlikeli olduğunu da varsayabilirsiniz. Benim gördüğüm bir lokal baz istasyonu 10 W gibi bir güçteydi. Şu anda bana 100 metre kadar uzakta ve arada duvarlar var. Muhtemelen yanımdaki cep telefonuyla konuşmaya başlasam daha yüksek güçte olacak kafaya giren radyasyon.
İyonize eden radyasyon, basitçe atomlardaki elektronu koparan radyasyondur. Kimyasal bağlar elektron paylaşımları üzerine kuruldugu için bu tür radyasyonlar molekullerin yapısını bozacaktır. İyonize edebilen radyasyon şunlardır: alfa, beta, nötron, kozmik ışınlar, morötesi, x ve gamma ışınımlarıdır.
Telefonlardaki sinyalin frekansı mikrodalga seviyesinde oldugu için kesinlikle iyonize edici radyasyon degildir. Bu arada mikrodalga elektronları koparmasa da, onları saga sola çevirerek ısınmasına neden olur. Mikro dalga fırında yemek su atomunun çevrilip ısıtınmasıyla pişirilir.
Cep telefonları mikrodalga gibi beynimizi pişirmese de, bazı etkileri olabilecegi düşünülebilir. Bu etkilere uzun süre maruz kalmak kanser yapabilir, ama bunun da kolayca ispatlanabilecek birşey oldugunu düşünmüyorum. Yine de herşeye karşın tedbirli omakta fayda var.
Radyasyonla ilgili açıklayıcı bilgi:
http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu/hbase/mod4.html#c1
Bluetooth demişken, size Sony Ericsson MW600 modelini önereyim. Arkadaşlar bir çok ürüne para verdim ve sonradan pişman oldum. ancak inanın S&E çok iyi bir iş çıkartmış. Yakaya takılıyor, istediğiniz kulaklıkla kullanılıyor ve en önemlisi uzunca bir pil ömrüne sahip. Türkiye'de bulamadım, yurdışından daha uygun fiyata (GG gibi iselerde var) sipariş verdim.
Çokta bişey farketmez aslında bizim buralar için, gsm firmaları konuştukça konuşturan tarifelerine devam eder.
Herkes biraz kanser olsun önce sonra sağlık sektörümüz bi şekilde icabına bakar ücreti karşılığında.
Nasıl olsa gelişmekte olan ülkeyiz, gelişiyoruz. Bu esnada bu tür ülkelerde bu ve benzeri durumlar doğaldır.
Gıda ve temizlik sektöründeki gelişmeleri say say bitmez zaten.
Gene saçmaladım bak, bu gün cep telefonuyla fazlamı konuştum nedir. :)
Uzun konuşan kablolu ya da kablosuz kulaklık kullanmaya dikkat etsin arkadaş, olayın özeti budur. sonrasında;
Satın alacağınız telefonun SAR değerine bakın. Benimki 0.7 w/kg.
Telefonu alarm olarak kullananlar telefonu kafalarının dibine koymasın, biraz daha uzak bir yere koysun. Ya da çevrimdışı modda tutsun o saatlerde.
konuşma ucuzsa ve sizi güdülüyorsa sms de ucuz. sms kullanımınızı arttırın, yazmak güzeldir :)