TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) sansüründen nasibini alan sanal alemdeki son durak otekisinema.com oldu.

Eleştiri yazısının siteden kaldırılmasını isteyen TİB'in bu sansür girişiminin sebebi sinema blogunda yer alan bir film eleştirisini 'sakıncalı' bulması.

Onur Atay tarafından kaleme alınan ve 11 Ağustos 2010 tarihinde Öteki Sinema sitesinde "Srpski Film" başlığıyla yayınlanan film eleştirisi Sırp yönetmen Aleksandar Radivojevic'in yönettiği 'Srpski Film' (Bir Sırp Filmi) hakkında bir değerlendirme niteliği taşıyor.

TİB sansürü, sinema eleştirilerini kaldır(t)maya kadar uzandı! Serbian Cover 387x550

Eski bir p0rn0 yıldızının yıllar sonra sektöre dönüşünü ve yaşadığı olayları anlatan film ile ilgili eleştirisini şöyle bağlamış Atay:

SXSW 2010'da da gösterilen film, bir izleyicinin yorumuyla 'İzlerken bir anda polisin içeri girip hepimizi tutuklayacağını düşündüm' denecek kadar tehlikeli. Çekiminden ziyade izlenmesi bile çoğu yerde suç sayılabilecek bu film ya gerçekten de yaratıcılarının atıf yaptığı gibi sansüre başka bir boyut getirecek, ya da biz yeni bir 'Cannibal Holocaust' yaratmış olacağız.

İyi seyirler demek istiyorum, ama diyemiyorum.

Gördüğümüz gibi Atay'ın filmi tavsiye ettiğini (ya da en azından gidin bir görün) demeye getirdiğini söylemek güç.

Fakat TİB'e göre, Atay'ın bu yazısı sakıncalı.

Neden sakıncalı olduğunu 'resmi olarak' bilmiyoruz tabii (çünkü aşağıda aktaracağımız resmi gerekçe resmi olamayacak denli muğlak bir içeriğe sahip) ama tahminimizce TİB'in sansür kuruluna göre, Atay'ın bu yazısı 'tahrik edici' bulunmuş olsa gerek. Yani okuyanlarda 'bilinçaltı düzeyde' bir filme gitme isteği uyandırıyor diye düşünmüş herhalde TİB.

Tabii eğer böyle ise (ki muhtemelen böyle) bu TİB'in tamamıyla yorumsal (ya da diğer bir ifade ile keyfe keder) bir bakış açısı ile sansürlediğini gösterir.

İşin garip kısmı ise  TİB'in film inceleme yazısının yayınlanışından neredeyse 1,5 yıl sonra siteye e-posta göndererek yazının kaldırılmasını istemesi.

Bakın sunulan resmi gerekçe ne imiş:

"… sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumludur".

Gördüğümüz gibi alabildiğine muğlak ve nereye çeksek oraya gidecek türden bir hükmü baz alarak sansürleyebiliyor TİB. Bu denli yoruma açık ve değişkenlik gösterebilecek bir referans hükmün TİB sansürünün belirlenmesinde dayanak noktası oluşturma hakkı olması dahi gerçekten akıl almaz bir durum.

Velhasıl sitenin editörleri hukuki bir çözüm bulana değin, ihtiyaten yazıyı kaldırmak zorunda kalmışlar.

Detaylara ve sitenin editörlerinden Murat Tolga Şen'in konuyla ilgili yorumuna CNN Türk'ten erişebilirsiniz.

Eleştirinin tam metni şöyle:

