Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hazırlanan ve kredi kartlarına yönelik yürürlüğe girmesi planlanan 'tek limit' uygulamasının detayları belli oldu.
Harcamaları kontrol altına almayı ve hem bankalar hem de tüketici açısından riskleri azaltmayı hedefleyen tasarı dahilinde bundan böyle kartların limit miktarının belirlenmesinde kullanılacak olan ana unsurlar kart sahiplerinin gelir ve mal varlığı ile ondan bağımsız biçimde geçmiş borçlarını ödeme alışkanlıkları olacak. Yani borcunu düzenli biçimde ödeyen kullanıcıların limitleri de orantılı olmak sureti ile yükseltilecek.
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, konuyla ilgili açıklamasında, düzenlemenin yürürlüğe girmesi için kanuni değişiklik gerektiğine işaret ederken, nihai aşamada tasarı hakkında bankaların da görüşlerini alacaklarını belirtiyor. Yaşanılan sorunlardan birisinin kart limitlerindeki yükseklik olduğunu ve bunun tüketicilerin harcama alışkanlıklarına olumsuz biçimde yansıdığını söyleyen Bilgin'e göre, aylık geliri 1,000 TL olanların bile cebinde 20,000 TL limitli 4-5 farklı kart bulunması gibi aslında olmaması gereken durumlar neticesinde kartı kartla çevirmeye kadar varabilen aksaklıklar, ödeme bozuklukları yaşanıyor.
İşte bu gelecek olan tek limit uygulaması dahilinde hayata geçirilecek en önemli yeniliklerden birisi bundan böyle kart sahiplerinin kredi kartı sayılarından bağımsız olmak suretiyle, en fazla kendilerine yönelik belirlenen limit ile kısıtlanacak olmaları. Yani her kredi kartı kullanıcısının tek bir limiti olacak ve bu limit gelirinin 2-3 katı ile sınırlı tutulacak. İsterse 1 kartı olsun isterse 10 kartı belirlenen limiti aşamayacak.
Yine konuya ilişkin bir diğer uygulama ise kredi izleme sistemi doğrultusunda vatandaşın ödeme alışkanlıklarından hareketle derecelendirilmesi. Yine tek limit ile birlikte uygulanacak bu kıstasın yansıması ise gelirinin kaç katı limit sahibi olabileceğini belirleyecek. Yani örneğin ödemelerini aksatanlar gelirlerinin (örneğin) 2 katı ile sınırlı tutulacakken, düzenli ödeme yapan birisi ise aylık gelirinin 5 katı kadar limite sahip olabilecek. Tabii dediğimiz gibi düzenli yapsın ya da yapmasın herkesin en nihayetinde tek bir limiti olacak.

Bilgin'in açıklamasında dikkat çeken diğer bazı önemli detaylar ise şunlar:
herşeyden önce sözleşme hukukuna aykırı bir uygulama. şu an ki uygulama devam ettirilmeli limitin ne kadar yüksekse o kadar fazla asgari turar ödersin diyor şu an ki sistem. oranlar yükseltilir böylece yüksek limit talebi caydırılır ama ödeme gücü olan da limitini yükseltir. ama bu uygulama tam bir otoriter rejim uygulaması gibi devletin bana vereceği limiti geçemeyeceğim. benim gelirimin 10katı yüksekliğinde kredi kartlarım var ama bugüne adar 1 defa bile ödeme güçlüğü yaşamadım.
Maaşlı çalışanlarda belki gelirin belirlenmesi biraz daha kolay ama serbest gelir sahiplerinde durum daha zorlu. Kayıt altına alınmayı teşvik edici bir tasarı da olsa, teorik olarak bakıldığında ödeme alt limitinin yükseltilmesi daha etkili.
Ancak, bankalar borcunun tamamını ödeyeni sevmezler, çünkü devreden borca faiz işletemeyecekleri için gelirlerinden olurlar. O nedenle ne kadar düşük alt limit, bankalar için o kadar müşteri ve kâr potansiyeli demek.