Film hakkında birşeyler yazmadan önce söylemek isterim ki; kutsalı olan, tabuları olmadığına inansa da kimi gördüklerinden kolayca etkilenen, adult/porno sektöründen hazzetmeyen arkadaşlar, mümkünse film hakkında ne birşeyler araştırsınlar, ne okusunlar, ne de rastlayınca gözucuyla baksınlar. Bu yazdıklarım genelde provokatif anlamda ilgi çekmeye, merak duygusunu körüklemeye daha fazla yarar; ancak samimiyetimden emin olun ve uzak durun. Çünkü “Srpski Film” sanki bir yumruk gibi iniyor ağzınızın üstüne, sizi onu yutmaya zorluyor, midenizde açılıyor ve izini bırakarak bağırsaklarınızda dolaşıyor. Film izlendikten sonra, sınırları zorlamasıyla eleştirilebilecek “Oldboy”, “Salo: Sodom’un 120 Günü” veya “Re-Animator” gibi filmleri kıyasta leblebi şekeri kıvamında bırakıyor, ve bunu (şahsi kanaatimce) ucuz istismar sahneleri yoluyla değil, hakkını vererek yapıyor. Bu sebepten ötürüdür ki uyarımı tekrarlamak istiyorum, ‘bunu seven bunu da sevdi’ türünden bir filmle karşı karşıya değilsiniz, dikkatli olun.

Filmin anlatmaya çalıştığı hakkında türlü okumalar yapılabilir, yönetmen/senarist Srdjan Spasojevic ve senarist Aleksander Radivojevic’in çeşitli söyleşilerde vurguladıklarıysa filmin metaforik bir Sırbistan anlatısı olduğu yönünde. Hele ki son on beş-yirmi senedir kuvvetli sansür anlayışıyla boğuşan bir ülkeden (tanıdık geldi mi a dostlar?) çıkan böylesine radikal bir filmin adının bile “Srpski Film (Bir Sırp Filmi)” olması “dakika bir gol bir” ayarında bir atıf gibi görünüyor. Spasojevic’in söyleşisi sonrası yapılan başka bir yorumsa şöyle: “Sırbistan’da doğduğunuz an düzülürsünüz. Yaşarken her an düzülürsünüz. Ölürsünüz, o zaman bile rahat bırakılmaz, bir müddet daha düzülürsünüz.” (Uyarı: Bu yorum filmde tam anlamıyla canlandırılmaktadır!)

Srpski Film’in parlayan taraflarından biri de oyunculuklar. Başkahramanımız Milos (Srdjan Todorovic, kendisini muhtelif Kusturica filmlerinden de tanıyoruz) filmin başından itibaren bize gerekli tedirginliği vermekte kusursuz, ve çok başarılı bir oyunculuk sergiliyor. Filmin açılışında, oğlunun kazara bizzat kendi pornosunu videodan izlemesiyle başlayan ve sürekli yükselen tekinsizliği, hem fiziksel hem de ruhsal olarak oyunculuğuna yansıtıyor. Tüm olaylar silsilesinin baş sorumlusu addedebileceğimiz, çekilen gizemli filmin yönetmeni Vukmir’se (Sergej Trifunovic) bir tiyatro sahnesindeymişçesine tirad üstüne tirad patlatıyor, manipülatör karakterini bize karşı konuşturur gibi oynuyor ve bazen kendisiyle empati kurabilmemizi bile sağlayarak filmden kopmamamıza katkıda bulunuyor. İşin ilginç tarafıysa bu iki oyuncu ve kadronun geri kalanının hatrı sayılır bir kısmı Sırbistan’ın popüler sinema oyuncuları. Yani gerek televizyonda, gerek beyazperdede rastlanabilecek, kariyerleri iddialı ama ‘mainstream’ oyuncular. Kaldı ki senarist Radivojevic de iki sene öncesinin Sırp block-buster’ı “Carlston za Ognjenku” isimli filmin senaryosuna da imza atmış bir isim. Demem o ki, gerek oyunculuklarıyla ve onların yönetimiyle, gerek prodüksiyon kalitesiyle (ki film Red One™ ile çekilmiş ve çok başarılı planlara sahip), gerekse yönetmenliğiyle ziyadesiyle kaliteli bir yapım. Orijinal tema müziği gerginliği her seferinde ikiye katlıyor. Yani standart bir istismar filmiyle kıyaslarsak, (son zamanların çıtır çerez Amerikan istismar filmlerini dışarda tutuyorum) kalitesi şaşırtıcı ve cidden ‘uçtan da öte’ denebilecek bir noktada duran senaryosu ve ‘epik& sapkın’ diye tanımlayabileceğim kimi sahneleriyle kitleleri infiale sürükleyecek bir film için beklenmeyecek seviyede. Sırp sineması için bir mihenk taşı olabilecekken, içerdiği sahnelerin tehlikesi nedeniyle ‘underground’ kalmaya mahkum olabilme ihtimali yüksek olan film, yapılmamışı yapmasıyla ve hatta düşünülmemişi düşünmesiyle bile denenilesi. Ancak en başta yapmaya çalıştığım uyarıdaki gibi; hazmı zor, kendisi zor, kimilerine göre ‘çekilmeye kalkılması’ bile suç teşkil eden, yumuşak karınlara atılan bir tekme gibi “Srpski Film”.