Aslında sistemin aleyhine bir tasarı da olsa, genel görünüşte ülkenin büyük kısmının bütçe ayarlamasını becerememesi ve borcun giderek büyümesi görüldüğünden kendi hesabını güzel tutanların da aleyhine bir düzenleme gibi gözüküyor.
bir bankacı olarak (hem de hükümete son derece yakın bir banka çalışanı olarak) diyebilirim ki bu yeni düzenleme sektörde son derece huzursuzluk yarattı. şu anki uygulamadan herkes memnun du bankaların işine de geliyordu çünkü bu sayede takipteki oranlar düştü. aslında söylediğiniz halk arasında bilinen yanlış bir söylenti. banka net karını arttırmak için sürekli olarak kendisine nakit akışı yapan müşteriyi sever. zaten faiz oranları da 1 ocaktan geçerli olmak üzere 2.12 den 2.84e yükseltildi ki çok önemli bir artış bu.
'herşeyden önce sözleşme hukukuna aykırı bir uygulama.' >>
'…Bilgin, konuyla ilgili açıklamasında, düzenlemenin yürürlüğe girmesi için kanuni değişiklik gerektiğine işaret ederken…'
ne yapacaklar? anayasadan sözleşme yapma hürriyetini belirleyen maddeyi mi kaldıracaklar ileri demokratik ülkemizde?
aslında olur mu olur burası türkiye…
Bazı sözleşmeler resmi şartlara/kurallara uygun yapılmak zorundadır ve bu sözleşme yapma hürriyetine aykırı bir durum değildir, hatta bunu sağlama alan düzenleyici uygulamalardır bunlar. Yoksa sonuç kaos olur, özgürlük değil.
Eğer bir kanunun anayasa'nın bir maddesine aykırı olduğu düşünülüyorsa bu anayasa mahkemesine götürülebilir. Son karar orada verilir.
Not: Uygulamada, bankalar, müşterinin hali hazırdaki toplam kredi kartı limitini (KKB'den) zaten dikkate alıyorlar. Bunun bir standarda oturması "bence" güzel. Yoksa gözünü karartan banka ödeme gücüne bakmadan veriyor limiti…yanlış olan asıl bu bence.
Aynı fikirdeyim, haddinden fazla otoriter ve hatta faşist bir uygulama. Asgari ödeme tutarlarını arttırın, ödememenin sonuçlarını ağırlaştırın, hepsinden önemlisi bireysel olarak yapılacak ödeme geçmişi ve gelir araştırmasını sıkılaştırın. Ama bu şekilde basmakalıp yasaklarla gelmeyin…
Ülkedeki kredi kartları, senet yerine geçiyor ve taksit imkanı sağlıyor. Bu durumda borç miktarı gelirlerin üzerinde görülüyor, ki normaldir.
Aylık 1.000 lira geliri olan sicili temiz bir kişiye 5.000 lira toplam limit verilmiş olsun. Bu kişi 10 taksitle 5.000 liralık bir alışveriş yaparsa bakkaldan ekmek dahi alamayacak.
Aslında genel bir prensip olarak, "kimse brüt gelirinin üzerinde borç yapmasın" denir. Ancak, düğün, cenaze, okul vs özel durumlarda bazen borca girmek gerekebiliyor. Bankalardan legal olarak kaynak bulamayacakların tefecilerin kucağına düşmesinin önüne daha sıkı geçilmesi şart.
Şöyle bir detay daha var ki:
Bu uygulama bir müşteriyi bir bankada maksimum 2 yıl kontrol altında tutmayı zorunlu kılıyor. Bu iki yıl içinde müştrei "kapsam içi" diye tabir edilen müşteri olduğu için bu bağlayıcı hükümlere göre limiti yönetiliyor. 2 yıl sonunda müşteri "kapsam dışı"na çıktığında artık bütün riski banka yönetiyor ve istediği kadar limit verebiliyor, bildirim yapmak zorunda da kalmıyor.
Ota çöpe hükümeti, devleti, kamu kurumlarını vs suçlamayı da bırakın artık. Tabii ki bazı kararların alınması için yasal düzenlemeler yapılabilir ve bunu da yapan hükümet olabilir ama burda kararlarını lokomotifi bankacılık sektörünün devleri. Bankalar Kart Merkezi diye bişey var Türkiyede. Master Card, Visa benzeri bir yapıyı ülke içinde işletiyor ve bunun sahibi yine büyük bankalar. Sanıyor musunuz ki bu bankalara sormadan hükümet tek başına iş yapabilir. Faşizm ve benzeri değerlendirmeleri yapacaksanız bu bankalar için yapabilirsiniz. Bu uygulamaların çoğunda hükümet idaricden çok icracı konumdadır çünkü.