Not: SXSW 2010'da da gösterilen film, bir izleyicinin yorumuyla 'İzlerken bir anda polisin içeri girip hepimizi tutuklayacağını düşündüm.' denecek kadar tehlikeli. Çekiminden ziyade izlenmesi bile çoğu yerde suç sayılabilecek bu film ya gerçekten de yaratıcılarının atıf yaptığı gibi sansüre başka bir boyut getirecek, ya da biz yeni bir 'Cannibal Holocaust' yaratmış olacağız. İyi seyirler demek istiyorum, ama diyemiyorum.

"TİB sansürü, sinema eleştirilerini kaldır(t)maya kadar uzandı!" ile ilgili kullanıcı mesajları

  1. Tanrı Zar Atar

    Bu yasaklama haberinin basına taşınmasını da yasaklasalardı tam olurdu. Şimdi izlemeyeceği olanlar o filmi izlemeyecek mi acaba?

  2. Wolfied

    Böyle foseptikten şeylerle uğraşacak ne kadar çok devlet memurumuz varmış ya. Ben de sırp filmi diye ana avrat düz gidilmişte sansürlenmiş zannettim.
    Daha neler göreceğiz bakalım.

  3. normal değilim

    aradan zaten bir 1,5 buçuk yıl geçmiş. Sansürden bu kadar çekinmenize gerek yok korkmanıza falan ben mesela kendim şahsım adına konuyla bu yani samsür mesleme mesellem melese aman işte söylemek isterim ki kısaca destekliyorum sansürt iyi bir şey kötü birşey olsa neden yapılsın? Mesal devlet karayolu yapıyor tiren yolu yapıyor havayolu yapıyoor deniz yolu yapıyor bisiklet yolu yapıyor yapıyor oğlu yapıyor insanlar yolculuk ediyor biniyor uçuyor geziyor yüzüyor hep bu insanların faydasına sansürtte böyle birşey yani faydasıvar sizler için göremiyorsunuz diye karşı çıkmanın bir amlamı yok zaten bir 1,5 buçuk yıl geçmiş bu gün pclabs"ı samsürleseer en az iki yıl sürer bürokrasi var demokrasi var efenim. İyi günler.

  4. Mesut Şerifoğlu

    tib sağolsun böyle bir filmden haberim yoktu.Salo: Sodom’un 120 Günü adlı filmi biliyorum ve eleştirmenin notuna göre o film bile çerez kalıyormuş yanında.Filmi buldum ve indirip izleyeceğim tib sıkıyorsa bunada mani olsun!!!

  5. Şimdi ben bu filmi bulup izlerim. Bakmak yasak diyenlere ithafen de… http://www.youtube.com/watch?v=Bxv4XaNupyE&feature=related

  6. Yazar burada metaforik bir anlatımla "yazdığınız yorumlara dikkat edin, siz de sansürlenebilirsiniz" demek istiyor.

  7. Recai

    sevgili sansürcü zihniyeti sahip yetkililer;
    klavyelerin enter tuşları ile farelerin sağ tuşlarını da sansürlemezseniz hatrim kalır….

  8. Gözden Kaçan Ayrıntı

    Dikkatinizi çekerim Bu filmler DÜNYADA YASAKLANMIŞ FİLMLER, bu detayı kaçırmadan yorum yapın.