Bankacılık konusunda bankalarla hükümet iyi anlaşabildiği için (yani en azından bunun da etkisivardır) Türkiyede bu alanda çok ciddi ilerleme söz konusu. Tabi sektörün içinde olmayanın tek bildiği kendi kredi kartı ekstresidir, o kişiden daha eniş bir bakış açısı bekleyemezsiniz. Ama bu ve benzeri gelişmeler bankacılığı daha kararlı ve sağlıklı bir hale getirmektedir. Delet batmadan önce bankalar batıyor malum. Bunu yakın bi tarihte görmüştük zaten.
+1
YETER ARTIK YETER sorunlu ile sorunsuzu ayırt etmesiniöğrenin sorun yaşayanlar yüzünden çektiklerimiz nedir böyle YETER. hiç bir sosyal demokratik hukuk devletinde genellemeci yasalar olamaz ve özgürlükler kısıtlanamaz kominist sistemdemiyiz biz bu nedir böyle.yüksek oranlarda faizle birilerinden para alıp kullanıyorduk bir dönem. bankalar sayesinde çok rahatım ve hayatım bir çok yönden olumlu şekillendi. bu yönüyle sundukları hizmet için tüm finans kurumlarına bende teşekkür ediyorum. şuandaki limitlerim eğerki böyle bir uygulama ile düşürülür ve eski günlerimi yaşarsam birilerine yasa dışı yüksek paralar ödemek zorunda kalırsam tek suçlusunu bu yasaya imza atan siyasiler kabule derim. hiç bir sorun yaşamadığım hiç bir takıntım olmadığı halde birileri sorun yaşıyor diye aynı kefeye konulmak gerçekten çok kötü ve çok üzücü. böyle bir yasanın yansımalarını düşünemiyormu böyle çocukca tezleri ortaya atanlar benim ekonomik ve sosyal hayatım bankaların bana tanıdığı o limitler sayesinde refah düzeyinde. avantajlarını kullanarakta ben gelir elde ediyorum ne yani tek suçum devlet kapısına dayanıp bana ekmek ver iş ver diye devletten beklentide olmamakmı. iç piyasa döngüsünde para hareketi sağlamakmı tek suçum , evet suçluyum ben iç piyasada para döngüsü sağlıyorum , evet suçluyum ben devletten ekmek aş iş istemiyorum evet suçluyum ben devlete dolaylı vergi geliri sağlıyorum. cezamı kesin sayın bakanım bende sandıkta ceza kesmesini bilirim benim sosyal ve ekonomik hayatım biter ama sizinde siyasi hayatınızı bitirir böyle bir yasa. lütfen alışveriş tutkunlarını geliri üzerinde harcama yapıp perişan olanları frenliycek yasa çıkarın yoksa 2012 ve sonrası benim hayatımda tam bir felaket yılı olacaktır. düşünsenize bir 125 bin tl hacmim 5-6 bin tl ye düşüyorki varın benim felaket tablomu siz çizin yorum tüm yorumcuların… benim düşüncem kredi kartı bilincini ölçecek bir dizi test uygulaması bankaların adam kredi kartının ne olduğunu bilmiyor elinde kartla geziyor geride nerde devlet nerde yasalar diyor sanki özgürlükler ve tercihleride devlet düzenliyormuş gibi , önce bir teste tabii tutun insanları testi geçenler alsın geçemeyene vermeyin.
Bu yasa vatandaşı tefecilerin eline, cebine teslim eder.
bankalar çaresini buldu aslında kredili mevduat hesabı, nakit avans hesabı adı altında açılan hesaplar moda artık. üstelik faiz oranı da çok daha yüksrk. saolsunlar bile tefeciye muhtaç etmiyorlar.