    Filme yapılan her yorum filmi izlemeye teşvik ediyor, buradan yola çıkılmış sanırım ve haksızda sayılmazlar fakat Yorum yapanlara ceza getirilmesi mantıksız olur, Site yetkilileri böyle filmleri barındırMaMalıdır listelerinde bence …

    • İyi demişsiniz de, yasaklanan şeyi izlemek (veya kullanmak) başka, ondan bahsetmek başka. Youtube da yakın zamana kadar ülkemizde yasaktı, ama etrafta Youtube linkleri dolaşıyordu, herkes Youtube'dan bahsediyordu, hatta yasağa rağmen nasıl girileceği anlatılıyordu. Şimdi Youtube'dan bahsedildi diye bu sitedeki bir yazının kaldırılması talep edilse ne kadar mantıklı olur?

    • WiniFred

      Valla bu haberi okuduktan sonra divxplanet'in film altyazısı sayfasını açıp film yorumlarına baktım. Beni net olarak izlememeye teşvik etti (ekşi sözlüğe de bakabilirsiniz).

      Söylenen şey basit: izlediğiniz en rahatsız edici şey, bunun yanında teletabiler gibi kalır.

      İzlemem, izletmem. Hatta sansüre tamamen karşı biri olmama rağmen, kendime şaşırdığım halde "TİB doğru yapmış diyorum", bu film için doğru yapmış.

  9. Çelişki

    Yasakçı zihniyet diyorsunuz fakat unuttuğunuz bişey var , Bu filmlerin hepsi zaten Yasaklı .. Yani tüm dünya yasakçı zihniyette sizin mantığınıza göre

  10. Ertan

    Bence tum bu yasaklarin tamamini "halki kin, nefret vs…'ye sevketme" kanununa baglasalar cok eglenceli olur.
    TIB'e adam atayan zihniyet ne kadar olgun ve ileri goruslu ki TIB'den akli basinda kararlar bekleyelim?
    Imam ..surursa cemaat ne yapar?

  11. No-lifer

    Filmin kendisi gerçekten yasaklanmaya şayan bir şeye benziyor. Pedofiliden falan bahsediyordu bir yorumda ki, yasaklanmayı hakettiğine inandığım nadir şeylerdendir. Aman "vay TiB yasaklamış, dur şunu bir indirip izleyim de görsünler günlerini" gazıyla izlemeyin bence.

  12. primussyrrus

    merak ediyorum, bu sansürcü zihniyet filmi seyretmiş mi? seyretmişse, yasal yoldan mı seyretmiş yoksa torrentten falan mı indirmiş.
    eğer seyretmemişse, bir kişinin yorumundan yola çıkarak, film hakkında yapılan yorumu yasaklarken, filmi de yasaklamış mı?
    filmi yasal, ama film yorumu yasak olan bir paradoksu yaratan sansürcü zihniyete şöyle bir soru sormak isterdim: "sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumludur" cümlesini yazarken, sansürcü zihniyetin serbest çağrışım metodunu kullanarak; madonna'nın leydi gaga'nın yılbaşı konserlerini seyretmiş midir?

  13. veleciraptor

    TİB sayesinde filmden haberi olmayanların da haberi oldu, aklında böyle bir filmi izlemek olmayanlar da şimdi merak edip bu filmi izleyecekler. Yahu milletin aklının ucundan bile geçirmediği bir şeyi 1.5 yıl sonra gündeme getirmek hangi akla hizmettir? Sansür mü yaptılar yoksa izlemeye mi teşvik ettiler belli değil…