Zaten bankalar da yasal tefeci, özellikle kredi dönüşleri açısından dünya ölçeğinin kat be kat üzerindeyiz ama "şımarık" bankalarımız yok şu masraf, yok bu vergi, yok şu sigorta/gösterge gibi bahanelerle vatandaşı söğüşlediğinin haddi hesabı yok beyler.
Kredi kartında yasal boşluk yüzünden (bunun adı .erefsizlikti resmen)faiz oranları % 350-400 arasında idi bundan 10 sene önce.
madem borcunu zamanında ödeyen müşteriye puan veriliyor, o puanı vereceğine senelik kart aidatımı göndermese daha iyi olur.bari bir işe yarar. ne yapayım ben puanı?
Süper olmuş :)))
çok merak ediyorum imalatcıdan iskontolu alıp satan yada özel sektörden prim usulü satış yapıp gelir elde eden bana devlet nasıl bir gelir belirleyecek çok merak ediyorum. yok böyle saçma bir mantık sorun yaşayana riskli olana frenleme yap ama benim suçum nedir. istanbuldan imalatcı arar elimde zarar eden stok malzeme var şu fiyata satıyorum der kredi kartı limitlerini kullanır o malı sarfederim iç piyasada olaya bakın devlet gelir elde eder banka kazanır firma zarar edecek mamülü satmıştır sermayesinde kar olarak gözükecektir. şimdi bu devlet benim limitimi nasıl ayarlayacak. izleyecek 1 yıl 2 yıl hiç kullanmamışım bir an olmuş 10 bin leri kullanıp ödemişim kredi kartımdan hiç bir sorunda yaşamamışım ama gelir olarak ele aldığında ben bir hiçim devlet gözünde aslında yıllarca ben ve benim gibileri devlet öyle gördü bizler sahne arkasındaki figüranlarız ve firmaların gizli kahramanlarıyız. soruyorum babacan bana nasıl bir limit belirleyeceksin %10 prim gibimi yoksa bazen stok satış %40 prim yada iskonto gibimi yapmayın böyle saçmalık lütfen bizleri senetli tefecili günlere mahkum etmeyin. böyle bir yasa ile hayatım ve faaliyet alanım daralıyor . firma arayacak stok zarar malım var sarfedermisin diyecek bense naktim yok malesef diyeceğim. olaya bakın firma zarar edecek vergiden düşecek ben kazanamayacağım devletten iş bekleyeceğim devlet dolaylı vergisinide alamamış olacak finans kurmuda kazanamamış olacak. yada tefeciye uğrayıp nakit alacağımki bundada tefeci illegal kazanacak benimse yaşam standartım düşecek devlette vergi alamayacak. gülünecek bir yasa kurunun yanında yaşta yanar derlerya atalarımız işte tam bu söze ithafen düşünülen bir çalışma. ne diyeyim şimdi bir vatandaşım ve müşteriyim sandık zamanıda seçmenim ama unutmamak lazım !!!!!!!!
kapalı ekonomi win. akpde komünüst çıktı.
Kredi kartlarına son dönemde yapılan uygulamalar ki bunlar içinde faizlerin artırılması, nakit çekimine getirilen sınırlamalar ve son olarak ta tek limit ve gelire göre limit olayı esnafı bitirme noktasına getirmiştir. Kazandığı zaman borçlarını ödeyebilen, kazanmadığı zaman kredi kartı ile nakit kullanıp sonra bunu kazandığında tekrar ödeyen insanlara evin, araban neyin varsa sat ya da tefecilerin eline mahkum ol denmektedir. Esnaf ve serbest meslek bitince ne olur? Sanıyor ki bazı işçi ve memur kesimi, bizden vergi alınıyordu, oh olsun esnafa. Halbuki aynı işçi memur kesimi esnaf sayesinde ayaktadır. Bugün esnaftan veresiye ile ay sonunu görebilen işçi ve memurlar yarın emekli olduğunda serbest meslek ile yoluna devam edecek olan bu işçi ve memurlar esnaf ve serbest meslek ölünce büyük şirketlerin, marketlerin, AVM' lerin kucağına oturacaklar. O gün geldiğinde kredi kartlarından da yararlanamayacak iyice fakirleşecekler. Bunu görmemek için kodaman olmak lazım. Ya da siyaseten gözünün kör olması lazım.
sıkıldım artık genellemeci yasalardan. sorunun çözümüne yönelik hiçbirşey yapılmaz zaten bu ülkede bir şeyde sorun varsa kökten halletmek , parmak kanıyor diye kolu kesmek herzaman bir adet haline gelmiş olağan bir durum. gerçekten çok demokratik bir devletiz ne diyeyim yapın bildiğinizi bu millet böyle oldukça daha ne yasalar görür bu ülke bir zamanlar unutmuyorum nerden buldun yasasını geçirdiler meclisten bir gecede 100 milyar dolar buhar oldu bankalardan anında yurt dışı isviçre bankalarına aktı tüm paralar bu da bundan farksız olacak gibi bir gecede reel ekonomi bir anda bıçak keser gibi kısır bir döngüye girecek ve tıkanacak. çok merak ediyorum nasıl gelir belirleyip nasıl uygulayacaklar gerçekten çok merak ediyorum bakalım görelim geçmiş zamanlarda çıkan bazı yasalar gibi buda sümen altı olacak şimdiden görünen köy klavuz istemez…
herşeyden önce bankalar tüketiciye kredi kartını öğretici ve bunun hakkında tüketici bilincini ölçücü testler yada uygulamalara girmeli bilincinde olmayan bir adama kart vermemeli. limit düşecek diye geçim kaygısı çekiyorum diyene o kartın geçim kartı değil kısa vadeli kredi avantajı sağlayan bir kredi kartı olduğu öğretilmeli bu halk emanet ödünç kavramlarını öğrenip öyle kredi kartı sahibi olmalı. kredi kartını cebinde hazır tüketilebilecek geri dönüşü olmayan avanta para niteliğinde gören bunla evinin geçim kapısı sınıflamasını yapanlar yüzünden , bizler ekonomik veya sosyal avantajlarından mahrum kalıyoruz ve kalmaya devamda edeceğiz yeter artık bilenle bilmeyeni sorun yaşayanla yaşamayanı artık ayırmanın buna göre sınıflandırmanın zamanı geldide geçiyor genellemeci diktatör rejim yasaları artık bu ülkede bitmeli demokratik toplumlarda bu gibi yasalar olmaz sorunların çözümüne yönelik yasalar üretilir.
saygılarımla
sorun limitte değil.50 000 tl bir kredi kartı olan bir kişi ticaret erbabı olan biridir ve bu kartı kendi işyerine ait post cihazlarında kullanamaz.50 000tl yi başka post cihazlarında kullandığı zamanda 45 gün içinde son ekstre tarihini geçirmeyip ödediği zaman bankanın bunda herhangi bir karı yok bu kişilerin çoğundan da yıllık kredi kart ücreti alınmıyor bu durumda olanlar için kart faydalı.Ancak 1000 tl kredi kartı olan bir kişi nakit para çekiyor, alışveriş yapıyor ekstresi geldiği zamanda tamamını ödemediği içindirki bu durum bankalar için çok karlıdır.faiz artı nakit çekim ücreti adı altında gelirler elde ediyorlar birde bu durumda olanlar kartı yılda bir defa kullansalar dahi bankalar yine karlı çünkü yıllık kredi kart ücreti ödüyorlar.onun içindirki on kişiye 50000 tl lik kart vermektense 500 kişiye 1000 er tl lık kart vermeyi tercih ediyorlar çünkü getirisi fazla.sorun bankaların yönetiminde vede siyasilerin bu konuda net yasa çıkarmamalarındandır.çıkardıkları yasalarıda denetleyememelerindendir.ülke ekonomisinin pamuk ipliğine bağlı olmasındandır.yıllardır durum aynı kemer sıkmanın adı değişmiştir.sn.babacan 2002-2010 yılına kadar kemer sıkmanın semeresini 2010 yılından sonra görecektik öyle diyordu ,2012 yılına girdik halen hiçbirşey göremedik.
saygılarımla
Eğer bu uygulama yürürlüğe girsin, hükümet bıraksın suriyeyi kendisine baksın, o zannediyor ki beni düşünüyor hayır sen beni düşünmüyorsun bana zarar vereceksin tefeciye düşüreceksin ticaaretimi durduracaksın, ben kredi kartlarımla iş çeviriyorum ve çok güzelde kazanıyorum baba oğula yapmaz bankanın bana yaptığını oda kazanıyor bende kazanıyorummm, Eğer bu uygulama geçsin Hükümet sırf bunun için sana oy vermem ve verdirttmemmm kimseye..