  14. pajero

    Reklam boyut değiştirmiş gene …

  15. hm28000

    Konusu ne olursa olsun, nasıl bir ortamda olursa olsun akla gelebilecek her konunun her eylemin mümkün olduğunca tartışılması, eleştirilmesi o kadar doğal ve gerekli ki; bunu ifade ederken her görüşün ve karşı görüşün açık olarak ortaya serilmesi insanları amaçlı ve yanlış yönlendirmeye çalışılmaması kesinliklikle taviz verilmeden yapılmalı. bu durum olması gereken demokrasi ve bilim toplumu olgularını oluşturur, geliştirir, pekiştirir.
    Bu gün Türkiye de meclis pkk babasını dinliyor, Türk halkı kaçakçılığın ne kadar masum ne kadar erdemli bir iş olduğunu kabulleniyor, dünyada israil dışında başka sorunumuz olmadığını öğreniyoruz, bir ermeni asılsız olsa da çıkıp benim dedeme soykırım yapıldı ama biz hiç bir Türk insanını öldürmedik öldürmüş olsaydık fransızlar bizi kandırmış olacaklardı suçu onlara atacaktık diyebiliyor.
    Aslında dünyanın hiç bir ülkesinde bu kadar geniş ve rahat tartışma ortamı yok. Bu gün abd de bile bazı konularda konuşamazsınız. Bu bizim adımıza iyi bir şey gibi gözükse de halkımızın çoğunun cahil ve yönlendirilmeden yaşayamamasından dolayı bu özgürlük ortamı daha çok kaos yaratıyor.
    Ama birileri çıkıp temellerimizi yerinden sarsan konularda özgürce konuşulmasına sebep olurken diğer taraftan internet gibi, vatanseverlik gibi, arap zihniyeti dışında birşeyler düşünmek gibi konularda önümüzde sansür oluşturuyorlar dahası baskı da ugulanıyor. Bu gün tayyib karikatürü çizmek suç olabilirken kürdistan, ermeni soykırımı veya Atatürk haindir diye haykırmak özgürlük olabiliyor.
    Özetle eleştiri ve tartışmak çok gerekli ve olması gereken bir şey. İnsanların düşünce yapıları, bilgileri, hayat görüşleri buna uygun olmalı aksi takdirde bektaşi örneğindeki duruma düşeriz. Hani bektaşiye soruyorlar ya neden namaz kılmıyorsun? O da Kur'an da yazıyor "namaza yaklaşmayın" diye. Yani işimize geleni alır işimize gelmeyene karşı çıkarız…

    • babacan

      hocam iyi yazmışsın eline sağlık ancak demokrasi dediğin şey sadece bir takım insanları ülkelerin başına getirmek için oy atmaktan ibaret oldu artık. gerisi yalan dolan.

      isteyen istediğini şak diye yasaklıyor ve bunun adıda demokrasi mi oluyor?

    • vehbi yesil

      hocam sen baska bi ulkede yasiyorsun herhalde. yani daha 1 hafta once 35 insan oldu, biz neredeyse 24 saat sonra ogrendik, yabanci basin olmasa, ulkede ne olup bittigini dahi ogrenemeyecegiz. madem o kadar ozguruz, neden cemaat kelimesi yasak medyada. o kelimeyi kullanan 100 binin uzerinde satan bi gazete soyle bana. hani birak elestiriyi, makeleyi filan kelime yasak.
      filmi yasaklamak ayri sey, elestiriyi yasaklamak ayri sey. tabii ki hersey serbest olmayacak.

  16. babacan

    indirip izleyelim bakalım ya neymi, merak ettim şimdi?

  17. pejveng

    Buradaki yorumlarımızı da ne önemsiyorlar şu sansürcüler…

  18. aktorun

    "irreversible" diye bir film izlemistim, daha dogrusu izlemeye calismistim, pozitif birsey olmasini umarak ileri sardira sardira, atlaya atlaya… Insani sarsan cok kotu bir filmdi. Karakterlerin basina her yeni sahnede daha kotu, pis seyler geliyordu. Bende tiksinti ve derin acima hissi uyandirmisti. Filmi aklimdan cikarmam zor oldu. Eger bahsi gecen porno ve siddet temali ise bunu bilmek ve izlememek isterim. O yuzden bahsi gecen (yasaklanmis) turden elestiriler mutlaka olmalidir ki biz filmi izlemeden de kararimizi duzgun verebilelim.

  19. kuzu

    nasıl bir iğrençlik olduğuna fragmanı yetiyor..
    iğrençleşerek mi özgürleşeceksiniz.. pes yani..

Mesaj gönder »

PC Labs'da eğer daha önce yayınlanan yorumunuz / mesajınız yoksa, gönderdiğiniz mesaj otomatik olarak kontrol kuyruğuna girer ve onaylandıktan sonra sitede gözükür. Yorumlardan yazarları sorumludur; PC Labs sorumlu tutulamaz.