2002 yılındaki mali krizde ; bankaların başındaki sn,bakan şöyle birşey söyledi,Bir baktık ki bankaların içi boşalmış.aslında sn.bakan mali kriz olana kadar hiç bakmadığını söylemek istemiş.çünkü banka/şubeleri her günün mesai bitiminde 0 güne ait bankadaki mevduat TL/döviz bilgilerini genel müdürlükdeki ilgili birime tablolar halinde( kriz olduğu dönemde çoğu bankalar of_lıne dı)fakslarlar bu durum her yıl mesai olan günlerde hergün yapılırdı vede geç saatlere kadar banka çalışanları bu tabloları tanzim etmek için fazla mesai yaparlardı.Bankaların genel müdürlüklerinin başında olan kişiler tarafından bu tablolar incelendikten ve onaylandıktan sonra ilgili bakanlığın ilgili bölümlerine öyle zannediyorumki bu veriler fakslanır veya özel kuryeler ile gönderilir.durum böyle olunca nasıl oluyorda 2002 de sn.bakan bir baktık ki bankaların içi boşaltılmış sözünü kullanabiliyor.bir bankanın günsonu durumunu bankanın başındaki veya ilgili bakanlık aynı gün göremezse dahi ertesi gün görme si %100 dür.görmüyorsa eğer onların bankacılıkla veya ekonomiyle alakaları yok demektir.2002 den öncede böyle bir durum gerçekleşmiştir.kurumlar kendi kaderine terk edildiği içindirki kriz kaçınılmaz olmuştur.kurumları zor durumda bırakan siyasiler ve kurumlardaki basiretsiz koltuk sevdalısı diplomalı çalışanlardır.kredi kartları ve amaçları bellidir,kara parayı önlemek para akışını kayıt altına almaktır.insan hayatını kolaylaştırmak değildir.
aslında bu çıkan yasa saçmalık!!çünki ben 6 yıldır kıredi kartları kullanıyorum!!ve simdi bu kartların ortalamasını ödüyorum!!bazen asgari bazen tutarın yarısı yada tamamını ödenmeye çalışıyorum!!beni korkutan şu eğer limitlerim düşerse ben o zaman kartlarımı ödeyemem!çünki ben hesabımı kartlara göre yapıyorum!!şu an kartların yarısınının limitini kullandım geri kalan kısmınıda ihtiyaçlarım halinde kullanıyorum!!böyle bir yasa çıkacaktıda neden daha önce limit sınırlaması getirilmedi!!şimdi ben limitim düşerse mağdur olacam ve borçlarımı ödeyemeyeceğim!!bu yasa beni ve benim gibi olan çevremde bir çok insanı huzursuz etti!!ya tefeciden yüksek faizle para alıp komple borçlarımı kapatıp kartları iptal ettireceğim yada bu borçları ödemeyeceğim!!karta yatırdığım paranın geri dönüşü var istediğimde kullanabiliyorum ama tefeciden alacağım paranın geri dönüşü yok o zaman ömür boyu tefeciye borçlu yaşayacağım!!kısaca benim amacım borçlarımı ödemek ama bu yasa çıkarsa ödeyemem!!devlet beni haksız yere infaz etmiş olur ve ceza evine gönderir!!inşaallah limitlerim düşmez!!hiç olmazsa borçlarımı az az öder kapatırım!!böylece cezaevine düşmektende kurtulurum!!inşaallah!!
bankaların yuksek faizlerini çesitli masraf diye aldıkları parayı kontrol etmeyip vatandasın kullanmak zorunda kalacağı miktarları dusurerek kendi iyi yonetemedikleri ekonominin faturalarını vatandasın boğazını sıkarak halletmeye calısıyorlar.çok buyuk oranda kişi kartlarının borcunu ceviremeyecek mağdur olacaklar.iyi düşünün yetkililer yazık vatandasa